Kıbrıs Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (CySEC) Başkanı George Theocharides ile Kıbrıs Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi George Karatzias, Limasol'da salı günü düzenlenen Kripto Varlıklar, Dijital Varlıklar ve Finansın Geleceği Zirvesi 2026 kapsamında gerçekleştirilen "Dönüşüm Halindeki Para: Dijital Nesil İçin Ödemelerin Yeniden Şekillendirilmesi" başlıklı oturumda, ödeme sistemlerinin geleceğinin güvene bağlı olduğunu vurguladı. İki yetkili, finans piyasalarındaki yapısal dönüşüm sürecinde etkin denetimin önemine dikkat çekti.

Theocharides, kripto varlıkların artık finans piyasalarının çevresinde yer alan araçlar olmaktan çıktığını, geleneksel finansal araçlar, düzenlenmiş aracı kuruluşlar ve kurumsal yatırımcılarla giderek daha fazla bütünleştiğini söyledi. Bunun geçici bir eğilim değil, piyasaların işleyişi, varlıkların ihraç edilme biçimi ve yatırım araçlarına erişim açısından kalıcı bir yapısal dönüşüm olduğunu ifade etti.

Dijital varlıkların artık geleneksel finansal sistemin dışında değil, giderek daha fazla onun içinde yer aldığını belirten Theocharides, bu gelişmenin değerleme güvenilirliği, saklama hizmetleri, likidite riski ve spot piyasalardaki manipülasyon gibi alanlarda yeni denetim ihtiyaçları doğurduğunu kaydetti.

Yeni teknolojilerin mevcut finansal sistemi değiştirmeyi değil, finansal düzenlemenin temel ilkeleri çerçevesinde faaliyet göstermesini sağlamayı amaçladıklarını dile getiren Theocharides, Kripto Varlık Piyasaları Tüzüğü'nün (MiCA) bu alanda küresel ölçekte önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

MiCA'nın kripto varlık ihracı ve hizmet sağlayıcıları için kapsamlı ve uyumlu bir çerçeve oluşturduğunu belirten Theocharides, düzenlemenin hukuki belirliliği artırdığını, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler arasındaki parçalanmış yapıyı azalttığını ve dijital finans alanındaki yeniliklerin yatırımcı koruması, finansal istikrar ve piyasa bütünlüğünü esas alan düzenlenmiş bir ortamda gelişeceğine yönelik güçlü bir mesaj verdiğini ifade etti.

Düzenlemelerin teknoloji odaklı değil, risk, sonuç ve davranış odaklı olması gerektiğini söyleyen Theocharides, yatırımcıları koruyacak kadar güçlü, yeniliği ve rekabeti teşvik edecek kadar esnek bir düzenleyici yapının önemine işaret etti. Uluslararası iş birliği ile denetim uygulamalarındaki uyumun da vazgeçilmez olduğunu kaydetti.

Kıbrıs'ın Avrupa Birliği (AB) ve Avro Bölgesi finans mimarisinin bir parçası olarak geleneksel finans ile dijital finans arasında köprü kurabilecek güçlü bir konuma sahip olduğunu belirten Theocharides, ülkenin Avrupa standartlarıyla uyumlu güvenilir bir düzenleyici çerçeve oluşturduğunu ve finansal teknolojiler ile dijital varlıklar alanında önemli ilerleme kaydettiğini söyledi.

CySEC'in temel görevinin bu dönüşümün yatırımcı güvenini koruyan, piyasa bütünlüğünü güçlendiren ve finans sektörünün sürdürülebilir gelişimini destekleyen bir çerçevede gerçekleşmesini sağlamak olduğunu ifade eden Theocharides, asıl hedefin yeniliğin reel ekonomiye katkı sunması ve sermaye piyasalarına duyulan güveni artırması olduğunu dile getirdi.

Kıbrıs Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi George Karatzias ise dijital paranın artık teorik bir kavram olmaktan çıkarak finans sisteminin temel unsurlarından biri hâline geldiğini belirtti. Parasal yeniliklerin güçlü bir denetim gerektirdiğini vurgulayan Karatzias, Avrupa'nın ödeme sistemlerinin geleceğini kamu güveni üzerine inşa etmesi gerektiğini söyledi.

Avrupa Merkez Bankaları Sisteminin merkez bankası parası etrafında Avrupa merkezli, egemen ve bütünleşik bir dijital varlık ekosistemi oluşturmayı hedeflediğini kaydeden Karatzias, kamu ve özel sektör kaynaklı ödeme araçlarının birlikte işleyerek daha verimli, dayanıklı ve rekabetçi bir finansal sistem oluşturmasının amaçlandığını ifade etti.

Karatzias, sabit kripto paraların geleneksel finans ile kripto piyasaları arasında köprü görevi üstlendiğini ancak büyümenin beraberinde daha büyük sorumluluk ve daha sıkı denetim getirdiğini belirtti. MiCA sayesinde Avrupa'nın kripto varlıklar için yetkilendirme, şeffaflık, açıklama yükümlülükleri, denetim, piyasa bütünlüğü ve tüketici korumasını kapsayan kapsamlı bir düzenleyici çerçeve oluşturduğunu söyledi.

Avrupa'nın benimsediği yaklaşımın "düzenlenmiş yenilik" anlayışı olduğunu ifade eden Karatzias, parasal işlev gören sabit kripto paraların dayanıklılık, şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından merkez bankalarının uyguladığı standartları karşılaması gerektiğini dile getirdi.

Piyasadaki sabit kripto paraların büyük bölümünün yabancı para birimlerine dayalı olduğunu, avro cinsinden olanların ise henüz sınırlı kaldığını belirten Karatzias, bunun Avrupa açısından para ikamesi, dış altyapıya bağımlılık ve parasal egemenlik gibi önemli soruları gündeme getirdiğini söyledi. İyi düzenlenmiş avro cinsinden sabit kripto para girişimlerinin ise kamu parasına dayalı Avrupa ödeme mimarisinde önemli rol oynayabileceğini ifade etti.

Karatzias, Avrupa'nın ödeme sistemleri ile piyasa altyapısındaki dönüşüme güçlü hukuki, kurumsal ve denetleyici temeller oluşturarak karşılık verdiğini belirtti.

Dijital avronun ticari banka hesaplarıyla uyumlu çalışacak pan-Avrupa perakende ödeme sistemi olarak tasarlandığını kaydeden Karatzias, bunun Avrupa'nın Avrupa dışındaki ödeme altyapılarına bağımlılığını azaltacağını ve stratejik dayanıklılığı güçlendireceğini söyledi.

Avrupa Merkez Bankasının 2027'nin ikinci yarısında dijital avronun beta sürümünü gerçek hayat senaryolarında test etmek amacıyla 12 aylık bir pilot uygulama başlatmayı planladığını belirten Karatzias, pilot programa katılmak isteyen Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki piyasa aktörleriyle ilgili ayrıntıların yakında netleşmesinin beklendiğini ifade etti.

Karatzias, konuşmasını "Paranın geleceği dijital, programlanabilir ve anlık olabilir. Ancak aynı zamanda güvenli, birlikte çalışabilir ve avroya bağlı kalmalıdır. Güveni hem ödeme sistemlerinde hem de paranın kendisinde ancak bu şekilde koruyabiliriz" sözleriyle tamamladı.

KHA/NST/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı