Dr. Kadis: Kıbrıs'ta tiroit bezi kanseri en yüksek oranda bölgedeki savaşlarla ilgisi yok

 

Lefkoşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Klinik Doçenti Dr. Stelia Ioannidou Kadis, Kıbrıs'ta tiroit bezi kanseri vakalarının Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin ortalamasının neredeyse dört katı daha yüksek olduğunu söyledi.

Kıbrıs Haber Ajansı’na (KHA) açıklamalarda bulunan Kadis, Kıbrıs'ta çocuk ve ergenlerde tiroit bezi kanseri vakalarının dünyadaki en yüksek oranlar arasında olduğunu belirtti; şu anda bunun nedenini gösteren herhangi bir veri bulunmadığını kaydetti.

Dr. Kadis, bölgedeki devam eden birçok çatışma ve savaş nedeniyle oluşan çevresel faktörlerle Kıbrıs'taki tiroit bezi kanseri vakaları arasında bir bağlantı kuran herhangi bir veri olmadığını açıkladı.

Tiroit kanserinin büyük ölçüde tedavi edilebilir olduğunu belirten Kadis, erken teşhis ve tedavinin önemini vurguladı.

Tiroit bezi kanserinin endokrin sistemin en yaygın malignitesi olduğunu (%95'i) ve insan vücudundaki tüm malignitelerin %1,5'ini oluşturduğunu anlatan Dr. Stelia Ioannidou Kadis, tiroit bezikanserinin Kıbrıs Kanser Arşivine göre, kadınlarda en sık görülen 2. kanser türü, erkeklerde en sık görülen 6. kanser türü olduğunu, çoğunlukla 35-59 yaş arası kişileri etkilediğini belirtti.

Tiroit bezi kanserinin Kıbrıs'ta görülme sıklığının AB ortalamasının dört katı daha yüksek olmasının endişe verici olduğunu ifade eden Dr. Kadis, Kıbrıs'ta çocuklarda görülen kanser vakalarının da dünyadaki en yüksekler arasında olduğunu vurguladı.

Son çalışmalara göre, Kıbrıs'ta çocuk ve ergenlerde tiroit bezi kanseri görülme sıklığının dünyadaki en yüksekler arasında olduğunu ve bu bulguların tartışma konusu olduğunu belirten Dr. Stelia Ioannidou Kadis, "Şu anda bunun nedenini gösteren hiçbir veri yok" dedi.

Dr. Kadis, tiroit kanseri için risk faktörleri arasında çocukluk döneminde boyun bölgesine radyoterapi uygulanması, radyoaktif radyasyona maruz kalma, önceden var olan tiroit hastalığı, aile öyküsü, kırk yaş üstü olma, obezite ve iyot eksikliğinin bulunduğunu bildirdi.

Dr. Stelia Kadis, hastaların çoğunun asemptomatik olduğunu ancak olası semptomların uzun süreli ses kısıklığı, boyun bölgesinde kitle ve yutma güçlüğü olduğunu, bu kanserin büyük ölçüde tedavi edilebilir olduğunu, erken tedavinin çok önemli olduğunu vurguladı.

KHA/MG/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı