Temsilciler Meclisi Başkanı Annita Demetriou, Ermeni Soykırımı’nın 111. yıl dönümü dolayısıyla Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, “Ne yazık ki Ermenilerin trajedisi bugün de çözüme kavuşmuş değil” dedi.
Demetriou, Türkiye’nin yalnızca soykırımı tanımayı reddetmekle kalmadığını, aynı zamanda komşu halklar aleyhine yayılmacı politikasını sürdürdüğünü savunarak, bunun sonuçlarının Kıbrıs tarafından da hissedildiğini ifade etti.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1975 yılında Ermeni Soykırımı’nı tanıyan ilk Avrupa ülkesi olduğunu anımsatan Demetriou, Temsilciler Meclisinin de 1990 yılında 24 Nisan’ı Ermeni Ulusunun Soykırımı’nı Anma Günü ilan ettiğini, 2015 yılında ise Ermeni soykırımının inkârını suç sayma kararı aldığını hatırlattı.
Demetriou, soykırımı “modern tarihe damga vurmuş, insanlığa karşı işlenmiş en korkunç suçlardan biri” olarak nitelendirdi. 1915’te, 24 Nisan günü İstanbul’da 250 önde gelen Ermeni’nin Jön Türkler rejimi tarafından tutuklanıp işkence gördüğünü ve idam edildiğini belirten Demetriou, bunun bölgede köklü bir varlığa ve kültürel-ekonomik yaşama önemli katkılara sahip bir halkın sistematik biçimde yok edilmesinin başlangıcını oluşturduğunu söyledi.
Konuşmasında Kıbrıs’ın Ermeni halkıyla dayanışmasını da vurgulayan Demetriou, Kıbrıs’ın burada yeni bir yurt bulan ve Kıbrıs toplumunun ayrılmaz, üretken bir parçası hâline gelen Ermeni yurttaşlara sarsılmaz desteğini sürdüreceğini ifade etti.
Demetriou, konuşmasının sonunda soykırımın uluslararası düzeyde tanınması çağrısında bulunarak, kurbanların hatırasının, bu tür suçların bir daha asla tekrarlanmaması için mücadeleyi zorunlu kıldığını söyledi. Barış ve halklar arasında uzlaşının ancak hakikat, adalet ve uluslararası hukuka saygı temelinde kurulabileceğini kaydetti.
Öte yandan, Kıbrıs’taki Ermeni toplumunun temsilcisi Vartkes Mahdessian da konuşmasında, uluslararası toplumun yanlışlarını çoğu zaman yalnızca sözle kınadığı, ancak büyük güçlerin fiilen desteklediği Türkiye’nin, uluslararası siyasette güçlünün hukukunun egemen olduğunun çarpıcı bir örneği olduğunu savundu. Mahdessian, küçük halklar ve devletlerin çoğu zaman büyük çıkarların sunağında feda edildiğini söyledi.
Mahdessian ayrıca, Ermeniler ile Kıbrıslıların yıllar boyunca Türkiye’nin şiddeti ve yayılmacılığı nedeniyle ortak bir acıyı paylaştığını belirterek, iki halkın çalkantılar ve sürprizlerle dolu uluslararası jeopolitik satranç tahtasında onurlu varoluş mücadelesinde birleştiği mesajını verdi.
Aradan 111 yıl geçmiş olmasına rağmen Türkiye’nin Ermeni Soykırımı’nı inkâr etmeyi sürdürdüğünü öne süren Mahdessian, bu konuya yapılan atıfların dahi Türk Ceza Kanunu’nun tartışmalı 301. maddesi kapsamında cezai takibata konu edilebildiğini söyledi.
Güncel gelişmelere de değinen Mahdessian, “soykırım” kelimesinin bugün özellikle Gazze’de İsrailliler tarafından işlendiğini öne sürdüğü savaş suçları ve işgal altındaki Artsakh’a ilişkin gelişmeler bağlamında daha sık duyulduğunu belirterek, faillerin cezasız kalmasının yeni soykırımların önünü dolaylı biçimde açtığını savundu.
Genel Kurul oturumu, Ermeni halkının soykırım kurbanlarının anısına bir dakikalık saygı duruşuyla sona erdi.
KHA/NST/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı