Hükûmet Sözcüsü Constantinos Letymbiotis, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'nin yeni bir Kıbrıs toplantısı için başlattığı girişimin çeşitli düzeylerde temaslarla başladığını, Rum tarafının bunun Temmuz ayından önce gerçekleşmesini umduğunu bildirdi.
Letymbiotis, BM Barış Gücü'nün (UNFICYP) tampon bölgedeki son Türk provokasyonlarına verdiği hızlı yanıttan ve gerilimi azaltma çabalarından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.
Sözcü Salı günü Cumhurbaşkanı Christodoulides'in BM Barış Gücü Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix ile yaptığı görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda basına açıklamalarda bulundu.
Jean-Pierre Lacroix daha sonra Kıbrıs Türk Toplumu lideri Tufan Erhürman ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Letymbiotis, Cumhurbaşkanı’nın BM'nin en üst düzey yetkilisiyle tampon bölgede devam eden ihlaller hakkında görüş alışverişinde bulunma fırsatı bulduğunu ve işgal rejiminin statükoyu değiştirmeye çalıştığına dikkat çektiğini söyledi.
Hükûmet Sözcüsü, Cumhurbaşkanı Christodoulides'in, barış gücünün görev tanımına uygun olarak derhal müdahalesini ve durumun etkin yönetimini takdir ettiğini belirtti.
UNFICYP'nin adadaki varlığının önemine işaret eden Sözcü, Guterres'in görev süresinin tamamlanmasına kadar geçen süreyi, Kıbrıs müzakerelerine kaldığı yerden devam etmek için önemli ilerlemeler kaydetmek amacıyla kullanma amacıyla BM Genel Sekreteri'nin taahhüdü ve yaklaşımının ele alındığını söyledi.
Sözcü, BM yetkilisinin, Kıbrıs'ın bölgesel insani rolü ve özellikle Lübnan'a verdiği destek ve yardım için Cumhurbaşkanı’na teşekkür ettiğini de kaydetti.
Türk işgal güçlerinin Pile ve Pergama bölgelerinde tekrarlanan provokasyonlarına ilişkin olarak BM'nin daha sert önlemler alma niyeti veya isteği olup olmadığı sorusuna Letymbiotis, BM yetkilisinin durumun gerilimin azaltılması yönünde ilerlediği ve bunun barış gücünün hedefi ve misyonu olduğu mesajını ilettiği yanıtını verdi.
Letymbiotis, "Barış Gücünün müdahalesinin, görev tanımının şartlarına uygun olduğunu bir kez daha yinelemeliyiz" dedi.
Kıbrıs Türk Toplumu liderinin, BM Genel Sekreteri'nin Temmuz ayında Kıbrıs sorunuyla ilgili yeni bir girişimde bulunacağına dair kamuoyuna yaptığı açıklamaya ilişkin olarak Letymbiotis, Cumhurbaşkanı’nın Brüksel'deki görüşmelerinin ardından bu girişimi bizzat kamuoyuna açıkladığını hatırlattı.
Hükûmet Sözcüsü, gerekirse BM Güvenlik Konseyi kararlarına uygun olarak müzakerelere kaldığı yerden devam etmek için genişletilmiş bir konferansa katılmaya ‘yarın bile’ hazır olduklarını yineledi.
Sözcü, Lacroix'nın Pile'deki provokasyonlar ve tampon bölge rejimini değiştirmeye yönelik ihlaller konusunda herhangi bir endişe dile getirip getirmediği sorusuna, bu tür ihlallerin ciddiyetini ve önemini ve Genel Sekreterin bizzat üstlendiği bu çabaya yapıcı bir şekilde katkıda bulunmadığını kimsenin görmezden gelmediği yanıtını verdiğini belirtti.
BM'nin durumu sürekli olarak izlediğini ve gelişmelere göre gerekli önlemleri aldığını belirtti.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Yardımcısı Rosemary DiCarlo'nun Türkiye'de Kıbrıs Türk Toplumu lideriyle yaptığı görüşme ve görüşme masasında yasadışı oluşumun bayrağının bulunmasıyla ilgili olarak BM tarafından verilen açıklamalardan memnun olup olmadığımız sorusuna Letymbiotis, ‘talihsiz bir an’dan bahsetti ve en başından beri Kıbrıs'ın BM Daimi Temsilciliği ve Lefkoşa aracılığıyla diplomatik girişimlerde bulunulduğunu vurguladı.
Letymbiotis, BM Genel Sekreteri Sözcüsünün BM'nin ve Genel Sekreterin kararlı tutumunu açık bir şekilde yinelediğini" söyledi.
Sözcü hem Kıbrıs'ta hem de New York'ta en başından beri güçlü girişimlerde bulunulduğunu ve BM'den dün yanıt aldıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Christodoulides ile Kıbrıs Türk Toplumu lideri arasında yeni bir görüşme olup olmayacağına dair bir başka soruya Letymbiotis, iki tarafın müzakerecilerinin yarın bir araya geleceğini ve gerekirse açıklamalar yapılacağı yanıtını verdi.
Pile ve BM kontrolündeki tampon bölgenin diğer bölgelerinde sık sık ihlaller yaşanıyor. Son olay Nisan 2026'da, Türk işgali altındaki bölgelerden askeri araç ve personelin konuşlandırılması ve veteriner kontrollerinin engellenmesiyle gerçekleşmişti. Bu durum, BM'nin tampon bölgeye izinsiz giriş, varlık veya faaliyetin BM Misyonunun yetkisinin ihlali anlamına geldiğini vurgulamasına yol açmıştı.
KHA/MG/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı