Avrupa Birliği'nin (AB) karşılıklı yardım maddesinin devreye sokulmasına yönelik teorik bir senaryo temelinde, mayıs ayında üç aşamalı bir simülasyon tatbikatı düzenlenecek. Avrupa Komisyonu, AB üye devletleri ve ulusal büyükelçiliklerin katılımıyla gerçekleştirilecek tatbikat, mevcut boşlukları tespit etmeyi ve üye devletlerin kapasitelerini gerçek zamanlı olarak haritalandırmayı hedefliyor.
Diplomatik kaynaklara göre tatbikat, Avrupa Birliği Antlaşması'nın 42.7. maddesinde yer alan hükmün devreye sokulması halinde operasyonel bir müdahale mekanizmasının bulunmaması sorununa çözüm getirme çabalarının bir parçası. Kıbrıs tarafı, maddenin üye devletler için siyasi bir tercih değil, bağlayıcı bir hukuki yükümlülük olduğunu vurgulayarak konuyu gündeme taşıyan ülke konumunda.
Avrupa Komisyonu, 23-24 Nisan tarihlerinde Kıbrıs'ta düzenlenen gayriresmi Avrupa Birliği Konseyi toplantısından, bir üye devletin karşılıklı yardım maddesini devreye sokması durumunda uygulanacak müdahale çerçevesini hazırlama yönünde siyasi yetki aldı.
Söz konusu madde, 2015 yılında Fransa tarafından terör saldırılarının ardından yalnızca bir kez devreye sokuldu. O tarihten bu yana yapılan hukuki ve kurumsal değerlendirmelere, AB Konseyi'nin 2016 tarihli hukuki görüşüne ve Komisyonun ilgili belgelerine rağmen kapsamlı bir operasyonel koordinasyon mekanizması oluşturulabilmiş değil.
Konseyin hukuki analizi, bir üye devletin topraklarına yönelik silahlı saldırı durumunda, diğer üye devletlerin kapasiteleri ölçüsünde yardım sağlamakla yükümlü olduğunu açıkça teyit ediyor. Ancak kaynaklara göre asıl operasyonel boşluk, bir üye devletin ne talep ettiğini, diğerlerinin ne sağlayabileceğini ve yardımın nasıl hızlıca organize edileceğini gerçek zamanlı kaydedip koordine edecek yapılandırılmış bir mekanizmanın mevcut olmaması.
Komisyonun bu çerçevede, bağlayıcı nihai bir çerçeve yerine usule ilişkin bir araç olarak işleyecek bir tür "oyun planı (harekât planı, playbook)" hazırlaması bekleniyor. Kaynaklar, üye devletlerin süreci, maddeyi teorik bir hüküm olmaktan çıkarıp kriz anında gecikmelerin ve dağınık müdahalelerin önüne geçecek pratik bir mekanizmaya dönüştürme fırsatı olarak değerlendirdiğini aktarıyor.
Diplomatik kaynaklar ayrıca karşılıklı yardım maddesinin ne NATO'nun alternatifi ne de sıradan bir dayanışma mekanizması olduğunu, AB üye devletleri arasında hukuken bağlayıcı bir yardım yükümlülüğü anlamına geldiğini özellikle vurguluyor.
KHA/TN/NST/2026
Kıbrıs Haber Ajansı