Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs’taki İyi Niyet Misyonu Ofis Başkanı Sergiy Illarionov, Genel Sekreter’in Kıbrıs’ta diyaloğu destekleme çabalarından vazgeçmeyeceğini yineledi. Illarionov, 2026 yılında barış müzakerelerinin yeniden başlamasına yönelik ilerleme sağlanması yönünde umutlu olduğunu da ifade etti.

Slovak Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Denisa Saková ise, Slovakya’nın iki toplum bunu yararlı ve gerekli gördüğü sürece bu rolü sürdürmeye hazır olduğunu söyledi. Saková, bunun Kıbrıs sorununun kalıcı, adil ve uygulanabilir bir çözüme kavuşmasına ve tüm Kıbrıslıların barış ve güvenlik içinde birlikte yaşayacağı bir geleceğe destek amacı taşıdığını belirtti.

İki isim, çarşamba öğleden sonra Slovakya Büyükelçiliğinin kolaylaştırıcılığında yürütülen Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk siyasi partileri arasındaki iki toplumlu diyaloğun 37’nci yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte konuştu.

Illarionov, Birleşmiş Milletler İyi Niyet Misyonunun, Kişisel Temsilci de dâhil olmak üzere taraflara ve üst düzey Birleşmiş Milletler yetkililerine destek vermeyi sürdüreceğini kaydetti. Illarionov, bunun amacının 2026’da daha fazla temas ve yeniden başlayacak müzakerelere doğru daha fazla ilerleme sağlanması olduğunu belirtti.

Birleşmiş Milletler reformu nedeniyle 2026’da personelde yüzde 40 küçülmeye gidilmesine rağmen ellerinden gelenin en iyisini yaparak tarafların çabalarına hizmet etmeyi ve destek vermeyi sürdürdüklerini ifade eden Illarionov, Kıbrıs’taki İyi Niyet Misyonunun siyasi partilere, büyükelçiliklere ve başkentlerden gelen üst düzey ziyaretçilere düzenli bilgilendirme sunmaya hazır olduğunu da vurguladı.

Illarionov, Kıbrıs konusunda son iki yılda, 2017’de Crans Montana’nın ardından geçen yedi yıla kıyasla çok daha fazla hareketlilik yaşandığını söyledi. Genel Sekreter’in Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguín’in ilk atanmasından bu yana temaslarda artış ve çok sayıda üst düzey toplantı görüldüğünü belirten Illarionov, liderler arasındaki görüşmelerin sıklığının 2024 öncesine göre açık biçimde arttığını ifade etti.

Bu diyalog sayesinde üzerinde birlikte çalışılacak yeni bazı önlemlerin ortaya çıktığını söyleyen Illarionov, bazı girişimlerin başarıyla hayata geçirildiğini, bazılarının ise daha fazla çalışma ve müzakere gerektirdiğini kaydetti. Genel Sekreter’in ev sahipliğinde yapılan gayriresmî genişletilmiş formatlı toplantılarda üzerinde uzlaşılan girişimlerin hayata geçirilmesi için kararlılık, yaratıcılık ve en önemlisi uzlaşma isteği gerektiğini vurguladı.

Illarionov, Slovak Büyükelçiliği himayesindeki iki toplumlu toplantıların süreçte açık bir rol oynadığını, bu platformun liderlere yalnızca uzlaşılan güven artırıcı önlemleri uygulamada değil, barış görüşmeleri için elverişli ortam yaratacak yeni adımlar geliştirmede de yardımcı olduğunu söyledi. İki toplumlu teknik komitelerin rolünü de öven Illarionov, sıradan insanlar arasındaki temasların güven ve karşılıklı itimadın inşası açısından önem taşıdığını belirtti.

Denisa Saková da bugün iki toplumlu diyaloğun her iki taraftan 18 siyasi partiyi kapsadığını, şimdiye kadar Ledra Palace ve Slovakya Büyükelçiliğinde 350 toplantı yapıldığını, büyükelçiliğin ise toplamda 500’ü aşkın iki toplumlu görüşmeye kolaylaştırıcılık ettiğini söyledi. Amaçlarının her zaman iletişimi desteklemek, güven inşa etmek ve iki toplum arasında iş birliğini teşvik etmek olduğunu kaydeden Saková, bu toplantıların siyasi partilere görüşlerini açıkça paylaşma, birbirini dinleme ve Kıbrıs sorunundaki farklı pozisyonları daha iyi anlama fırsatı verdiğini ifade etti.

Saková, bu diyaloğun öneminin Birleşmiş Milletler tarafından da tanındığını ve Genel Sekreter’in Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporlarda düzenli olarak yer aldığını belirtti. Resmî müzakerelerin durduğu dönemlerde iletişimin ve kişisel temasın korunmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Saková, diyaloğun güveni muhafaza ettiğini ve ilerleme ihtimalini açık tuttuğunu vurguladı.

Saková, görüşmelerin esas olarak ada genelinde insanların günlük yaşamını etkileyen meselelere odaklandığını, aynı zamanda platformun siyasi partilere daha geniş bölgesel ve güvenlik gelişmelerini ele alma imkânı verdiğini söyledi. Zor zamanlarda diyaloğun her zaman sessizlikten daha iyi olduğunu belirten Saková, bu girişimi Avrupa Birliği içinde uzun soluklu dayanışmanın benzersiz bir örneği olarak niteledi.

KHA/NST/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı