Kıbrıs Merkez Bankası, Kıbrıs ekonomisi ile ülke içindeki finans sisteminin belirsiz uluslararası ortama ve artan jeopolitik gerilimlere rağmen 2025’te önemli ölçüde dirençli kaldığını, ancak finansal istikrara yönelik risklerin yüksek seyretmesi nedeniyle dikkatli olunması gerektiğini bildirdi.

Merkez Bankası, geçen yıla ilişkin yıllık Finansal İstikrar Raporunun yayımlanması dolayısıyla yaptığı açıklamada, raporun orta vadede finansal istikrara yönelik başlıca risklere odaklandığını belirtti. Raporda, finans sisteminin olumsuz gelişmelere karşı dayanıklılığını destekleyen unsurların yanı sıra finansal istikrarı korumaya yönelik makroihtiyati politika kararları ve diğer önlemler değerlendirildi.

Raporun ihtiyatlı yaklaşımının olası risklerin erken belirlenmesini ve değerlendirilmesini amaçladığı, bu kapsamda aşırı ancak gerçekleşmesi mümkün senaryoların finans sistemi üzerindeki etkisinin incelendiği kaydedildi.

Merkez Bankası Finansal İstikrar ve Çözüm Genel Müdürlüğü Başkanı Pani Karamanou, jeopolitik ve ekonomik gerilimlerle küresel belirsizliğin finansal istikrara ilişkin görünümü şekillendirdiğini söyledi. Karamanou, güçlü sermaye ve yeterli likidite tamponlarının korunmasının, jeopolitik, makroekonomik, iklim ve siber risklerin karar alma süreçlerine sistematik biçimde dâhil edilmesinin ve kurumsal yönetimin güçlendirilmesinin temel önem taşıdığını belirtti.

Ekonomik faaliyetin güçlü kaldığı, kamu maliyesinin iyileşmeyi sürdürdüğü ve ülkenin kredi değerliliğini koruduğu ifade edildi. Bankacılık sektörünün güçlü kârlılık, gelişen varlık kalitesi ve yeterli sermaye ile likidite tamponlarının desteğiyle yüksek direnç gösterdiği; takipteki kredilerin azaltılmasının kredi kuruluşlarının olası şokları karşılama kapasitesini artırdığı belirtildi. Banka dışı finans kuruluşlarının da piyasa dalgalanmalarına karşı şimdiye kadar yeterli dayanıklılık sergilediği kaydedildi.

Bununla birlikte Orta Doğu’daki çatışmalar, Rusya-Ukrayna savaşı ve jeoekonomik parçalanmanın enerji piyasaları, tedarik zincirleri, uluslararası ticaret ve finansal akışlar üzerinde olumsuz etki yaratabileceği vurgulandı.

Küçük ve açık bir ekonomi olan Kıbrıs’ın dış şoklara karşı özellikle hassas olduğu belirtilerek jeopolitik durumdaki yeni bir bozulmanın enflasyon baskılarını artırabileceği, hanelerin gerçek gelirlerini ve şirketlerin kâr marjlarını azaltabileceği, borç ödeme kapasitesini zayıflatabileceği kaydedildi.

Finans sektöründeki dijitalleşmenin artmasıyla siber güvenliğin iş sürekliliği açısından kritik hâle geldiği belirtildi. İpotekli Malların Satışına İlişkin Çerçevede yapılan değişikliklerin ödeme kültürünü, finansal istikrarı ve kredi kuruluşlarının tahsilat beklentilerini olumsuz etkileyebileceği, borçluları korumayı amaçlayan düzenlemelerin daha sıkı kredi koşullarına ve yüksek borçlanma maliyetlerine yol açabileceği ifade edildi.

Merkez Bankasının, Ocak 2026’dan itibaren döngüsel sermaye tamponunu yüzde 1,5’e yükselttiği, sistemik öneme sahip kuruluşların sermaye gerekliliklerini gözden geçirdiği, mevcut kredi sınırlarını koruduğu ve Mevduat Garanti Fonunu güçlendirdiği bildirildi.

Raporda, Kıbrıs finans sisteminin güçlü ve yeterince korunaklı olduğu ancak dış ortamda belirsizlik ve yeni risklerin sürdüğü sonucuna varıldı. Finansal istikrarın korunması için güçlü sermaye ve likidite tamponlarının, ihtiyatlı maliye politikasının ve risklerin stratejik karar alma süreçlerine dâhil edilmesinin gerekli olduğu vurgulandı.

KHA/NST/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı