Maliye Bakanı Makis Keravnos, Kıbrıs-Yunanistan elektrik enterkonneksiyonu projesi Büyük Deniz Ara Bağlantısı (Great Sea Interconnector, GSI) projesinin nihai maliyetinin, şu anda öngörülen 1,9 milyar avroluk sermaye harcamasının (capex) belirgin biçimde üzerinde gerçekleşmesinin beklendiğini açıkladı. Bakan salı günü Meclis Enerji Komitesinin toplantısında yaptığı konuşmada, projenin mali sürdürülebilirliğinin ve nihai maliyetinin henüz netlik kazanmadığını vurguladı.
Keravnos, 1,9 milyar avronun esasen kablo hattıyla ilgili olduğunu belirterek; sigorta teminatı, depolama tesisleri ve bakım gereksinimleri gibi güncellenmiş çalışmalara yansıtılması gereken ve projenin toplam maliyetini ciddi oranda artırması beklenen ilave inşaat işleri ve masrafların bulunduğuna işaret etti.
Maliye Bakanına göre Hükûmet, güncellenmiş finansal veriler ve yatırımın uygulanabilirliğine ilişkin net bir tablo olmadan nihai bir karar alamaz. Keravnos, devletin gerçek maliyeti ve bunun nasıl finanse edileceğini bilmesi gerektiğini, zira maliyetin Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından üstlenilmesinin kamu maliyesini ve Avrupa ekonomik yönetişim çerçevesinden kaynaklanan harcama sınırlarını doğrudan etkileyeceğini anlattı.
Maliyetin tüketicilere yansıtılması durumunda kamu maliyesine doğrudan yük binmeyeceğini, ancak elektrik fiyatlarının zaten yüksek olduğu bir ülkede tüketiciler açısından ciddi bir sorun doğuracağını savunan Keravnos, Kıbrıs Enerji Düzenleme İdaresinin (CERA) 2017 yılındaki tahminine değindi. Bu tahmine göre tüketiciye yansıyacak maliyet, kablonun kullanımına ve maliyetin geri ödenmesine bağlı olarak kilovatsaat başına yaklaşık 3,7 sent olarak hesaplanmıştı.
Önceki Bakanlar Kurulu kararıyla bir Amerikan şirketine yaptırılan fizibilite çalışmasını da hatırlatan Maliye Bakanı, çalışmanın projenin uygulanabilirliğine dair cesaret verici sonuçlar ortaya koymadığını kaydetti. Hükûmetin bu nedenle güncellenmiş bir çalışma talep ettiğini ve yeni adımlar atmadan önce bu sonuçları beklediğini ekledi.
Avrupa Yatırım Bankasının (AYB) da projenin mali sürdürülebilirliği konusunda daha önce endişelerini dile getirdiğini belirten Keravnos, bankanın Temmuz 2023’te alternatif bir çözüm olarak enerji depolamasının incelenmesini önerdiğini hatırlattı. Bakanlar Kurulu Şubat 2024’te GSI’ın jeopolitik önemini kabul etmiş, ancak ayrıntılı incelemenin (due diligence) tamamlanmasını, güncel maliyet tahminlerini ve bir iş planı sunulmasını ön koşul saymıştı.
Kıbrıs’ın bir Avrupa Birliği (AB) üyesi olarak enerjide tecrit altında kalmaması için diğer üye ülkelerle enterkonneksiyon kurması gerektiğini ifade eden Maliye Bakanı, buna karşın mevcut enerji krizinin AB maliye bakanları arasında endişe ve tartışmalara yol açtığını ve enterkonneksiyon projelerinin mevcut sorunlara her zaman çare üretemediği sonucuna varıldığını kaydetti.
Enterkonneksiyonun enerji maliyetlerini düşürüp düşürmeyeceği konusunda çekincelerini koruyan Keravnos, projenin son derece yüksek maliyetine dikkat çekerek, “Enerji fiyatının düşeceğinden emin değiliz” dedi.
Maliye Bakanı Keravnos ve Enerji Bakanı Michalis Damianos, Hükûmet kanadından “çelişkili mesajlar” verildiği yönündeki iddiaları reddederek, projenin maliyetine bakılmaksızın hayata geçirileceğinin söylenemeyeceğini vurguladı. Damianos, maliyetin yüksek çıkması durumunda yeni yatırımcıların ve farklı finansman yöntemlerinin bulunması gerekeceğini söyledi.
Damianos, GSI’ı elektrik maliyetlerini düşürmeyi amaçlayan bir projeden ziyade, bir enerji arz güvenliği ve yeterliliği projesi olarak tanımladı. Bununla birlikte Hükûmetin teknik sağlamlığı, mali sürdürülebilirliği ve tüketiciye sağlayacağı faydaları gözetme sorumluluğu taşıdığını ifade etti. Fransız Meridiam şirketinin projeye dâhil olmasının yeni bir ivme kazandırdığını belirten Damianos, ilave yatırımcıların katılımına da ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin mevcut taahhütlerine ilişkin olarak, önceki Hükûmetin projeyi inşaat için Avrupa fonunun temin edilmesi şartıyla Toparlanma ve Dayanıklılık Planı’na 100 milyon avro ile dâhil ettiği hatırlatıldı. Aynı zamanda 2021’den bu yana Kıbrıs’ın projeye katılımına dair bir hükûmet kararının bulunduğu ve bunun dikkate alınması gerektiği kaydedildi. Önceki taahhütlerin değiştirilip değiştirilemeyeceği sorusuna Enerji Bakanı, bunun “hukuken oldukça karmaşık bir mesele” olduğu yanıtını verdi.
Projenin Kıbrıs, Yunanistan, İsrail ve bölge geneli için taşıdığı büyük jeopolitik öneme değinen Damianos, maliyetin değişmesi hâlinde Kıbrıslı tüketicilere aşırı yük binmemesi adına yatırımcıların veya diğer finansman kaynaklarının araştırılması gerektiğini belirtti. Sahada yürütülen araştırmalar hakkında ise Fransız araştırma gemisinin Fransa hükûmeti tarafından da desteklendiğini, deniz tabanı araştırmalarının sürdürülmesi amacıyla Yunan tarafınca NAVTEX yayımlanmasının önümüzdeki haftalarda beklendiğini açıkladı.
Öte yandan CERA, 1,9 milyar avronun mevcut sermaye harcaması tahmini olduğunu, bunun yüzde 63’ünün Kıbrıs’a, yüzde 37’sinin Yunanistan’a ait bulunduğunu, kalan giderlerin ise yarı yarıya (yüzde 50-yüzde 50) paylaşıldığını bildirdi. CERA ayrıca Bağımsız Güç İletim Operatörünün (IPTO) nihai rolünü ve Meridiam’ın girişinin ardından proje uygulama kuruluşu olarak kalıp kalmayacağını sorguladı.
CERA Başkanı Polys Lemonaris, Kıbrıs-Girit-İsrail elektrik bağlantısının bir AB Ortak İlgi Projesi olduğunu ve kurumun Avrupa mevzuatından kaynaklanan düzenleyici yükümlülükleri bulunduğunu belirtti. Lemonaris, CERA’nın 11 Ağustos’ta IPTO-Meridiam anlaşmasından haberdar olduğunu, 28 Ağustos’ta Yunan yetkili makamıyla birlikte ortak bir soru mektubu ilettiğini ancak henüz bir yanıt alamadıklarını açıkladı.
Kablo hattının mülkiyeti ve kontrolü konusu da belirsizliğini koruyor. CERA Başkan Yardımcısı Alkis Philippou, mevcut durumda kablonun kontrol ve yönetiminin yüzde 100 Kıbrıs dışındaki ellerde olacağını belirterek, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin hisse sahibi olması gerekip gerekmediği sorusunu gündeme getirdi. CERA üyesi Neophytos Hadjigeorgiou ise projenin şu anda 3 milyar avroya yaklaştığını ve tamamlanmasının 2030’dan sonraya kalmasının beklendiğini dile getirdi.
Milletvekilleri, Kıbrıs-Yunanistan elektrik enterkonneksiyonu projesinin maliyeti, mali sürdürülebilirliği, şeffaflığı ve jeopolitik riskleri konusunda derin endişelerini dile getirdi. Projenin Kıbrıslı tüketiciler için elektrik fiyatlarını nihai olarak düşürüp düşürmeyeceğini veya faturayı daha da kabartıp kabartmayacağını sorgulayan milletvekilleri; toplam maliyet, mülkiyet yapısı, yönetim modeli ve yatırım şartlarındaki belirsizlikleri eleştirdi.
KHA/TNE/NST/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı