Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB Dışişleri Bakanlarına birlik çağrısı yaparak, "Eğer harekete geçmek için günlerce, haftalarca, aylarca süren pazarlıklar gerekiyorsa, birleşik bir jeopolitik unsur olarak hareket edemeyiz" dedi. Görev süresinin son Dışişleri Konseyi toplantısı olabileceğini ima eden Borrell, Avrupa Parlamentosu'nun yeni Komisyonu onaylaması sürecindeki gecikmelere de dolaylı olarak atıfta bulundu.

Brüksel'deki toplantı öncesinde konuşan Borrell, "Orta Doğu’da yaşananları anlatmak için kelimeler kifayetsiz kalıyor" diyerek, Dışişleri Bakanlarına İsrail'in AB-İsrail Ortaklık Konseyi çerçevesindeki insan hakları yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamak için bir öneri sunduğunu belirtti.

Savaşın durdurulamaması nedeniyle "hem İsrail hükûmetine hem de Hamas'a baskı uygulamak gerektiğini" vurgulayan Borrell, bu doğrultuda somut öneriler sunduğunu ifade etti.

ABD seçimlerinin ardından AB-ABD ilişkilerine değinen Yüksek Temsilci, "Tamamen farklı bir siyasî gerçeklikle karşı karşıyayız. Avrupalılar, ABD'nin kararlarına tepki vermek yerine proaktif bir şekilde hareket etmeye hazır olmalı" dedi.

Borrell, BM Genel Sekreter Yardımcısının Gazze'de 44 bin kişinin hayatını kaybettiği, ölenlerin %70'inin kadın ve çocuk olduğu ve kurbanların çoğunun 9 yaşın altında olduğu yönündeki açıklamalarına atıfta bulunarak, bölgenin yıkımına dikkat çekti.

"İsrail'in Ortaklık Anlaşmasına, özellikle insan hakları konusundaki yükümlülüklerine uyumunu sağlamak için hangi adımların atılabileceğini meslektaşlarımla değerlendireceğiz" diyen Borrell, ayrıca Dışişleri Bakanlarının "işgal altındaki Filistin topraklarında üretilen ürünlerin ticaretine ilişkin taahhütlerimize uyulmasını garanti altına almak için alınabilecek önlemleri" ele alacaklarını belirtti.

ABD dâhil birçok aktörün Gazze'de ateşkes sağlamak ve rehineleri kurtarmak için çaba sarf ettiğini, ancak şu ana kadar sonuç alınamadığını belirten Borrell, bugün de bu konuda umutlu olmadığını dile getirdi.

"Bu nedenle hem İsrail hükûmetine hem de Hamas'a baskı uygulamalıyız. Bugün masada somut öneriler var. Gazze'de yaşananların uluslararası hukuka uygunluğunu değerlendirmek için belirli bir öneri sundum" dedi.

Orta Doğu’da iki devletli çözümü teşvik etmek amacıyla oluşturulan uluslararası koalisyona değinen Borrell, Filistin devletinin kurulmasının "sadece çağrı yaparak veya talep ederek değil, somut adımlar atarak" gerçekleşebileceğini vurguladı. Riyad'da yapılan toplantıyı ve görev süresinin sonunda Brüksel'de planlanan toplantıyı hatırlattı.

Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert ve eski Filistin Dışişleri Bakanı Nasır el-Kidva'nın ortak barış planı önerisi sorulduğunda, iki tarafın birlikte çalışmasının olumlu olduğunu belirten Borrell, planın gerçekçiliği konusunda ise Avrupalı yetkili "Bu tür trajik zamanlarda gerçekçilik, irade ve uluslararası toplumun destekleyebileceği somut öneriler sunma meselesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Göreve başladığında Sahel, Libya ve Bolivya'nın gündemin ön sıralarında yer aldığını, ancak şu anda Ukrayna ve Ortadoğu'nun öncelikli olduğunu belirten Borrell, "Putin, müzakere girişimlerine hafta sonu sivil altyapıya, özellikle enerji tesislerine yönelik şiddetli saldırılarla yanıt verdi." dedi.

"Görevimin başında 'güç dilini' kullanmayı öğrenmemiz gerektiğini söylemiştim. Bu, bugün beş yıl öncesine göre çok daha geçerli." diyen Borrell, "Güç dilini kullanmak ve güçlü olduğunu göstermek için birlik olmak şart" vurgusunu yaptı.

"İstediğimiz oranda birliği tesis edemedik; tartışmalar uzadı. Harekete geçmek için günlerce, haftalarca süren müzakereler gerekiyorsa, jeopolitik bir güç gibi davranamazsınız" diyen Borrell, meslektaşlarına birlik olmaları ve hızlı karar almaları çağrısında bulundu. "Olaylar sizi beklemez. Siz düşündüğünüz için Rusya savaşı durdurmuyor. Ukrayna'ya destek konusunda her seferinde geciktik, tereddüt ettik" diyen yetkili savaşın devam ettiğini hatırlattı.

Avrupa Barış Fonu görüşmelerinde ilerleme kaydedemediği için üzgün olduğunu belirten Borrell, yine de umudunu koruduğunu ifade etti.

ABD'de hükûmet değişikliğinin Ukrayna'daki savaşa etkisini değerlendiren Borrell, "Ukrayna'ya mümkün olan en hızlı şekilde ve en uzun süre destek vermeye devam etmeliyiz" dedi. ABD'nin Rusya topraklarındaki hedeflere yönelik Amerikan silahlarının kullanılmasına izin vermesi konusunda ise Ukraynalıların "sadece gelen saldırıları durdurmak için değil, saldırı kaynaklarını da vurmak için" silahlara ihtiyaç duyduğunu daha önce defalarca dile getirdiğini hatırlattı.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz'un Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesi hakkında bilgisi olmadığını belirten Borrell, görüşmenin Ukrayna'ya destek bağlamında gerçekleştiğine emin olduğunu söyledi. Kendisinin Putin'i arayıp aramayacağı sorulduğunda ise olumsuz yanıt verdi.

Gürcistan'daki gelişmelere ilişkin bir soru üzerine Borrell, AB'nin hükûmete yönelik programlara sağladığı 100 milyon avronun üzerindeki desteği durdurmayı ve fonları sivil topluma yönlendirmeyi önerdiğini açıkladı. AB'nin Gürcistan halkını desteklemeye devam edeceğini belirten Borrell, ülkenin AB'ye katılım sürecinin askıya alındığını ve yeniden rayına oturması için çok çalışılması gerektiğini vurguladı.

KHA/YK/NST/MHY/2024

Kıbrıs Haber Ajansı