Frederick Üniversitesi H2Zero Araştırma Birimi, Kıbrıs'ın 2030 ile 2060 yılları arasında tamamen karbonsuz bir hidrojen ekonomisine geçişi için kapsamlı bir stratejik plan açıkladı.

Yayımlanan basın bültenine göre, bu girişim; enerji, su ve ulaştırma sektörlerinin gelişimini bütünleştiren, yenilenebilir enerji kaynakları, hidrojen altyapısı ve küçük modüler reaktörlere (SMR) yapılacak yatırımlara odaklanan gelişmiş bir matematiksel optimizasyon modeline dayanıyor.

Araştırma, 2060 yılına kadar sıfır karbondioksit emisyonuna ulaşmanın mümkün olduğunu ortaya koyarken, ulaştırma sektöründe hidrojen kullanımının %40'a ulaşması beklenen önemli bir yaygınlaşma öngörüyor.

Yeşil hidrojen üretim maliyetinin 2060'a kadar %66 azalacağı, elektrik arz fazlasının ise elektroliz üniteleri ve elektrik bağlantıları (enterkonneksiyon) kullanılarak ortadan kaldırılacağı öngörülüyor.

Küçük modüler reaktörlerin (SMR) 2035'ten sonra kritik bir rol oynaması, hem pembe hidrojen üretimini hem de suyun tuzdan arındırılmasını desteklemesi bekleniyor. Ülkenin enerji güvenliğinin Avrupalı ortaklarla kurulacak bağlantılarla, su güvenliğinin ise artan tuzdan arındırılmış su üretimiyle sağlanacağı belirtiliyor.

Araştırmaya göre, elektrik üretimi kademeli olarak fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına ve SMR'lere kayıyor. Güneş enerjisi kapasitesi 800 megavattan 7.000 megavata yükselirken, SMR'lerin kapasitesinin 2060 itibarıyla 2.860 megavata ulaşacağı tahmin ediliyor.

Hidrojen üretimi yıllık 500.000 tonu aşıyor; yeşil hidrojen maliyetinin 2050'den sonra kilogram başına 2 doların altına düşeceği hesaplanıyor. Kıbrıs'ın enerji sistemindeki ortalama hidrojen maliyetinin ise 2060 itibarıyla kilogram başına 1,78 dolara gerilemesi bekleniyor.

Ekonomik düzeyde, yıllık ortalama yatırımların 1 milyar dolara ulaşacağı; azalan yakıt ithalâtından 38,2 milyar dolar, karbon emisyonu izni alımlarından kaçınılmasıyla da 14,6 milyar dolar kümülatif (birikimli) tasarruf sağlanması öngörülüyor. Araç sahipliği maliyetinin 2040'a kadar yıllık araç başına 3.200 dolar azalması bekleniyor.

Simülasyon sonuçlarına dayanan önerilen politikalar arasında şunlar yer alıyor: Yeşil hidrojen üretimini hızlandırmak için elektroliz ünitesi altyapısına yatırım yapılması, 2030'dan başlayarak fosil yakıtların kademeli olarak kullanımdan kaldırılması ve 2045'e kadar tamamen terk edilmesi, temiz baz yük gücü sağlamak amacıyla 2035'ten itibaren SMR'lerin potansiyel olarak geliştirilmesi.

Politikalar ayrıca, 2060'a kadar ulaştırma sektöründe %40 hidrojen kullanım payına ulaşılması için teşvikler verilmesini; suyun tuzdan arındırılmasının yenilenebilir enerji mevcudiyetiyle uyumlu hâle getirilmesi için su-enerji sektörünün koordineli planlanmasını içeriyor. Ek olarak, hidrojen yakıt ikmâl altyapısının geliştirilmesi ve Avrupa ülkeleriyle stratejik ihracat ortaklıkları kurulması da öneriliyor.

Genel olarak, Kıbrıs'ın hidrojen ekonomisine geçişinin teknik açıdan mümkün ve ekonomik olarak uygulanabilir olduğu değerlendiriliyor. Enerji, su ve ulaştırma sektörlerine yönelik bütünsel yaklaşım, hedeflenen yatırımların tam karbonsuzlaştırmayı, enerji ve su güvenliğini ve ulaştırma sektöründe temiz alternatifleri nasıl sağlayabileceğini gösteriyor.

Frederick Üniversitesi Mühendislik Fakültesinden Enerji Sistemleri Profesörü ve H2Zero Araştırma Birimi Başkanı Andreas Poullikkas, geliştirdikleri matematiksel modelin, doğru planlama ve zamanında yapılacak yatırımlarla Kıbrıs'ın ekonomik refahını etkilemeden tam karbonsuzlaştırmayı başarabileceğini belirtti.

Profesör Poullikkas, "Vizyonumuz, Kıbrıs'ın temiz enerji ihraç etmesi, uygun fiyatlı ve istikrarlı su tedarikini güvence altına alması ve tamamı hidrojenle desteklenen temiz teknolojilerle ilerlemesidir. Genç bilim insanlarını, araştırma programlarımız ve öncelikli mâlî destekli doktora çalışmalarımız aracılığıyla bu çabaya katkıda bulunmaya davet ediyoruz" dedi.

KHA/NST/MHY/2025

Kıbrıs Haber Ajansı