Hükûmet Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs sorununa kişisel bağlılığının ve 2017'de İsviçre'nin Crans Montana tatil beldesinde kesintiye uğrayan görüşmelerin yeniden başlamasından söz etmesinin önemli olduğunu belirtti.
Pazartesi günü Kıbrıs Haber Ajansı’nın (KHA), BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in cumartesi günü New York'ta Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ve Kıbrıs Türk lideri Ersin Tatar ile düzenlediği üçlü görüşmeyle ilgili sorusunu yanıtlayan Sözcü, Genel Sekreteri'nin kişisel bağlılığının ve özverisinin önemine dikkat çekti.
Guterres’in, işgal altındaki Kıbrıs topraklarında ekim ayında Kıbrıs Türk toplumunun yeni liderinin seçilmesi için oylama süreci olmasına ve kolay bir ilerleme olmayacağını bilmesine rağmen ortak toplantıyı düzenlediğini ifade eden Letymbiotis, BM Genel Sekreteri'nin Crans-Montana'da kesintiye uğrayan müzakerelerin yeniden başlatılmasına ilişkin sözlerinin daha da önemli olduğunu vurguladı.
Hükûmet Sözcüsü Letymbiotis, bunu memnuniyetle karşıladıklarını, kendilerinin bunu defalarca tekrarladıklarına işaret etti.
Letymbiotis, BM çerçevesinin süreci belirlediğini ve belirlemesi gerektiğini kaydetti.
Hükûmet Sözcüsü, ekim ayında Kıbrıslı Türk liderin seçilmesinin hemen ardından BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguín'in Kıbrıs'ı, garantör ülkeleri (Yunanistan, Türkiye, İngiltere) ve Brüksel'i ziyaret edeceğini, böylece gayriresmî toplantının daha geniş bir formatta toplanması için hazırlıkların yapılacağını aktardı.
Letymbiotis, "Toplantının mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirilebileceğine inanıyoruz. Buna hazırız, böylece müzakerelerin kesintiye uğradığı noktadan yeniden başlatılması için esaslar üzerinde bir tartışma yapılabilir" dedi.
Kıbrıs Türk Toplumu lideri Ersin Tatar'ın Crans Montana'daki görüşmelerin kaldığı yerden devam etmesini asla kabul etmeyeceği yönündeki açıklamasına ilişkin yorum yapması istenen Letymbiotis, bu tezin Tatar'ın görüşlerinin tekrarı olduğunu, uluslararası toplum ve BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimî üyesi tarafından desteklenen BM çerçevesinin dışına çıktığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Christodoulides'in BM Genel Sekreteri ile görüşmesinin hemen ardından BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesiyle de görüştüğünü, onların da BM Güvenlik Konseyi kararlarına bağlılıklarını yinelediklerini hatırlattı.
BM çerçevesinin Kıbrıs sorununu belirlediğini ve bu çerçevenin değişmeyeceğini ve değişmeyeceğinin altını çizen Sözcü, "BM Güvenlik Konseyi kararlarıyla belirlenen çerçeveden hiçbir sapma olmayacak. Bu hem AB tarafından mart ayında Cenevre toplantısında gönderilen ortak mektupta hem de BM Genel Sekreteri tarafından açıkça ortaya konmuştur" şeklinde konuştu. Letymbiotis, Cumhurbaşkanı Christodoulides’in BM Genel Sekreteri ve Kıbrıs Türk Toplumu lideriyle yaptığı görüşmede "görüşmeleri yeniden başlatma konusundaki samimi siyasi iradesini bir kez daha ortaya koyduğunu, herhangi bir suçlama oyununa girmediğini" vurguladı.
Sözcü, “Hem biz hem de tüm Kıbrıs halkı, Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler için üzerinde mutabık kalınan çerçeveye dayalı bir çözüme alternatif yoktur” şeklinde konuştu.
BM Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası kapsamında New York'ta yapılan temaslarla ilgili olarak Letymbiotis, uluslararası temaslar açısından hem Cumhurbaşkanı hem de Dışişleri Bakanı'nın, özellikle Ocak ayında başlayacak olan Kıbrıs AB Dönem Başkanlığı ışığında, bölgesel istikrar için Avrupa Birliği'nin bölge ülkeleriyle ilişkilerinin ve uluslararası ortaklarla ilişkilerinin güçlendirilmesinin önemini vurguladığını belirtti.
Letymbiotis, Cumhurbaşkanı'nın hem Toronto hem de New York'ta, özellikle ExxonMobil ile yaptığı görüşmelerden gelen olumlu mesajlardan, Chevron'un enerji sektöründeki planlama çalışmalarının devam ettiğini duyurdu; Kıbrıs’ın, uluslararası düzeyde kaliteli bir yatırım destinasyonu olarak ivme kazandığını belirtti.
KHA/AA/MG/NST/2025
Kıbrıs Haber Ajansı