Kıbrıs’taki barajlara giren su miktarının son derece endişe verici boyutlarda olduğunu belirten Su İnkişaf Dairesi (Department of Water Development – WDD) Baş Mühendisi Marios Hadjikostis, Kıbrıs Haber Ajansına (KHA) yaptığı açıklamada, 1 Ekim’den bu yana barajlara giren toplam su miktarının yalnızca 1,7 milyon metreküp ile sınırlı kaldığını açıkladı. Bu miktarın, mevcut ihtiyaçlar açısından ihmal edilebilir düzeyde olduğunu vurguladı.

Hadjikostis, su tüketiminin hâlâ barajlara giren sudan fazla olması nedeniyle doluluk oranlarının sürekli düştüğünü, bunun da su rezervlerinin daha da azalmasına yol açtığını ifade etti. Mevcut tablonun değişebilmesi için ciddi bir su girişine ihtiyaç olduğunu belirten Hadjikostis, “Durumda gerçek anlamda bir iyileşme görülebilmesi için ortalama su girişinin 10 ile 12 milyon metreküp arasında olması gerekirdi” dedi.

WDD verilerine göre, son 30–35 yılın ekim, kasım ve aralık aylarında barajlara giren ortalama su miktarı yaklaşık 13 milyon metreküp düzeyindeydi. Bu karşılaştırma, 2025 yılındaki su girişinin ne denli düşük olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.

Yağış dağılımına da değinen Hadjikostis, bu yıl en yüksek yağış oranlarının Polis Chrysochous kıyı bölgesinde normalin %170’i, Nicosia ve Athienou’da %140’ı, Frenaros’ta ise %115’i seviyelerinde kaydedildiğini belirtti. Ancak bu bölgelerde baraj bulunmaması, söz konusu yağışların su depolamasına katkı sağlamamasına neden oldu.

Mevcut durumun tersine çevrilebilmesi için yağışların yalnızca miktarının değil, zamanı ve yerinin de büyük önem taşıdığına dikkat çeken Hadjikostis, “İhtiyacımız olan, günlerce süren, saatler boyunca etkili olan ve şiddetli yağışlardır, üstelik doğru bölgelerde” ifadelerini kullandı. Özellikle dağlık alanlar ile büyük barajların havzalarına düşecek yoğun yağışların hayati önemde olduğunu vurguladı.

Amaçlarının en azından önümüzdeki yılın su ihtiyacını karşılamak, ideal koşullarda ise önümüzdeki iki yıl için de yeterli rezerv oluşturmak olduğunu belirten Hadjikostis, kuraklığın Kıbrıs için yeni bir olgu olmadığını söyledi. Genellikle üç yıla kadar sürebilen yağışsız dönemlerin yaşandığını anımsatan Hadjikostis, mevcut yılın üst üste yaşanan dördüncü kurak yıl olduğunu dile getirdi. Buna rağmen, yılın kalan bölümünün bol yağışlı geçmesi yönündeki umutlarını da paylaştı.

Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi hâlinde, yalnızca içme suyu ihtiyacının değil, son yıllarda ciddi su sıkıntısı yaşayan ve ekim alanları için yeterli su bulmakta zorlanan çiftçilerin ihtiyaçlarının da karşılanabileceğini ifade etti.

Açıklamalarının sonunda kamuoyuna çağrıda bulunan Marios Hadjikostis, hava koşulları ne olursa olsun suyun tasarruflu kullanılmasının bir zorunluluk olduğunun altını çizdi. Su tasarrufunun günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline gelmesi gerektiğini belirterek, “Kıbrıs’ta kuraklıklar sona ermeyecek; iklim değişikliğiyle birlikte riskler giderek artıyor” dedi. Bu nedenle suyun, sürekli, bilinçli ve sorumlu bir biçimde yönetilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

KHA/KP/NST/MHY/2025

Kıbrıs Haber Ajansı