Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri (GS) Antonio Guterres, Kıbrıs sorununa ilişkin İyi Niyet Misyonu raporunda 2025 yılında genişletilmiş biçimde yapılan gayriresmî görüşmeler ve Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ile Kıbrıs Türk Toplumu yeni lideri Tufan Erhürman arasındaki temasların, "Kıbrıs sorununu ilerletmek için yeni bir fırsat anı” olduğunu gösterdiğini belirtti.

Kıbrıs barış sürecinde aktif müzakerelerin olmadığı tarihteki en uzun dönem olmasına rağmen iki liderin ve garantör güçlerin (Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık) bağlılıklarını sürdürme taahhüdünü memnuniyetle karşılayan Guterres, Yunanistan ve Türkiye’nin garantör güçler olarak ikili ilişkilerini geliştirmek için sürekli çaba gösterdiklerini  ve bunun Kıbrıs sorununa ilişkin diyaloğun canlandırılmasına yönelik yapılan çabalar bağlamında “özel bir önem” taşıdığına işaret etti.

Guterres raporunda, 11 Aralık 2025'te, BM GS’nin Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín'in kolaylaştırıcılığında gerçekleşen iki liderin ortak toplantısına özel atıfta bulunarak  “toplantıda beş yıldan fazla bir sürenin ardından ilk kez temel siyasî konular üzerinde görüşmeler yapıldı” diye vurguladı.

BM GS, raporunda ayrıca, tarafları, henüz hayata geçirilmemiş güven artırıcı önlemlere ilişkin olarak daha güçlü kararlılık göstermeye çağırdı ve yeni geçiş noktalarının açılmasına işaret ederek “bunların insanların günlük yaşamı üzerinde somut olumlu etki yapabileceğini ve temasları, karşılıklı anlayışı, ticareti ve ekonomik karşılıklı bağımlılığı” güçlendirebileceğini ifade ediyor.

Antonio Guterres, iki Toplumlu Teknik Komitelerin güçlendirilmiş rolünden duyduğu  memnuniyeti ifade ederek Mart ve Temmuz 2025'te kararlaştırılan birçok güven artırıcı önlemin  hazırlanması ve uygulanması görevinin komitelere verildiğini belirtti.

Genel Sekreter raporunda  ayrıca tampon bölgenin “içinde ve çevresinde" tek taraflı eylemlerden endişe duyduğunu ifade ederek söz konusu tek taraflı eylemlerin askeri statükoyu, tampon bölgenin bütünlüğünü ve Güvenlik Konseyi yetkisini zayıflattığını vurgulayarak  BM’nin Varoşa konusundaki tutumunun değişmediğini  Güvenlik Konseyi’nin 550 (1984) ve 789 (1992) sayılı Kararlarını hatırlatıyor.

Guterres raporunda iki lider arasındaki diyaloğu teşvik edici ancak “henüz erken olarak” olarak niteleyerek dinamizmi güçlendirmek ve gerçek bir güven iklimi oluşturmak amacıyla daha fazla çaba gerektiğini vurguluyor.

BM GS, taraflar ve garantör güçlerle temaslarına  ve Güvenlik Konseyi kararlarına bağlı kalmaya devam edeceğini bir kez daha teyit ediyor.

Genel Sekreterin Kıbrıs sorununa ilişkin İyi Niyet Misyonu raporu 12 Haziran 2025 -15 Aralık 2025 dönemi kapsıyor. Genel Sekreterin 17 Temmuz 2025'te New York'ta düzenlediği genişletilmiş gayriresmî toplantının belirleyici bir dönüm noktası olduğuna işaret edilen raporda, BM ile iki toplum ve garantör güçler arasındaki diyalog ve angajmanın yoğunlaştığı kaydediliyor.

17 Temmuz 2025'te New York'ta yapılan gayriresmî toplantı sırasında mart ayında üzerinde anlaşmaya varılan altı güven artırıcı önleme  atıfta bulunulan raporda, bu toplantıda mart ayında kararlaştırılan altı güven artırıcı önlemin değerlendirildiği ve dört ek girişim konusunda ortak bir anlayışa varıldığı kaydediliyor. Bu gelişmelerin  ardından Genel Sekreter’in 27 Eylül'de New York'ta iki liderle üçlü bir toplantıya ev sahipliği yaptığına işaret ediliyor.

 

 

Bu arada, BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín, ağustos, eylül ve aralık aylarında  Kıbrıs’ı ziyaret ederek liderlerle, temsilcileriyle, İki Toplumlu Teknik Komitelerin üyeleriyle ve diğer önemli muhataplarla görüşmelerde bulundu. Holguín, garantör güçlerin, AB üye ülkelerin ve Avrupa Birliği’nin organlarının temsilcileriyle  de ayrı ayrı temaslarda bulundu.

Raporda, özellikle Kıbrıs Türk toplumu yeni lideri Tufan Erhürman'ın 19 Ekim 2025'te görevine başlaması önemli olarak nitelendirildi.

İyi Niyet Misyonu, siyasî partiler, dini liderler, sivil toplum örgütleri, kadın ve gençlik grupları, AB, Dünya Bankası ve diplomatik camia ile toplam 176 görüşme kaydetti. Teknik Komiteler  ise 13 konu alanında 151 toplantı düzenledi.

Raporun ekinde iki liderin yazılı bilgilendirmeleri yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, Güvenlik Konseyi kararları ve Crans Montana görüşmeleri temelinde, tek geçerli çözümün “siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon” olduğunu yineledi. Türkiye'nin “yeni oldubittiler yaratan” eylemlerinden duyduğu endişeyi dile getiren Cumhurbaşkanı, Varoşa, askeri modernizasyon, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı üstlenmesi, Kayıp Kişiler sorunu ve tampon bölge içindeki hareketlilik gibi konulara değindi.

Müzakerelere yeniden başlamak için dört maddelik "yeni bir metodoloji" tanımlayarak, "bu sefer farklı olmalı" diye vurgulayan Kıbrıs Türk Toplumu lideri Tufan Erhürman ise çözüm için "uygun bir ortam" gerektiğini belirterek, insan ticareti, gençler, ticaret ve kayıp kişiler konularını içeren on maddelik bir önlem paketi sundu.

KHA/JV/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı