Danimarkalı Enerji ve Konut Komiseri Dan Jørgensen, Avrupa Birliği’nin vatandaşlara yönelik somut çözümler üretme hedefinden uzaklaşmaması gerektiğini vurguladı. Jørgensen, bu değerlendirmeyi, Komiserler Kurulunun Kıbrıs’a yaptığı ve Kıbrıs’ın Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı’nın başlangıcı açısından bir dönüm noktası olarak görülen ziyaretinin ardından Kıbrıs Haber Ajansına (KHA) verdiği demeçte yaptı.
Komiser Jørgensen, özellikle konut alanında Komisyonun gündemini ilerletmek için Kıbrıs Dönem Başkanlığı’na güvendiğini belirtti. “Krizi çözmek için siyasi ivmeyi korumanın önümüzdeki aylarda çok önemli olacağına inanıyorum. Yaz aylarında yapılacak Konut Zirvesi öncesinde gündemimizi ilerletmek için Başkanlığın desteğine güveniyorum,” dedi.
Avrupa’nın “Avrupa Şebeke Paketi”, Rus enerjisinin aşamalı olarak sonlandırılması, Ukrayna ve Moldova’ya destek gibi büyük reformları uygularken vatandaşlara somut bir rahatlama sağlamasının ne kadar gerçekçi olduğu sorusuna yanıt veren Komiser, Avrupa’nın zorlu koşullar altında ilerlediğini ancak birlik içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa’nın çalkantılı jeopolitik sularda yol aldığını, bu nedenle sağlam durması ve bütünlük içinde hareket etmesi gerektiğini belirten Jørgensen, kıtanın yaşam maliyeti kriziyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.
Tüm önemli girişimlerin ortak bir hedefe —enerji bağımsızlığını güçlendirmeye— yöneldiğini söyleyen Dan Jørgensen, fosil yakıt ithalatının azaltılması, yerli yenilenebilir enerji kaynaklarının artırılması ve enerji verimliliğine odaklanılması sayesinde fiyatların düşebileceğini dile getirdi. Ayrıca Ukrayna ve Moldova’nın enerji güvenliğini desteklemenin Avrupa’nın kendi güvenliğine de yatırım anlamına geldiğini ifade etti.
Son jeopolitik gelişmeler ve tedarik zinciri şokları ışığında AB’nin ne kadar savunmasız hale geldiği sorusuna Jørgensen şu yanıtı verdi: “Enerji, yeni ortaya çıkan risklere karşı bağışık değil. Enerji sistemine yönelik artan sayıda fiziksel sabotaj olayı, kritik altyapımıza yönelik siber tehditler, iklim kaynaklı riskler ve jeopolitik tehditler mevcut.”
Ukrayna’daki savaşın, tek bir enerji tedarikçisine aşırı bağımlılıktan kesinlikle kaçınılması gerektiğini gösterdiğini vurgulayan Jørgensen, “Avrupa sistemi dayanıklılığını kanıtlamış olsa da yeni zorluklar, yeni yaklaşımlar gerektiriyor,” dedi. Komiser, bu yılın sonlarına doğru AB enerji güvenliği çerçevesinde hazırladığı bir reformu sunacağını da bildirdi.
Büyük Deniz Bağlantı Hattı (GSI) projesindeki ilerlemeye ilişkin bir soruya ise şöyle yanıt verdi: “Kıbrıs, Avrupa elektrik şebekesine bağlı olmayan son AB üyesi. Bu durum, ülkenin iç enerji piyasasına entegrasyonunu sınırlandırırken yenilenebilir enerjinin sisteme dâhil edilmesini engelliyor.”
“GSI projesindeki ilerleme, zaman çizelgeleri ve maliyetler açısından sonuçları olan karmaşık bir jeopolitik bağlam nedeniyle aksadı. Oysa bu bağlantı son derece stratejik öneme haiz. Mevcut zorlukların aşılması için ilgili üye devletler arasında tam iş birliği ve koordinasyon gerekli.”
“Komisyon, projeyi uzun süredir Avrupa’yı Birleştirme Aracı (CEF) üzerinden mali olarak desteklemektedir ve zamanında hayata geçirilmesini sağlamak üzere onu öncelikli ‘8 Enerji Otoyolu’ndan biri olarak dâhil etmiş durumda. Konuyu yakından takip ediyorum; Kıbrıs ve Yunanistan’daki mevkidaşlarımla iletişim halinde olmaya devam ediyorum.”
“Komisyonun, özel etkinlikler ve üst düzey temaslar dâhil olmak üzere Yunanistan ve Kıbrıs ile yakın iş birliği içinde, projenin jeopolitik boyutlarını ele almak adına ek girişimler yoluyla güçlü siyasi ve teknik destek vermeyi sürdüreceğinden eminim.”
Avrupa Şebekeleri Paketi’nin tamamen ulusal bir öncelikten ziyade stratejik bir Avrupa önceliği olarak görülüp görülemeyeceği sorusuna Komiser şu yanıtı verdi: Avrupa’nın daha güçlü ve daha bağlantılı bir altyapıya ihtiyacı var. “Avrupa Şebekeleri Paketi, ortak yarar için geliştirilen bir Avrupa projesi; daha fazla güvenlik ve dayanıklılık, daha düşük fiyatlar ve daha temiz enerji hedefliyor.” Komisyonun, CEF bütçesini yaklaşık 6 milyar avrodan neredeyse 30 milyar avroya çıkarma önerisini de hatırlattı.
Tüketicilere ek yük getirmeden şebekelerin nasıl iyileştirilebileceği sorulduğunda Jørgensen, gerekli iyileştirmelerin yapılmaması durumunda 2040 yılına kadar 310 TWh’lik yenilenebilir enerjinin boşa gideceğini belirtti. Bu miktar, 2023 yılındaki elektrik tüketiminin neredeyse yarısına denk geliyor.
Dan Jørgensen, planın yalnızca daha fazla yeni şebeke kurmayı değil, mevcut şebekeleri daha verimli kullanmayı da amaçladığını; Şebeke Paketi’nin âdil maliyet paylaşımını ve yenilenebilir enerjiden sağlanacak yerel faydaları teşvik ettiğini vurguladı.
Avrupa Uygun Fiyatlı Konut Planı’nın somut sonuçlar verip veremeyeceği sorulduğunda Jørgensen şöyle konuştu: “Konut yanlış biçimde bir meta olarak görülüyor. Oysa konut bir yuvadır — bir altın külçesinden çok daha fazlasıdır: sıcaklık, güvenlik ve aidiyettir. Avrupa’nın da bunu sağlaması gerekiyor.”
KHA/EK/MG/NST/2026
Kıbrıs Haber Ajansı