Savunma Bakanı Vasilis Palmas, Avrupa güvenliğinin çok boyutlu doğasına dikkat çekerek bunun sanayi kapasitesi, enerji güvenliği ve teknolojik özerklik ile ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğunu vurguladı.
Enerji Bakanı Michalis Damianos ve Araştırma Müsteşarı Nicodemos Damianou, dün Avrupa Parlamentosu Sanayi, Araştırma ve Enerji Komitesi (ITRE) ile yaptıkları görüşmede, Kıbrıs Dönem Başkanlığı’nın sanayi dayanıklılığı, enerji ve dijital güvenlik alanlarındaki ve Avrupa rekabet gücünün güçlendirilmesindeki temel önceliklerini anlattılar.
Palmas: AB özerkliği Çerçevesinde Çok Boyutlu Güvenlik
Savunma Bakanı Vasilis Palmas konuşmasında, günümüz Avrupasında güvenliğin artık sadece savunma konusu değil bir sanayi kapasitesi, enerji güvenliği, teknolojik özerklik ve Avrupa'nın rekabet gücü konusu olduğuna işaret etti.
Bugünün Avrupasında güvenliğin, kriz patlak vermeden çok önce laboratuvarlarda, fabrikalarda, veri merkezlerinde ve tedarik zincirlerinde üretildiğini belirten Palmas, bu nedenle Komite’nin misyonunun son derece kritik olduğunu ifade etti.
Komitenin şu anda önünde bulunan programların, Avrupa'nın güvenliği, rekabet gücü ve özerkliği için stratejik araçlar oluşturduğunu kaydeden Savunma Bakanı, Kıbrıs Dönem Başkanlığı'nın, önceki Dönem Başkanlığı'nın güçlü çalışmalarına dayandığını ve özellikle bu gibi zamanlarda sürekliliğin önemli olduğunu söyledi.
Kıbrıs Dönem Başkanlığı'nın, iş birliği ve güven ruhu içinde ortak öncelikleri ilerletmeye kararlı olduğunu belirten Palmas, mevcut anı karakterize eden şeyin sadece zorlukların ve tehditlerin ölçeği değil aynı zamanda bunların eş zamanlı olarak ortaya çıkması olduğunu kaydetti.
Savunma Bakanı, günümüz güvenliğinin çok boyutlu olduğunu, askeri ve sivil alanları, fiziksel ve dijital alanları, iç ve dış tehditleri kapsadığını anlattı.
Bu nedenle rollerinin Avrupa'nın güvenlik mimarisinin merkezinde yer aldığının altını çizen Vasilis Palmas sözlerine şöyle devam etti:
“Bu gerçek, Avrupa stratejik özerkliğinin açık ve pragmatik bir şekilde anlaşılmasını gerektirmektedir.”
"Bu, izolasyon veya benzer düşüncelere sahip ortaklardan kopma olarak değil gerektiğinde önleme, koruma ve sürdürülebilir eylem kapasitesi ve mümkün olan her yerde iş birliği olarak düşünülmelidir."
“Kıbrıs, sorumlu ve dürüst bir arabulucu olarak Başkanlığı sürdürmektedir. Amacımız uygulamayı teşvik etmek, politika tutarlılığını sağlamak, kurumlar ve üye devletler arasında etkili iş birliğini kolaylaştırmaktır.”
“Kıbrıs, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'nın kavşağında yer alması nedeniyle bu tartışmaya özel bir bakış açısı getirmiştir. Çevremizde olanlar çevremizde kalmaz." “Kıbrıs egemenlik ve toprak bütünlüğünün ne anlama geldiğini çok somut bir şekilde anlamıştır.”
“Topraklarının bir kısmı yasa dışı işgal altında olan Kıbrıs, uluslararası hukuku kararlılıkla savunurken, Ukrayna ile de tam dayanışma içindedir.”
“Ukrayna'ya destek Kıbrıs Başkanlığı’nın temel önceliği olmaya devam edecektir.”
Avrupa'nın stratejik özerkliğinin özünde güvenlik ve savunmaya hazır olmanın yattığını belirten Palmas, Avrupa'nın bugünkü zorluğunun hırs eksikliği değil bu hırsı artan yeteneklere dönüştürme becerisi olduğunu ifade etti; bunun, Dönem Başkanlığı için yol gösterici bir ilke olmaya devam ettiğini bildirdi.
Vasilis Palmas, Başkanlığın savunma hazırlığı basitleştirme paketlerini ilerletmeye önem verdiğini belirtti; “Basitleştirme, serbestleştirme anlamına gelmez. Aşırı karmaşıklık yatırımları geciktirir ve nihayetinde Avrupa'nın hareket kabiliyetini zayıflatır” dedi.
Savunma Bakanı, hazırlığın, savunma yatırımlarını kolaylaştırmak ve Avrupa Savunma Fonu ve yakında kurulacak Avrupa Rekabet Fonu da dâhil olmak üzere mevcut araçların işleyişini iyileştirmek için önemli bir araç olduğunu vurguladı.
SAFE'ten de söz eden Palmas, bunun ortak yatırımları desteklemede ve koordineli ve öngörülebilir yatırımlar yoluyla Avrupa sanayi tabanını güçlendirmede önemli bir adım olduğuna dikkat çekti.
Bakan, Kıbrıs’ın Dönem Başkanlığı sırasında, Avrupa Komisyonu ile yakın iş birliği içinde, nihai Konsey kararlarının hızlı bir şekilde işlenmesinin kolaylaştırılacağını, kararlaştırılan çerçeveye uygun olarak etkin uygulamanın destekleneceğini belirtti.
Jean Monnet'nin "İnsanlar olmadan hiçbir şey mümkün değildir; kurumlar olmadan hiçbir şey kalıcı değildir" sözlerini hatırlatan Vasilis Palmas, Avrupa Birliği kurumlarının vatandaşlarına kalıcı güvenlik sağlamasını sağlamanın sorumlulukları dâhilinde olduğunu belirtti.
Konuşmasının sonunda Avrupa güvenliğinin temel taşı olmaya devam eden transatlantik iş birliğine değinen Palmas, NATO'nun kolektif savunmada merkezi bir rol oynadığını, Avrupa Birliği'nin ise kendi yeteneklerini ve eylemlerini güçlendirmeye devam ettiğini kaydetti.
Kıbrıs Dönem Başkanlığı’nın, her iki tarafın karar alma özerkliğine tam saygı göstererek şeffaf ve karşılıklı olarak güçlendirici AB-NATO iş birliğini destekleyeceğini bildirdi.
Enerji, Ticaret ve Sanayi Bakanı Michalis Damianos da Kıbrıs Dönem Başkanlığı’nın Birliğin endüstriyel ve enerji boyutuna ilişkin önceliklerini özetledi.
Avrupa Parlamentosu ve ITRE Komitesi'nin önümüzdeki seçenekleri şekillendirmede oynadığı kilit rolün altını çizen Michalis Damianos, Kıbrıs Başkanlığının Birlik için belirleyici bir anda başladığını; Avrupa'nın giderek daha istikrarsız bir jeopolitik ortamda faaliyet gösterdiğini, enerji sistemleri ve endüstriyel rekabet gücü üzerinde sürekli baskı altında olduğunu, küresel rekabetin teknolojik değişimi hızlandırdığını ve tüm değer zincirlerini yeniden şekillendirdiğini ifade etti.
Damianos bu zorlukların, siyasi ve stratejik tutarlılığın yanı sıra etkili çalışma kapasitesi gerektiren birbirine bağlı gerçeklikler olduğunu vurguladı.
Enerji Bakanı, Başkanlığın sloganı olan “Dünyaya açık, özerk bir Birlik”in, rekabet gücünün Avrupa'nın ekonomik gücünü ve küresel etkisini koruma yeteneğinin merkezinde yer aldığı inancını yansıttığını, özerkliğin, sınırların ardına çekilmek veya pazarları kapatmak anlamına gelmediğini, aksine mümkün olan yerlerde iş birliği yapmak ve gerektiğinde kararlı bir şekilde hareket etmek için içsel güce, dayanıklılığa ve güvene sahip olmak anlamına geldiğini açıkladı ve şöyle devam etti:
“Bu, Avrupa'nın stratejik tercihlerini baltalayan kritik bağımlılıklara karşı savunmasız kalmadan, çok taraflılığa ve ortak Avrupa değerlerine sıkıca bağlı, güvenilir bir siyasi ortak olarak kalması anlamına gelir. Bu bakış açısının özünde temel bir ilke yatmaktadır: O da rekabet gücüdür.”
“Sadece rekabetçi bir Avrupa özerk olabilir. Rekabet gücünün endüstriyel dayanıklılığı, enerji güvenliğini, teknolojik yeteneği ve sosyal uyumu destekler. Avrupa’nın sanayi tabanını güçlendirmeye, tek pazarın entegrasyonunu derinleştirmeye ve Enerji Birliği’ni tamamlamaya önem veriyoruz.”
Michalis Damianos, enerji yoğun sektörler olan çelik, metal, kimya ve çimento gibi sektörlerin yüksek enerji maliyetleri, büyük yatırım ihtiyaçları ve küresel rekabetin dengesizliği gibi gerçek baskılarla karşı karşıya olduğunu da belirtti.
Temiz Sanayi Anlaşması kapsamında açıklanan sektörel eylem planlarının bu nedenle, sanayiinin yanında duran bir Avrupa için zamanında ve gerekli olduğunu ifade etti.
Michalis Damianos, Başkanlığın bu eylem planlarının uygulanmasını ilerletmeye ve gelecek girişimleri gecikmeden incelemeye tamamen kararlı olduğunu vurguladı; bu bağlamda, Sanayi Hızlandırıcı Yasasının Kıbrıs Başkanlığı'nın merkezi önceliğini oluşturacağını da sözlerine ekledi.
Araştırma, İnovasyon ve Dijital Politika Müsteşarı Nicodemos Damianou ise konuşmasında, dijital alandaki, araştırmadaki, inovasyondaki, siber güvenlikteki ve uzaydaki her önceliğin Kıbrıs Dönem Başkanlığı’nın sloganıyla stratejik olarak uyumlu olduğunu ve bu sloganın başarılmasına katkıda bulunduğunu bildirdi.
Bunların teknik veya izole politika alanları değil, Avrupa'nın özerkliği, rekabet gücü ve uzun vadeli dayanıklılığının belirleyici boyutları olduğunu açıklayan Damianou, iyi işleyen, güvenli ve dayanıklı bir telekomünikasyon altyapısının hayati önem taşıdığını belirtti.
Nicodemos Damianou, Avrupa'nın 2G ve 3G gibi dünyayı birbirine bağlayan standartlarda öncü olduğuna ancak daha sonra günümüzün uygulama tabanlı ekonomisini ve yapay zekâyı destekleyen altyapılarda geride kaldığına dikkat çekti.
Müsteşar Nicodemos Damianou, 5G ve 6G ağlarının yaygınlaştırılması için yatırımların önünün açılması, yapay zekâ ve bulut teknolojilerinin tam olarak kullanılmasının sağlanması ve aynı zamanda rekabet ortamının korunması ve tüketici korumasının güvence altına alınması gerektiğinin altını çizdi.
Bu bağlamda, Komisyon'un Dijital Ağlar Yasası önerisini memnuniyetle karşıladı; "DNA, tek pazarın omurgası olarak kritik öneme sahiptir ve Avrupa'nın rekabet gücüyle temelden bağlantılıdır" şeklinde konuştu.
Kıbrıs Dönem Başkanlığı'nın, Avrupa Parlamentosu ile gelecekteki müzakerelere uygun şekilde hazırlanmak için Komisyon'un önerisinin gereken özenle analiz edilmesini ve müzakere edilmesini sağlayacağını belirtti.
KHA/MG/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı