Kıbrıs'ın Avrupa Birliği (AB) Konseyi Daimî Temsilciliği çerçevesinde salı günü Brüksel'de düzenlenen Kıbrıs Forumu kapsamında “Değişen Jeopolitik Ortamda AB Genişlemesinin Stratejik Önemi” konulu bir görüşme yapıldı.
Görüşmede konuşmacılar, Avrupa Birliği'nin genişlemesinin kıta genelinde güvenlik ve istikrarı güçlendiren jeo-stratejik bir gereklilik olduğunun altını çizdi.
Kıbrıs'ın AB Daimî Temsilciliği Genişleme Danışmanı Nektaria Kakoutsi konuşmasında, mevcut siyasi ortamda Birliğin genişlemesinin önemini vurguladı.
Avrupa Birliği'nin büyük güçler arasında artan rekabetin yanı sıra çok sayıda, üst üste binen krizlerle karşı karşıya olduğunu ifade eden Kakoutsi, AB'nin stratejik özerklik geliştirmesi ve krizlere etkili bir şekilde yanıt verebilme yeteneğine sahip olması, aynı zamanda müttefikleriyle iş birliğini sürdürmesi gerektiğine dikkat çekti.
Müttefiklerinin yanında olması hâlinde Avrupa Birliği’nin kendi konumunu bağımsız olarak savunabilmesi gerektiğini, herkesle her zaman aynı fikirde olamayacaklarını ancak kendi seslerinin de olması gerektiğini belirten Nektaria Kakoutsi, genişlemenin yeni ülkelerin AB “ailesine” katılmasıyla ilgili olduğunu, Birliğin onlara istikrar, güvenlik ve değerlere dayalı bir sistem sunacağını, şu anda savaş hâlinde olan Ukrayna da dâhil olmak üzere on aday ortağın gelişmeleri yakından takip ettiğini, Batı Balkanlar'ın ise yaklaşık yirmi yıldır beklediğini anlattı.
Genişleme ve Doğu Komşuluk Genel Müdürlüğü (DG ENEST) Genel Direktörü Gert Jan Koopman, Avrupa Birliği’nin genişlemesinin gerçek ve gerekli bir süreç olduğunu, aday ülkelerin Birlik değerlerine ve performansa dayalı kriterlere sıkı sıkıya bağlı kalmaları gerektiğini kaydetti.
İlk aday grubunun katılım sürecinin, mevcut metodolojilerin onları değerlendirmek için özel olarak tasarlandığı için “nispeten basit” olduğunu ifade eden Koopman, “Bu aşamada, daha geniş ortamı istikrara kavuşturma konusundaki kendi çıkarlarımızın, değerlere ve performansa tamamen dayalı bir süreci sürdürme ihtiyacıyla nasıl birleştirilebileceğini inceliyoruz” dedi.
Gert Jan Koopman, katılımın sadece AB değerleriyle uyumlu olmakla kalmayıp özellikle Ortak Dış ve Güvenlik Politikası alanında Birlik politikalarıyla da uyumlu olması gerektiğine işaret etti; “Sadece vaatler değil jeo-stratejik çıkarlarımızla gerçek bir uyum görmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
Katılım anlaşmalarının başarılı bir şekilde onaylanması için kamuoyunun ve üye devletlerin desteğinin önemine dikkat çeken Koopman, istedikleri son şeyin, bir ülke için katılım anlaşması imzalamak ve bunun başarısız olması olduğunu, bunun Avrupa Birliği için jeo-stratejik bir yenilgi anlamına geleceğini belirtti.
Genişleme ve Doğu Komşuluk Genel Müdürlüğü Genel Direktörü Koopman, zorluklara rağmen aday ülkeler için önemli fırsatlar bulunduğunu ve AB'nin genişleme sürecinin başarılı bir şekilde tamamlanmasında büyük bir çıkarı olduğunu söyledi.
Ukrayna'nın AB'ndeki Misyon Başkan Yardımcısı Oksana Diakun, ülkesinin Avrupa güvenliği ve AB'nin jeo-stratejik istikrarı için kritik bir faktör olduğuna işaret etti; "Genişlemenin jeopolitik mi yoksa liyakate dayalı mı olması gerektiği konusunda bir ikilem yok" dedi.
Diakun, Avrupa’nın artık engelleri veya genişleme yorgunluğunu tartışmaya gerek duymayacak bir noktaya ulaştığını, genişlemenin hem AB hem de aday ülkeler için jeo-stratejik bir gereklilik olduğunu ifade etti; Ukrayna'nın sadece kıtanın doğu kanadını savunması nedeniyle değil aynı zamanda savunma sanayisi ve Avrupa toplumunun direncini artırma kapasitesi nedeniyle de Avrupa için bir güvenlik sorunu hâline geldiğini vurguladı.
Diakun "Liyakat esaslı bir yaklaşımın tam olarak uygulanmasını sağlamak isteyen ilk biziz" dedi; üyelik tarihinin tartışılmasının bir kestirme yol değil reformları desteklemek için bir disiplin ve seferberlik aracı olduğuna dikkat çekti.
Karadağ'ın AB Büyükelçisi Petar Marković, Avrupa Birliği'nin genişlemesinin artık tartışma konusu olmadığını, Birliğin jeopolitik gerçekleri de dikkate alarak liyakat esasına saygı gösterecek şekilde genişlemeye devam etmesi gerektiğini belirtti.
"Genişlemeye evet, ikilem yok," diyen Marković, sürecin ortaya çıkacak Avrupa Birliği'ni güçlendirmesi gerektiğini, Kıbrıs Dönem Başkanlığı'nın sloganını hatırlatarak bunun AB'nin gelecek hafta ve aylarda faaliyet göstermesi gereken çerçeveyi tam olarak sağladığını söyledi.
Marković, AB'nin küresel zorbalara karşı durma yeteneğini, eski uygulamalarla değil Birliği daha güçlü ve dirençli kılan sürdürülebilir, çok katmanlı ve liyakate dayalı bir süreçle göstermesi gerektiğini ifade etti.
Genişlemenin jeo-politik ve liyakate dayalı boyutlarını birbirini dışlayan unsurlar olarak gösteren son Financial Times makalelerinden söz eden Marković, yanlış ikilemleri ortadan kaldırmak gerektiğini, mevcut metodolojiyi korurken üye devletlerin güvenilir, liyakate dayalı sinyaller göndermesine olanak tanıyan bir siyasi çerçeve ekleyerek iki yaklaşımı birleştirilebileceklerini kaydetti.
Marković bu yaklaşımın, genişlemenin tutarlı bir şekilde ilerlemesini, katı aday kriterlerine saygı duymasını ve aynı zamanda gerektiğinde stratejik siyasi mesajlaşmayı içermesini sağlayacağını bildirdi.
Amerika Birleşik Devletleri Alman Marshall Fonu'nda Seçkin Üye ve Başkan Danışmanı olan Ian Lesser konuşmasında, Avrupa için stratejik ortamın önemine işaret etti; mevcut koşulların hem ekonomik rekabet gücü hem de güvenlik açısından elverişsiz olduğunu söyledi.
Ian Lesser, Washington'un 1990'larda ayrılmaz bir rol oynadığı tartışmaların temelden değiştiğini, daha geniş konularda net bir yol haritası olmadan stratejik özerklik ve jeopolitik güvenliği takip etmeyi giderek zorlaştığını belirtti.
Lesser, hareketsizliğin maliyetleri konusunda da uyarıda bulundu; karar alınmamasının Rusya ve Çin gibi aktörlere alan bıraktığını, giderek daha az elverişli bir stratejik ortama yol açtığını kaydetti.
Ukrayna ile ilgili olarak Avrupa'daki savaşın ölçeği ve önemi göz önüne alındığında, durumu varoluşsal olarak nitelendiren Ian Lesser, sonuç olarak Batı Balkanlar gibi bölgelere kıyasla zorluğun daha karmaşık olduğunu ancak Avrupa'nın geleceği için de çok daha önemli sonuçlar doğuracağını kaydetti.
Lesser, yalnızca Ukrayna için değil bir bütün olarak Avrupa için de belirleyici olacak esnek ve hedef odaklı çözümlere duyulan ihtiyacın altını çizdi.
KHA/MG/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı