Avrupa Komisyonu, Avrupa Çıkarları Kablo Projeleri (CPEI) listesini teşvik ederek denizaltı telekomünikasyon kablolarının güvenliğini güçlendiriyor; bu kapsamda Kıbrıs hem Doğu Akdeniz-Karadeniz bölgesinde hem de Trans-Akdeniz koridorunda kilit bir rol üstleniyor.

Komisyon aynı zamanda, denizaltı veri kablosu altyapılarının güvenliğini ve dayanıklılığını artırmayı amaçlayan stratejik projelere toplam 347 milyon avro tahsis ederek Avrupa Bağlantı Tesisi (CEF) Dijital Çalışma Programı'nı değiştirdi.

Kıbrıs, özellikle CPEI kapsamında hem Doğu Akdeniz ve Karadeniz'de (Öncelikli Alan 6) hem de Trans-Akdeniz, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu koridorunda (Öncelikli Alan 7) denizaltı kablo altyapılarına yönelik Avrupa planlamasının merkezine yerleştiriliyor.

Öncelikli Alan 6 kapsamında AB Uzman Grubu, Kıbrıs'ı ana kara Yunanistan'a ve Türkiye'ye bağlayacak, oradan Karadeniz üzerinden Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna'ya uzanacak bir "feston ağı" kurularak yeni bir denizaltı kablosunun döşenmesini öneriyor.

Raporda açıklandığı üzere "feston", kablonun karasal güzergâhlardan geçmek yerine kıyı şeridi boyunca uzanarak birden fazla çıkış noktasını sırayla birbirine bağladığı bir denizaltı kablo sistemi türünü ifade ediyor.

Rapor aynı zamanda mevcut ve planlanan projelerin, Kıbrıs, Yunanistan, Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna ve Güney Kafkasya'yı birbirine bağlayan entegre güzergâhlara yönelik daha geniş ihtiyacı tam olarak karşılamadığını vurguluyor.

Yeni kablo sistemlerine duyulan ihtiyaç, veri talebindeki keskin artışla da doğrudan bağlantılı olup AB siber güvenlik standartlarına dayanan yeni kablo sistemlerini zorunlu kılıyor. Öncelikli Alan 6 kapsamında öngörülen iki yeni denizaltı kablosunun döşenmesi için tahmini maliyetin 334 milyon avro olduğu belirtiliyor.

Öncelikli Alan 7 ile ilgili olarak rapor, mevcut deniz koridorlarının dışında Asya'ya yönelik alternatif bir güzergâha ihtiyaç duyulduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Raporda, Kızıldeniz'deki kabloların hâlihazırda yoğun biçimde kullanıldığı ve bu bölgeye ek denizaltı kablolarının döşenmesinin, özellikle Arap Yarımadası çevresinde bir halka oluşturulabilmesi durumunda dayanıklılığı artıracağı vurgulanıyor.

Akdeniz'deki sınırlı mevcut altyapıya da özellikle değiniliyor: Şu anda Akdeniz bölgesindeki tek büyük sistemin 25 Tbit/s kapasite sağlayan ve Akdeniz'deki AB üye devletlerini İsrail'e bağlayan Jonah kablosu olduğu kaydediliyor; bu sınırlı altyapının, kablo hasarı veya jeopolitik istikrarsızlık durumunda kesinti riskini artırdığına dikkat çekiliyor.

Bu bağlamda Uzman Grubu, Avrupa ana karasından (Fransa, İtalya) başlayıp Hırvatistan, Kıbrıs, Yunanistan, Arnavutluk, Karadağ ve Mısır'a uğrayan ve Arap Denizi'ne geçen 7a kablosu aracılığıyla Kıbrıs'ı açıkça kapsayan yeni bir güzergâh öneriyor.

Rapora göre bu güzergâh, Kızıldeniz ve Bab el-Mandeb Boğazı'na alternatif bir rota sağlayarak Hürmüz Boğazı'ndan kaçınıp Avrupa'yı Hindistan, Singapur ve Malezya'ya bağlayacaktır.

Öncelikli Alan 7'nin genel finansal ölçeği de açıkça tanımlanmış olup bu alanda ek kablo kapasitesinin döşenmesinin tahmini maliyetinin 1,287 milyar avro olduğu bildiriliyor.

Rapor son olarak, mevcut ve planlanan çok sayıda projeye rağmen stratejik kırılganlık sorununun devam ettiğinin altını çiziyor; söz konusu girişimlerin büyük ölçüde mevcut koridorları izlediğini ve Bab el-Mandeb Boğazı ile Kızıldeniz güzergâhlarında yoğunlaşan trafiğin yarattığı stratejik kırılganlığı tam olarak azaltmadığını belirtiyor.

KHA/EK/MG/NST/2026

Kıbrıs Haber Ajansı