Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, Avrupa Birliği’nin (AB) rekabet gücünün güçlendirilmesinin Avrupa’nın geleceği açısından stratejik bir dönüm noktası olduğunu; bunun stratejik özerklik ve bağımsızlıkla doğrudan bağlantılı bulunduğunu  belirtti.

Perşembe günü Belçika’da Alden Biesen Kalesi’nde düzenlenen gayri resmî zirvede konuşan Christodoulides, Kıbrıs’ı örnek göstererek ulusal reformların yüksek büyüme oranlarına, tarihsel olarak düşük işsizlik oranlarına ve sosyal politikalara yatırıma nasıl zemin hazırladığını; özerkliğin sağlanmasına ve rekabet gücünün artırılmasına nasıl katkı sunduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Christodoulides, gayri resmî zirvede, net zaman çizelgeleriyle kararlara ulaşmayı hedefleyen ve AB’nin rekabet gücünü güçlendirmeye yönelik Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sekiz somut önerisini sundu.

Kıbrıs Haber Ajansına (KHA) konuşan bir hükûmet kaynağına göre, Mario Draghi’nin 27 AB liderine hitaben yaptığı açılış konuşmasının ardından söz alan Cumhurbaşkanı Christodoulides, daha rekabetçi bir Avrupa’nın daha güçlü, daha dirençli ve uluslararası ortamda daha özerk hareket edebilen bir Birlik anlamına geldiğini vurguladı; bu iki hedefin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Christodoulides, Avrupa entegrasyonunun tüm kilit politika alanlarında hızlandırılması gerektiğini söyleyerek özellikle Ortak Pazar’ın tamamlanmasına, gerçek bir Enerji Birliği’nin teşvik edilmesine, Tasarruf ve Yatırım Birliği’nin kurulmasına ve Sermaye Piyasaları Birliği’nin derinleştirilmesine dikkat çekti.

Artan jeo-ekonomik rekabet ortamında AB’nin küresel ölçekte etkili bir güç olarak kalabilmesi için hızlı ve kararlı hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, Kıbrıs’ın AB Konseyi Dönem Başkanlığı rolüne ilişkin olarak da rekabet gücünün Lefkoşa için merkezî bir siyasi öncelik olduğunun altını çizdi. Kıbrıs’ta gayriresmî bir Rekabet Konseyi toplantısının hâlihazırda gerçekleştirildiğini, ardından Brüksel’de resmî bir konsey toplantısının düzenleneceğini; bunun, liderlerin görüşmelerini hazırlamak ve takip etmek ile somut sonuçlar ve kararlar şekillendirmek amacıyla gerçekleştirileceğini belirtti.

Christodoulides daha sonra Birliğin rekabet gücünü güçlendirmeye yönelik Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sekiz önerisini sunarak, net zaman çizelgelerine sahip kararların gerekliliğini vurguladı ve ilk önemli başlığın düzenleyici çerçevenin sadeleştirilmesi olduğunu ifade etti.

Bürokrasinin ve idari yükün azaltılmasının işletmeler, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler), vatandaşlar ve yatırım çekme açısından büyük önem taşıdığını belirten Nikos Christodoulides, Dönem Başkanlığının, Komisyonun ilgili sadeleştirme paketlerini ilerletmek ve altı aylık süre içinde siyasi uzlaşıya varmak için çalıştığını; sadeleştirme ilkesinin tüm AB müktesebatında ve gelecekteki yasama çalışmalarında geçerli olması gerektiğini kaydetti.

Stratejik bağımlılıkların azaltılmasına ilişkin olarak da Cumhurbaşkanı, genişletilmiş bir ticaret anlaşmaları ağı aracılığıyla pazarlara erişimin çeşitlendirilmesi ve güvence altına alınması ihtiyacına işaret etti.

Serbest ticaret anlaşmalarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik önem taşıdığını belirten Christodoulides, kilit ortaklarla yapılan anlaşmalardaki ilerlemeyi memnuniyetle karşıladığını söyledi; başta Birleşik Arap Emirlikleri, Güneydoğu Asya ülkeleri ve Avustralya olmak üzere anlaşmaların sonuçlandırılması gerektiğini vurguladı.

Avrupa’nın, teknoloji şirketlerini ölçeklendirmekte yaşanan zorluklar nedeniyle önemli bir insan sermayesini üçüncü ülkelere kaptırdığını ifade eden Christodoulides, ileri teknolojilere yönelik araştırma, inovasyon ve yatırım için elverişli bir ekosistem oluşturulması gerektiğini dile getirdi.

Christodoulides konuşmasında, bilgi ve yenilik özgürlüğünün “beşinci Avrupa özgürlüğü” olarak tesis edilmesinin önemini; yapay zekâ altyapısına yatırım yapılması ve Avrupa sanayisi için kritik hammaddelerin güvence altına alınması ihtiyacını da anlattı.

Enerji konusunda Cumhurbaşkanı, yüksek enerji fiyatlarının hane halkları ve işletmeler için ciddi bir zorluk oluşturduğunu ve rekabet gücünü doğrudan etkilediğini belirterek Avrupa şebekelerinin birbirine bağlanmasının ve modernize edilmesinin, maliyetleri düşürmek ve stratejik bağımsızlığı sağlamak açısından hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekti.

Dönem Başkanlığının, sınır ötesi bağlantıları hızlandırmak amacıyla şebekelere ilişkin ilgili Avrupa paketini ilerletmek için çalıştığını kaydeden Christodoulides, artık gerçek bir Enerji Birliği kurmanın zamanı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı, Avrupa kaynaklarının öncelikle savunma sektörü dâhil olmak üzere Avrupa’nın üretim tabanını güçlendirmesi gerektiğini belirterek Birliğin, baskı veya tehdit durumlarında orantılı ve birlik içinde yanıt vermesini sağlayan çeşitli araçlara sahip, güvenilir bir güç olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı, “Bu çabada kimseyi dışlamayacağız. Ancak Avrupa programlarına katılmak isteyen herhangi bir üçüncü ülke, belirli kriterleri karşılamalı ve kolektif sorumluluğu paylaşmalıdır.” dedi.

Yeni Çok Yıllık Mali Çerçeveye ilişkin olarak da Christodoulides, çerçevenin rekabet gücü önceliğini yansıtması gerektiğini söyledi. Kıbrıs Dönem Başkanlığının Avrupa Rekabet Fonu konusunda önemli ilerleme kaydetmeyi hedeflediğini belirten Christodoulides, yıl içinde genel Çok Yıllık Mali Çerçeve üzerinde siyasi bir anlaşmaya varılması yönündeki daha geniş hedefi de hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Christodoulides ayrıca, sonuçların vatandaşlar ve işletmeler tarafından hissedilebilmesi için rekabet gücünün; net siyasi yönlendirme, belirli zaman çizelgeleri ve hızlı uygulama ile Avrupa Konseyi gündeminde sağlam biçimde yer alması gerektiğini vurguladı ve Aralık 2026’ya kadar kararlı ve somut ilerleme adımlarının atılmasının güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

Avrupa düzeyindeki faaliyetlerin ulusal reformlarla birlikte yürütülmesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı, Kıbrıs’ı örnek göstererek vergilendirme, eğitim, adalet ve dijitalleşme alanlarındaki reformların, yatırım çekmeyle birlikte; güçlü büyümeye, düşük işsizliğe ve kamu borcunda önemli bir azalmaya yol açtığını, bunun da sosyal politikalara daha fazla destek verilmesine ve savunmanın güçlendirilmesine imkân tanıdığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Christodoulides, konuşmasının sonunda stratejik özerkliğin izolasyon anlamına gelmediğini; aksine gerektiğinde bağımsız hareket edebilme kapasitesi ve direnç anlamına geldiğini vurguladı. Avrupa’nın küresel bir lider olarak kalmak için ekonomik güce, insan sermayesine ve kurumsal temellere sahip olduğunu belirten Christodoulides, ihtiyaç duyulanın siyasi irade, stratejik netlik ve cesur kararlar olduğunu söyledi.

KHA/EK/MG/NST/2026

Kıbrıs Haber Ajansı