Avrupa Parlamento Haftası (European Parliamentary Week) kapsamında, Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleriyle Avrupa Birliği (AB) üye devletlerinden, aday ülkelerden ve gözlemci devletlerden gelen ulusal parlamenterlerin katıldığı bir konferans düzenlendi.
Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinlik, Avrupa Parlamentosu ile Kıbrıs Temsilciler Meclisi tarafından, Avrupa Birliği Konseyinin Kıbrıs Dönem Başkanlığının parlamenter boyutu çerçevesinde eş düzenlendi.
Konferansın açılışını yapan Temsilciler Meclisi Başkanı Annita Demetriou, katılımcıların yalnızca kurumları ve devletleri temsil eden kişiler olarak değil, aynı zamanda krizler ve çatışmaların içinden doğmuş, Avrupa genelindeki ilerlemeye yön veren ortak bir Avrupa mirasının koruyucuları olarak bir araya geldiklerini vurguladı.
Demetriou, Avrupa’nın diyalog ve görüş ayrılıklarını kabullenme kültürü üzerine inşa edildiğini; birliğinin ise tekdüzelikten değil, bilinçli bir siyasî tercihten kaynaklandığını belirtti.
Ayrıca demokrasinin direncinin, yoğun jeopolitik değişimlerin ve derin belirsizliklerin yaşandığı günümüzde ciddi biçimde sınandığını söyleyen Demetriou, özellikle Rusya’nın Ukrayna’yı istilasına değinerek Avrupa’da barış ve güvenliğin garanti altında olmadığını vurguladı.
Kıbrıs’ın, topraklarının bir bölümünün işgalini yaşamakta olan bir devlet olarak uluslararası hukuk ihlallerinin sonuçlarını çok iyi bildiğini hatırlatan Demetriou, Ukrayna’ya verilen desteğin önemini de öne çıkardı.
Konuşmasında, içinde bulunulan çağın “bilgi değil, aşırı enformasyon çağı” olarak nitelendirilebileceğini ifade eden Meclis Başkanı, katılımcı demokrasiyi güçlendirme potansiyeli taşıyan sosyal medyanın çoğu zaman yanlış bilginin hızlandırıcısı hâline geldiğini söyledi. “Yalan, iyi belgelenmiş görüşlerden daha hızlı yayılıyor. Algoritmalar sükûneti değil, yoğunluğu ödüllendiriyor. Yapay zekâ ise ifade özgürlüğü ile manipülasyon arasında gidip geliyor.”
Eurobarometere verilerine atıfta bulunan Demetriou, vatandaşların güvenlik, istikrar, geleceğe dair beklenti, daha fazla birlik ve daha etkili siyasî eylem talep ettiğini belirtti. Bu çerçevede hem Avrupa Parlamentosu’nun hem de ulusal parlamentoların, propaganda, toksisite ve popülizmden arınmış bir biçimde hesap verebilirlik, şeffaflık ve anlamlı katılım sağlamadaki temel rolünü vurguladı.
Parlamentolar arası diyaloğun güçlendirilmesinin bir prosedür lüksü değil, demokratik bir zorunluluk olduğunu ifade eden Demetriou; ancak yakın iş birliği sayesinde Avrupa'nın enerji ve kritik ham maddelerdeki stratejik bağımlılıklarını, daha güçlü savunma kapasitesi ihtiyacını, dijital ve yeşil dönüşümleri, demografik sıkıntıları ve beceri açıklarını, ayrıca göç baskılarını ve bunların araçsallaştırılmasını etkili biçimde ele alan ortak politikaların geliştirilebileceğini belirtti.
Aynı zamanda Avrupa’nın güneydoğu ucundaki küçük bir devletin —ve Avrupa toprağının kısmen işgal altındaki bir bölümünün— büyük bir sorumluluk üstlendiğini anlatan Demetriou, “Kıbrıs, benim vatanım, Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı’nı yürütme onuruna sahiptir,” dedi.
Demetriou, Kıbrıs’ın dürüst bir arabulucu olarak hareket etmeyi, uzlaşı oluşturmayı, ortak Avrupa çıkarına hizmet etmeyi ve Avrupa’nın birliğini ve dayanıklılığını güçlendirmeyi hedeflediğini vurguladı. Ülkenin Doğu Akdeniz’deki jeostratejik önemine işaret ederek, bölgedeki ve Orta Doğu’daki ülkelerle AB ilişkilerinin güçlendirilmesine katkı sunabileceğini; ayrıca Birleşmiş Milletler Şartı’na, uluslararası hukuka ve Avrupa değerlerine dayanan bir dış politikanın teşvik edilmesinde rol oynayabileceğini belirtti.
Meclis Başkanı, Avrupa’nın kritik bir yol ayrımında bulunduğunu ve karşı karşıya olduğu zorlukların, Birliğin yenilikçilik, verimlilik ve rekabet gücündeki potansiyelini kullanarak stratejik sıçramalar yapmasını gerektirdiğini söyledi. Ayrıca yeşil dönüşümün ve üye devletlerin hedeflerini yansıtan bir Çok Yıllı Mali Çerçevenin önemini vurguladı.
Demetriou, katılımcıları birlik, sorumluluk ve iş birliğini seçmeye davet ederek, Avrupa’nın demokrasi, hakikat ve çok taraflılığı savunmada öncülük etmesi; kaos dönemlerinde istikrar sağlaması, kutuplaşma dönemlerinde uzlaşı örneği olması ve belirsizlik zamanlarında güvenlik sunması gerektiğini ifade etti.
Meclis Başkanı son olarak, Kıbrıs gibi küçük devletlerin bile Avrupa’nın geleceğinin şekillenmesinde önemli bir role sahip olduğunu hatırlattı. “Öyleyse gelin, ortak geleceğimizi bilinçle, cesaretle ve inançla seçelim. Hak ettiğimiz gelecek budur,” diyerek sözlerini tamamladı.
KHA/NST/MHY/2025
Kıbrıs Haber Ajansı