Veteriner Hizmetleri, Lefkoşa Kazası’na bağlı Geri ve Dali’de oluşturulan yeni 3 ve 10 kilometrelik enfekte bölgelerde iki yeni şap vakasının tespit edildiğini, toplam vaka sayısının ise 41’e ulaştığını açıkladı.

Veteriner Hizmetleri Basın Sözcüsü ve Kıdemli Veteriner Yetkilisi Sotiria Georgiadou, pazartesi öğleden sonra Lefkoşa’daki Veteriner Hizmetleri binasında düzenlediği basın toplantısında, vakalardan birinin 70 ineğin bulunduğu Geri’deki bir sığır çiftliğinde, diğerinin ise yaklaşık 1700 küçükbaş hayvanın bulunduğu Dali’deki bir koyun-keçi işletmesinde belirlendiğini söyledi.

Georgiadou, soruları yanıtlarken, Dali ve Geri’deki yeni vakaların daha önce yapılan hayvan sevkiyatlarından kaynaklandığını, bu hayvanların ya enfekte olduğunu ya da komşu işletmelerden virüs kaptığını ifade etti.

Aynı zamanda 16 enfekte işletmedeki tüm hayvanların itlaf edildiğini belirten Georgiadou, ülke genelinde şu ana kadar büyükbaş hayvanların yüzde 76’sından fazlasının, küçükbaş hayvanların ise yüzde 42’sinden fazlasının aşılandığını kaydetti. Domuzlar için de aşı siparişi verildiğini ve üretimin sürdüğünü söyleyen Georgiadou, aşının mart ayı içinde ya da nisan başında Kıbrıs’a ulaşmasının beklendiğini aktardı.

Hayvanların değer tespiti süreçlerinin de sürdüğünü belirten Georgiadou, böylece geriye kalan hayvanların itlafının da kesintisiz biçimde ilerleyebileceğini söyledi. Pazar günü Slovakya’dan dört veterinerin Kıbrıs’a geldiğini ifade eden Georgiadou, bu uzmanların pazartesi sabahı Veteriner Hizmetleri’nde kabul edildiğini ve hem kendi ülkelerindeki uygulamaları paylaştıklarını hem de numune alma ve aşılama çalışmalarına sahada destek vereceklerini belirtti.

Georgiadou, numune alma işlemlerinin gecikmeden yapıldığını vurgulayarak, bu çalışmaların istatistiksel örneklem, hayvan hareketlerinin izlenmesi ve yetiştiricilerden gelen bildirimler temelinde yürütüldüğünü söyledi. Bugün enfekte bir işletme tespit edilmesi halinde, bu işletmeden ilk vakanın görüldüğü ocak ayı başından önce kesim ya da satış amacıyla hangi hayvanların nereye sevk edildiğinin haftalar geriye gidilerek araştırılması gerektiğini kaydetti.

Yeni vakaların çevresindeki 3 ve 10 kilometrelik alan içinde bulunan işletmelerin de soruşturulacağını ekledi.

Georgiadou, yetkili makam olarak Avrupa Komisyonu’na haftalık rapor sunmakla yükümlü olduklarını belirterek, Komiser Oliver Varhelyi ile tüm Avrupa topluluğunun Kıbrıs’ta yaşananları izlediğini söyledi. Yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılması gereken itlafların zamanında gerçekleştirilememiş olmasının Kıbrıs’ın yararına olmadığını vurguladı.

İtlaf işlemlerinin daha önce ilerleyememesini “tepkilere” bağlayan Georgiadou, hafta sonunda bu sürecin “Polis’in yardımıyla” ilerlediğini söyledi. Veteriner Hizmetleri ekiplerinin yetiştiriciler tarafından birçok kez engellendiğini de ifade eden Georgiadou, bazı durumlarda başlangıçta tepki gösteren yetiştiricilerin sonradan itlafı kabul ettiğini, bazı yetiştiricilerin ise hayvanlarının itlaf edilmesini bizzat talep ettiğini aktardı.

Enfekte bir bölgenin dışında biyogüvenlik önlemlerine uyulmadan yetiştiricilerin toplanmasının “kabul edilemez” olduğunu belirten Georgiadou, bu konuda kararname yayımlandığını hatırlattı.

Cumartesi günü Aradippou’da düzenlenen yetiştirici eylemine ilişkin olarak da Veteriner Hizmetleri adına Polise gerekli şikayetlerin yapıldığını aktardı.

Georgiadou, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tüm topraklarında domuz eti ve domuz spermi ihracatının yapılamadığını kaydetti. Hellim ihracatına ilişkin olarak ise, işgal altındaki bölgelerde vakanın ortaya çıkmasından bu yana mevcut korumanın sürdüğünü ancak durumun gidişatına bağlı olarak bunun ne kadar devam edeceğini söyleyemeyeceğini ifade etti. Bu aşamada ne korku yaratmak ne de gerçeğe uymayan değerlendirmelerde bulunmak istemediğini de sözlerine ekledi.

Şap hastalığının son derece bulaşıcı bir virüs olduğunu vurgulayan Georgiadou, hareketliliğin ve toplu temasların durdurulması, ayrıca mevzuat hükümlerinin eksiksiz uygulanması gerektiğini söyledi. Aksi halde hayvancılık sektörünün tamamının risk altına gireceği uyarısında bulundu.

İşgal altındaki bölgelerdeki “tarım bakanı”nın, şap hastalığının Rum tarafında başladığı yönündeki iddiasının sorulması üzerine Georgiadou, “yorum yok” demekle yetindi. Elinde kanıt ve belge bulunanların bunları incelemeleri için kendilerine sunabileceğini söyledi.

Veteriner Hizmetlerinin yetiştiricilere yardımcı olmaya çalıştığını vurgulayan Georgiadou, yetkililerin bir yandan rehberlik ettiğini, bir yandan da yetiştiricileri sakinleştirmeye ve sürecin nasıl ilerleyeceğini anlatmaya çalıştığını söyledi. Yetiştiricilerin iş birliği yapmaması halinde ise başka seçenek kalmayacağını belirten Georgiadou, bir sonraki adımın çok daha sert olacağı uyarısında bulundu.

Yetkili makam olarak yasaya dayanarak çiftliklere girip gerekli işlemleri herhangi bir tazminat ödemeden yapma hakları bulunduğunu belirten Georgiadou, buna başvurmak istemediklerini ancak sektörün korunması için iş birliğinin şart olduğunu ifade etti. Kimseye zarar vermek istemediklerini, ancak artık durumun kritik bir noktaya geldiğini söyledi.

Şu ana kadar yaklaşık 15 bin hayvanın itlaf edildiğini, yaklaşık 15 bin hayvanın ise hâlâ kaldığını belirten Georgiadou, 3 ve 10 kilometrelik bölgelerin yapısının da değiştiğini söyledi. Buna göre 10 kilometrelik alanda yaklaşık 196 büyükbaş işletmesi, 570 küçükbaş işletmesi ve 21 domuz çiftliği bulunuyor.

Georgiadou ayrıca Oroklini’de de vaka kaydedildiğini, ancak Oroklini ile Livadia’nın tek bir vaka kümesi olarak değerlendirildiğini yineledi. Bölgedeki hayvancılık faaliyetinin son derece yoğun olması nedeniyle bunun artık yeni bir durum olarak görülmediğini söyledi.

Şap hastalığının tüm Kıbrıs’a yayılma ihtimaliyle ilgili bir soruya karşılık ise Georgiadou, bunun gerçekleşmeyeceği konusunda iyimser olduğunu belirtti. Diğer kazalardan Veteriner Hizmetleri laboratuvarına gelen numunelerin şu ana kadar negatif çıktığını, virüsün insan ve hayvan hareketleriyle bağlantılı olduğunu ifade ederek dikkat, soğukkanlılık ve iş birliği çağrısı yaptı.

Epidemiyolog Michalis Voniatis’in, virüsün domuzlara bulaşması halinde insanı etkileyebilecek bir mutasyon ihtimali doğabileceği yönündeki açıklamasının sorulması üzerine de Georgiadou, her virüsün her an mutasyona uğrayabileceğini, ancak söz konusu virüsün insana bulaşmadığını söyledi. Domuzların enfekte olması halinde virüsü sindirim yolu üzerinden aldığını ve çok büyük miktarlarda yaydığını anlatan Georgiadou, virüsün ne insanlara bulaştığını ne de gıdaları etkilediğini vurguladı. Bu nedenle halkın süt ürünleri ya da et tüketmekten korkmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

KHA/PH/NST/2026

Kıbrıs Haber Ajansı