Avrupa Sayıştayı (ECA), Kıbrıs, Belçika, İtalya ve Litvanya’da Toparlanma ve Dayanıklılık Mekanizması (RRF) kapsamında finanse edilen konut enerji yenileme projelerine ilişkin yayımladığı özel raporda, Kıbrıs’ın bildirdiği enerji tasarrufu verilerinin güvenilirliğine ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunu açıkladı.
Rapora göre Kıbrıs, incelenen dört ülke arasında derin enerji yenileme projelerine özel kaynak ayıran tek ülke oldu. Ancak denetçilerin gerçek bina verileri üzerinden yaptığı hesaplamalar, bildirilen enerji tasarrufunun RRF kapsamında öngörülen asgarî yüzde 30 eşiğini karşılamadığını ortaya koydu.
Raporda, Kıbrıs’ın bildirdiği enerji tasarrufunun yüzde 88’inin fotovoltaik panel kurulumlarından kaynaklandığı belirtildi. Denetçiler, bu sistemlerin karbon emisyonlarını azaltmasına katkı sağladığını, ancak binaların gerçek enerji tüketimini düşürmediğini vurguladı.
Avrupa Sayıştayı ayrıca, Net Ölçüm Sistemi (Net Metering) kapsamında bazı yararlanıcıların ürettikleri enerji kredilerini tüketimlerini azaltmak yerine aynı seviyede tutmak ya da artırmak amacıyla kullandığını tespit etti.
Raporda, Kıbrıs’ın bina enerji performansını hesaplama yönteminde de önemli sapmalar bulunduğu belirtildi. Tahmin edilen nihai enerji tüketiminin gerçek tüketimin iki ila üç katına ulaştığı, bazı çalışmalarda ise farkın yüzde 377’ye kadar çıktığı ifade edildi.
Maliyet etkinliği açısından mevcut ilerleme hızının sürmesi hâlinde derin enerji yenileme hedefinin gerçekleştirilmesi için yaklaşık 24 milyon avroya ihtiyaç duyulacağı, bunun da ayrılan bütçenin yüzde 81’ine karşılık geldiği kaydedildi. Denetçilere göre bu durum, başlangıçta yapılan maliyet tahminlerinin gerçeğin üzerinde olduğunu gösteriyor.
Raporda ayrıca, derin enerji yenileme programının hedefinin Kasım 2025’te 1.100 konuttan 800’e düşürülmesi nedeniyle "gecikme riski taşıyan" projeler arasında sınıflandırıldığı belirtildi. Buna karşın Kıbrıs makamları, aynı tarihe kadar 263 projenin tamamlandığını ve 1.465 sözleşmenin imzalandığını denetçilere bildirdi.
Belçika’da enerji performansı düşük binalara öncelik verilmediği, İtalya’daki "Superbonus" programının incelenen uygulamalar arasında en pahalı ve maliyet açısından en verimsiz program olduğu, Litvanya’da ise ulusal plandaki revizyonla yenileme hedefinin yüzde 40 azaltıldığı kaydedildi.
Rapora göre Avrupa Birliği (AB) genelinde RRF mevzuatı derin enerji yenilemelerine ilişkin açık bir hedef içermiyor. Birliğin 27 üye ülkesi arasında yalnızca Romanya ulusal planında doğrudan derin enerji yenileme hedefi belirledi. Toplam harcamaların yüzde 83’ü orta düzey yenilemelere ayrılırken, kalan yüzde 17’lik bölüm için asgarî enerji tasarrufu şartı aranmadı.
Avrupa Sayıştayı, Avrupa Komisyonuna gelecek Çok Yıllı Mali Çerçeve hazırlıkları kapsamında enerji yenileme programlarının daha hedef odaklı tasarlanması, enerji tasarrufunun daha şeffaf raporlanması ve performans izleme sisteminin güçlendirilmesi yönünde üç tavsiyede bulundu.
Avrupa Komisyonu ise RRF’nin konutlarda enerji verimliliğini artırmaya önemli katkı sağladığını belirterek raporun genel değerlendirmesini memnuniyetle karşıladı. Komisyon, üye devletlerin derin enerji yenileme projelerini ulusal planlarına dâhil etme zorunluluğu bulunmadığını, uygulamaların daha geniş kesimlere ulaşacak şekilde tasarlandığını vurguladı.
Komisyon ayrıca enerji tasarrufu hesaplamalarının Binaların Enerji Performansı Direktifi kapsamında belirlenen metodolojiye dayandığını, gerçek enerji tasarrufunun kullanıcı davranışları, bina kullanım yoğunluğu ve hava koşulları gibi etkenler nedeniyle tam doğrulukla ölçülmesinin teknik olarak mümkün olmadığını ifade etti. Bu nedenle performans izleme sisteminin güçlendirilmesine yönelik tavsiyeyi kısmen kabul etti.
Son olarak Komisyon, çok boyutlu yenileme projelerindeki gecikmelerin COVID-19 salgını, Rusya’nın Ukrayna’yı istilası, enerji krizi, yüksek enflasyon ve tedarik zincirindeki aksaklıklardan kaynaklandığını belirterek RRF hedeflerine yasal takvim içinde ulaşma hedefinin altını bir kez daha çizdi.
KHA/EK/NST/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı