Rum ve Kıbrıslı Türk Mağusalılar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyareti öncesinde ortak bir memorandum hazırlayarak, Varoşa’ya ilişkin BM Güvenlik Konseyi kararlarının yeni Kıbrıs girişiminin merkezine yerleştirilmesini talep etti. Memorandumda, bunun Kıbrıs sorununun çözümüne giden yolda ilk somut adım olacağı vurgulandı.

Lefkoşa’da düzenlenen basın toplantısında, memorandumu imzalayan 11 kişiden Christakis Nikita ile Hulusi Kilim, çok sayıda Mağusalının desteğiyle Guterres’e ortak çağrılarını duyurdu. İki toplumdan yıllardır birlikte çalışan bir sivil toplum grubu olduklarını belirten Nikita, ortak hedeflerinin Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi ve özellikle Varoşa meselesinin çözüme kavuşması olduğunu söyledi.

Nikita, Varoşa konusunun yarım asırdır çözümsüz kaldığını belirterek, 1979’daki Kyprianou-Denktaş Doruk Anlaşması’nda öncelikli başlıklardan biri olduğunu, ancak bugün Kapalı Varoşa’nın iki caddesinde “karanlık turizm” anlayışının hâkim olduğunu ifade etti. Varoşalıların 1978’de Amerikan-Birleşik Krallık-Kanada planı kapsamında ve daha sonra Crans-Montana sürecine kadar yedi kez kente dönüş hazırlığı yaptığını hatırlatan Nikita, Guterres’in ziyaretinin konuyu yeniden gündeme taşımak için önemli bir fırsat olduğunu söyledi.

Hulusi Kilim ise Kıbrıslı Türk Mağusalıların yıllardır Kıbrıslı Rum Mağusalıların evlerine dönmesini desteklediğini belirterek, bunun yeni bir talep değil, ortak ve insani bir istek olduğunu dile getirdi. Kentte yaşayan, adanın diğer bölgelerinden göç etmek zorunda kalan insanların da evini terk etmenin ne anlama geldiğini çok iyi bildiğini söyleyen Kilim, ortak acının toplumları birbirinden uzaklaştırmaması, aksine yakınlaştırması gerektiğini kaydetti.

Kapalı Varoşa’da yaşananların “karanlık turizm” niteliği taşıdığını belirten Kilim, insanların kaybettikleri evlerin ve yaşamların turistik bir gösteriye dönüştürülmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Bunun psikolojik savaşın bir parçası hâline geldiğini savunan Kilim, Varoşa’nın geçmişin yaralarının sergilendiği bir yer değil, ortak geleceğin ve çözümün ilk simgesi olması gerektiğini ifade etti.

BM Barış Gücü aracılığıyla Guterres’e ulaştırılan memorandumda, Varoşa’nın yarım yüzyıldır boş kalan tek büyük kent olması ve hakkında açık BM Güvenlik Konseyi kararları bulunması nedeniyle Kıbrıs sorununda özel bir yere sahip olduğu belirtildi.

Metinde, Varoşa’nın yasal sakinlerine iadesinin yalnızca eski sakinlere değil, tüm Kıbrıs’a fayda sağlayacağı ifade edildi. Tarihî kentin yeniden canlandırılmasının, ekonomik ve toplumsal yaşamın yeniden kurulmasının, iki toplum arasındaki iş birliğinin gelişmesinin ve güven ortamının güçlenmesinin adanın tamamına katkı sunacağı vurgulandı.

Memorandumda ayrıca Varoşa’nın bir toplumun diğerine karşı kazanacağı bir ödül olmadığı, aksine yarım asırlık bölünmüşlüğün ardından Kıbrıs’ın yeniden birleşmesine giden yolda ilk ortak adım olabileceği ifade edildi. İmzacılar, kentin iadesine iletişim, ekonomik iş birliği, hareketlilik ve iki toplumun refahını artıracak karşılıklı girişimlerin eşlik etmesi gerektiğini belirterek, bunun kapsamlı çözüm için gerekli güven ortamını oluşturacağını kaydetti.

Ortak bildiriyi Ahmet Hıdıroğlu, Andreas Kazamias, Andri Epifaniou, Erhun Şahali, Christakis Nikita, Anna Marangou, Hulusi Kilim, Hüseyin Bahça, Marianna Epainetou, Okan Dağlı ve Pieros Karoulla imzaladı.

KHA/NST/2026

Kıbrıs Haber Ajansı