Mağusa Belediye Başkanı Simos Ioannou, kentin ağustos 1974'te Türk ordusunun eline geçmesini anmak amacıyla cumartesi akşamı düzenlenen etkinlikte, Mağusa'nın “ülkemizin kurtuluşunun anahtarı ve kalbi” olduğunu söyledi.

Ioannou, “İşgal gerçeği istenmeyen gereksinimler ve tehlikeli alışkanlıklar yaratıyor. Gereksinim erdem, gizli amaçlar ise gerçekçilik gibi sunuluyor” dedi.

“Ancak 1974 suçunun yarattığı fiilî durumun sessizce kabul edilmesi de gerçekte bir hüsnükuruntudur. Çünkü yıkım sürüyor” diyen Ioannou, kentteki değişime dikkat çekti.

Mağusa Belediye Başkanı, “Kentimizin yüzde 83'ünde yerleşim ve yapılaşma nedeniyle meydana gelen değişiklikler kesintisiz sürüyor. Kuzey mahallelerindeki mülklerimiz yıllardır dev yatırımlarla değiştiriliyor. Yeni yasa dışı yapılaşmalar giderek daha güneye kayıyor” ifadelerini kullandı.

Ioannou, “Mağusa'ya ve dönüşüne ilişkin umut, işgal altındaki bütün Kıbrıs için verilmiş bir sözdür. Kapalı Mağusa'nın BM gözetiminde yasal sakinlerine iadesini öngören 550 ve 789 sayılı kararların uygulanması hepimizin talebi olmalıdır” dedi.

Belediye olarak yeni Türk ihlallerini defalarca kınadıklarını söyleyen Ioannou, “Türkiye'nin hedefinin bütün umutları ortadan kaldırmak olduğunu sürekli vurguladık. Çünkü kentimize dönüş olasılığı ayakta kaldığı sürece Türkiye'nin bölünmeyi kalıcılaştırma hedefi gerçekleşemez” diye konuştu.

Ioannou, “Mağusa Belediyesi olarak kentle ilgili vizyonumuzun ancak Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk bütün Mağusalıları kapsaması hâlinde uygulanabilir ve meşru olduğunu açık ve net biçimde ilan ediyoruz. Dönüş, özgürlük ve barış olanaklarının yanı sıra işgalin ve açık çatışmanın kalıcılaşmasının yarattığı tehlikeleri de bizimle paylaşan Kıbrıslı Türkleri destekliyoruz” dedi.

BM Genel Sekreterinin Kıbrıs ziyaretinin Crans-Montana'dan bu yana dokuz yıldır susuz bırakılan umut ağacını yeniden suladığını belirten Ioannou, “Ancak umut ısrarcı bir sevgilidir; onunla randevumuzu yeniden tazeleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ioannou, “Samimiyetle, görüşmelerdeki yakınlaşmalar ve kazanımlar üzerinde sarsılmaz biçimde ısrar ederek ve iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çözümüne ilişkin mutabık kalınan temelde kararlılık göstererek Türkiye'yi Crans-Montana'da kalınan noktadan çözüme giden son mesafeyi bizimle yürümeye zorlayıp zorlayamayacağımız, bu ülkenin siyasi liderliğinin zor görevidir. Ancak bizim de oynayacağımız bir rol var” dedi.

“Çocuklarımız için daha iyi bir gelecek umuduyla, uzun, zor ancak güzel dönüş yolculuğuna hazır olduğumuzu ilan ediyoruz” diyen Ioannou, Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türklerin geleceğe ancak yabancı ordulardan, işgalden ve kolonizasyondan uzakta, birlikte yaşayacaklarının güvence altına alınması durumunda umutla bakabileceğini söyledi.

Ioannou, “Önümüzdeki gelecek elimizden alınmış olsa da çocuklarımıza Mağusa'da ve bütün Kıbrıs'ta barış, özgürlük ve yeniden doğuşla dolu bir gelecek borçluyuz” dedi.

“Bugün burada 52 yaş daha ilerlemiş durumdayız; ancak Mağusa'nın ülkemizin kurtuluşunun anahtarı ve kalbi olduğuna dair yarım asırlık inancı paylaşıyoruz. Bu bir slogan, eski bir anı ya da ekranlardaki bir etiket değildir. Mağusa bizim tarihimizdir ve tarihimiz devam ediyor” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Mağusa Belediye Meclisinden karar

-----------------

Mağusalılar, Mağusa Belediye Meclisinin kararını Birleşmiş Milletler Barış Gücü heyetine teslim etmek üzere Deryneia geçiş noktasına yürüdü.

Kararda, Mağusa Belediye Meclisinin ilgili BM kararları ve üst düzey anlaşmalarda tanımlandığı biçimiyle siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çözümüne yönelik “sarsılmaz bağlılığı” yeniden teyit edildi.

Türkiye'ye Mağusa'daki yasa dışı faaliyetlerine son verme, uluslararası hukuka ve BM kararlarına saygı gösterme ve kapsamlı çözüm bulunmasına katkıda bulunma çağrısı yapılan kararda, kapalı Mağusa'nın BM yönetimi altında yasal sakinlerine iadesi de talep edildi.

Kararda Kıbrıs halkına ve siyasi liderliğe Mağusa'nın dönüşü, barış, yeniden birleşme ve ülkenin refahı için güçlerini birleştirme çağrısı yapıldı. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve Güvenlik Konseyinin beş daimî üyesinin hükûmetlerinden, Türkiye'nin kışkırtıcı faaliyetlerinden vazgeçerek müzakere masasına dönmesini sağlamak amacıyla çabalarını yoğunlaştırmaları istendi.

Kıbrıs Türk toplumu lideri Tufan Erhürman'ın Ekim 2025'te seçilmesinin “Kıbrıs sorununda esaslı diyaloğun yeniden başlamasına ilişkin beklentileri yükselttiği” belirtilen kararda, BM Genel Sekreterinin Kişisel Temsilcisinin çalışmalarından ve görüşmelerin yeniden başlamasını amaçlayan istişarelerden memnuniyet duyulduğu ifade edildi.

Kararda son olarak BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in girişimleri memnuniyetle karşılandı ve bunların “Kıbrıs sorununda esaslı müzakerelerin yeniden başlaması için gerekli koşulları yaratmaya yönelik önemli bir çaba” olduğu kaydedildi.

KHA/NST/2026

Kıbrıs Haber Ajansı