Kıbrıs’ta şap hastalığı krizinin ardından hayvancılık sektörünün yeniden yapılandırılması amacıyla hazırlanan 2027-2038 dönemini kapsayan 12 yıllık plan için 610,9 milyon avroluk bütçe öngörülüyor.

Stavros Malas başkanlığındaki Özel Bilim Komitesinin cuma günü kamuoyuna sunduğu rapora göre, yıllık ortalama finansman 50,9 milyon avroya ulaşacak. Bu rakam, 2014-2025 dönemindeki yıllık ortalama 7,6 milyon avroluk kamu desteğine kıyasla yüzde 565 artış anlamına geliyor.

2014-2025 döneminde sektöre toplam 91,5 milyon avro kamu desteği sağlanırken, kaynaklar ağırlıklı olarak doğrudan üretim destekleri, olağanüstü tazminatlar ve münferit yatırım programlarında kullanıldı.

Yeni planda ise hayvan varlığının genetik açıdan iyileştirilmesi, hayvancılık işletmelerinin taşınarak belirli bölgelerdeki yoğunluğun azaltılması, biyogüvenlik sistemlerinin kurulması ve hayvan başına verimliliğin artırılması gibi yapısal müdahalelere ağırlık veriliyor.

Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanı Christos Senekis, Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides’e sunulan raporun bundan sonraki karar ve müdahalelere temel oluşturacağını söyledi.

Senekis, hükûmetin hedefinin Kıbrıs hayvancılığının şap hastalığı krizinden yalnızca toparlanarak değil, “daha güçlü, daha modern, daha dayanıklı, dışa açık ve rekabetçi” bir yapıya kavuşarak çıkması olduğunu belirtti.

Şap hastalığında 84 bin 133 hayvan itlaf edildi

--------------------------------

Rapora göre şap hastalığı salgını mevcut hayvancılık modelindeki yapısal zayıflıkları ortaya çıkardı. Virüsün hızlı yayılmasında hayvancılık işletmelerinin belirli alanlarda aşırı yoğunlaşması, işletmeler arasındaki mesafenin yetersiz olması, kapsamlı mekânsal planlama eksikliği ile biyogüvenlik ve izlenebilirlikteki boşlukların etkili olduğu belirtildi.

Komite Başkanı Stavros Malas, mevcut modeli “sistematik olarak kırılgan” şeklinde nitelendirerek Kıbrıs hayvancılığının plansız biçimde geliştiğini söyledi.

Rapora göre Kıbrıs’a ulaşan şap hastalığı virüsünün türü Türkiye ve İsrail’de de görülüyor. Komitenin değerlendirmesinde virüsün ateşkes hattından ve yasa dışı hayvan hareketleri yoluyla geçtiği ileri sürüldü. Malas, bulaşmanın hava yoluyla değil, hayvanların taşınması sonucunda gerçekleştiğini belirtti.

Salgından 104 koyun-keçi, 14 sığır ve üç domuz işletmesi olmak üzere toplam 121 işletme etkilendi. Hastalık nedeniyle 56 bin 632 koyun ve keçi, 24 bin 483 sığır ve 3 bin 18 domuz olmak üzere toplam 84 bin 133 hayvan itlaf edildi.

Etkilenen işletmelerin 81’i Larnaka, 39’u Lefkoşa, biri ise Limasol kazasında bulunuyor. Şimdiye kadar avans ödemeleri ile süt ve yem tazminatları dâhil toplam 17,29 milyon avro ödendi.

Koyun ve keçi yetiştiriciliğine 372,2 milyon avro

------------------------

Planın en büyük bölümünü, 372,225 milyon avroluk bütçeyle koyun ve keçi yetiştiriciliğinin yeniden yapılandırılması oluşturuyor.

Bu kapsamda yeni büyük işletmeler kurulması veya mevcut işletmelerin satın alınması için 240 milyon, işletmelerin modernizasyonu için 90 milyon, genetik iyileştirme ve 100 damızlık çekirdeğinin oluşturulması için 24,425 milyon avro ayrılması öngörülüyor.

Machairas keçilerinin yetiştirileceği yeni işletmeler için 8 milyon, itlaf edilen hayvanların yerine yenilerinin alınması için 6 milyon ve üretim amaçlı yenileme programı için 3,8 milyon avro ayrılması planlanıyor.

Hedef, koyun ve keçi sütü üretiminin önümüzdeki 12 yılda iki katına çıkarılması.

Raporda Hellim Menşe Adı Korumalı (PDO) üretimindeki süt açığına da dikkat çekiliyor. Yüzde 49 inek ve yüzde 51 koyun-keçi sütü oranıyla karma hellim üretimi için 192,12 milyon litre koyun ve keçi sütüne ihtiyaç duyulurken, mevcut miktar 48,08 milyon litre seviyesinde bulunuyor. Buna göre 144,04 milyon litrelik açık söz konusu.

Sığır yetiştiriciliğine 134 milyon avro

-----------------------------

Plan kapsamında sığır yetiştiriciliği için de 134 milyon avro ayrılması öngörülüyor.

Bunun 50 milyon avrosu 50 yeni işletmenin kurulması, 50 milyon avrosu mevcut işletmelerin modernizasyonu veya satın alınması, 30 milyon avrosu genetik iyileştirme, 2,5 milyon avrosu yerel Kıbrıs sığır ırkının korunması ve değerlendirilmesi, 1,5 milyon avrosu ise hayvan varlığının yenilenmesi için kullanılacak.

Hayvan sayısı azaltılırken verimliliğin yükseltilmesi hedefleniyor. Malas, günümüzde hayvan başına yaklaşık 8 bin litre olan üretimin 10 bin litreye çıkarılabileceğini söyledi.

Plan ayrıca buzağı besiciliği için 10 işletmeye 10 milyon, kuzu ve oğlak besiciliğine yönelik 10 işletmeye de 10 milyon avroluk kaynak öngörüyor.

İşletmelerin çevrilmesi ve elektronik biyogüvenlik sistemleri için 4 milyon, hayvan refahı ve canlı takip sistemleri için 7 milyon, yoğun bölgelerdeki işletmelerin gönüllü olarak faaliyetlerini sonlandırması veya başka bölgelere taşınması için 10 milyon avro ayrılması planlanıyor.

Hayvancılık işletmelerine yeni kurallar

---------------------------

Yeni modelde mekânsal planlama ve biyogüvenlik kurallarının sıkılaştırılması da öngörülüyor.

Her hayvancılık işletmesinin sağlık alanında tam sorumluluk üstlenecek kayıtlı bir veteriner hekime sahip olması ve elektronik işletme dosyası oluşturması öneriliyor.

Elektronik sistemle hayvan sayısı, hayvan hareketleri, aşılamalar, antibiyotik kullanımı ve üretimin gerçek zamanlı olarak takip edilmesi hedefleniyor.

Yeni işletmelere yalnızca belirlenmiş bölgelerde izin verilmesi ve işletmeler arasında en az 500 metreden fazla mesafe bulunması öngörülüyor. Süt üretim işletmelerinin besicilik ve ticaret tesislerinden de ayrılması planlanıyor.

Yoğun gözetim ekim ortasında tamamlanabilir

------------------------------

Hayvan yetiştiricilerinin yeni şüpheli vakalar nedeniyle yeniden itlaf süreci başlatılabileceğine ilişkin endişelerini de değerlendiren Malas, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği (AB) üyesi olarak ilgili kurallara uymak zorunda olduğunu söyledi.

Malas, mevcut durumda aktif virüs bulunmadığının görüldüğünü belirterek yoğun gözetim döneminin ekim ortasına kadar tamamlanmasını ve etkilenen işletmelerin yeniden faaliyete geçmesine ilişkin tablonun o tarihte netleşmesini umduğunu kaydetti.

Veteriner Servisi Müdürü Christodoulos Pippis ise hayvanların itlaf edilmesinin AB hukukundan kaynaklanan bir yükümlülük olduğunu söyledi. İşletmelerin yeniden faaliyete geçmesinden önce çevredeki bütün işletmelerde kapsamlı temizlik yapılması gerektiğini belirtti.

Planın ulusal kaynaklar ile AB’nin yeni Ortak Tarım Politikası kapsamında sağlanacak finansmanın bir arada kullanılmasıyla hayata geçirilmesi bekleniyor.

Komite, şap hastalığına karşı aşılamanın uzun yıllar gerekli olacağı değerlendirmesinde de bulundu. Yeni sağlık statüsünün taze et ihracatına yönelik bazı kısıtlamaları beraberinde getirdiği belirtildi.

Malas, ateşkes hattı üzerinden gerçekleşen temasın bulaşıcı hastalıklar açısından “çok büyük riskler” yarattığını savundu. Senekis ise yasa dışı hareketlerin sınırlandırılması amacıyla ateşkes hattını denetleyecek bir ekibin oluşturulması konusunun Adalet ve Kamu Düzeni Bakanı ile görüşüldüğünü söyledi.

KHA/TNE/NST/2026

Kıbrıs Haber Ajansı