Yüksek Anayasa Mahkemesi, Yüksek İdare Mahkemesi olarak hareket ederek, karma evliliklerden doğan çocuklara Kıbrıs vatandaşlığı verilmemesi yönünde İdare Mahkemesi'nin kararını onayladı. Mahkeme, bu kararın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) önemli kararlarına uygun olduğunu vurguladı. Kararda, "Cyprus v. Turkey" (2001) ve "Loizidou v. Turkey" (1996) gibi AİHM kararlarının ışığında değerlendirmeler yapıldığı ifade edildi.
Kararın detayları
----------
Hukuk Dairesi tarafından yapılan açıklamaya göre, söz konusu davada bir kişinin Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olma talebi reddedildi. Bahsi geçen kişi, annesi Kıbrıslı Türk ve babası Türkiye vatandaşı olan biri olarak, vatandaşlık talebiyle İçişleri Bakanlığına başvurmuştu. Ancak, Bakanlık bu talebi, belirlenen kriterlere uymadığı gerekçesiyle incelemeye almadı. Bakanlık kriterleri, ebeveynlerden birinin Kıbrıs'a giriş ve kalışının yasal olmaması durumunda vatandaşlık talebinin reddedileceğini öngörüyor.
Talebin reddedilmesine rağmen, kişi başvurusunun kriterler genişletildiğinde yeniden değerlendirilmek üzere bekleme listesine alındığını öğrendi. Ancak kişi İdare Mahkemesine başvurarak bu karara itiraz etti.
İdare Mahkemesi, yapılan itirazı değerlendirerek, Bakanlık tarafından belirlenen kriterlerin yasa dışı ayrımcılık oluşturmadığını ve eşitlik ilkesine aykırı olmadığını ifade etti. Mahkeme, kararını gerekçelendirirken, özellikle Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarının bir kısmının hâlâ işgal altında olmasına dikkat çeken uluslararası hukuk kararlarına atıfta bulundu.
Yüksek Mahkeme, karara yapılan itirazı ele alarak, Bakanlar Kurulunca belirlenen vatandaşlık kriterlerinin eşitlik ilkesini ihlâl edip etmediğini inceledi. Mahkeme, kriterlerin keyfi ayrımcılık yaratmadığını ve anlamsız sınırlamalar getirmediğini vurguladı. Ayrıca, mevcut kriterlerin, Kıbrıs'ın işgal altındaki topraklarında meydana gelen olaylar ve durumların sonucunu da göz önünde bulundurarak, yasal bir çerçeve sağladığını ifade etti.
Mahkeme kararında, "Bakanlık kriterleri, tamamen makul ve yasal bir çerçeve içinde oluşturulmuştur ve Cumhuriyet'in çıkarları doğrultusunda uygulanmaktadır" açıklaması yer aldı. Aynı zamanda, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin vatandaşlık hakkı tanıma ya da reddetme konusunda egemen bir yetkiye sahip olduğu vurgulandı. Mahkeme, bu yetkinin ulusal egemenliğin bir parçası olduğunu ve uluslararası hukuk tarafından tanındığını belirtti.
KHA/NST/MHY/2025
Kıbrıs Haber Ajansı