Kıbrıs sorununa kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunması amacıyla yürütülen diplomatik temaslar sürerken, sürecin yakın tarihine yön veren isimler geçmişte kaçırılan fırsatları ve geleceğe dair beklentileri masaya yatırdı. Kıbrıs Haber Ajansına (KHA) özel açıklamalarda bulunan eski Müzakereci Andreas Mavroyiannis ile Meclisin eski Başkanı Yiannakis Omirou, 1974’ten bu yana öne çıkan çözüm girişimlerini, Annan Planı’nı ve Crans-Montana sürecini değerlendirdi.

Eski Müzakereci Andreas Mavroyiannis, iki kesimli federasyon fikrinin Kıbrıslı Rum tarafının yaptığı en büyük ödün olduğunu vurguladı. Kıbrıs Rum tarafının Türk askerinin çekilmesi, toprak düzenlemesi ve göçmenlerin geri dönmesi beklentisiyle bu adımı attığını belirten Mavroyiannis, zamanla bu hedeflerin gölgede kaldığını ifade etti. 1978 yılındaki Amerikan-İngiliz-Kanada Planı’nın da yeterince müzakere edilmeden reddedildiğini anımsatan Mavroyiannis, görüşmelerden kaçınmanın süreci daha zor şartlara sürüklediğine dikkat çekti.

Mavroyiannis, Annan Planı’nın hakemlik sonucu hazırlanması nedeniyle ideal bir metin olmadığını, Crans-Montana sürecinin ise tamamen özgür müzakerelere dayandığını kaydetti. Crans-Montana’da çözüme hiç olmadığı kadar yaklaşıldığını belirten eski Müzakereci, başarısızlığın sebebinin Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri tarafından sunulan parametreleri reddetmesi olduğunu belirtti. Mavroyiannis, Kıbrıs’ın 2004’te Avrupa Birliği’ne (AB) tam üye olmasının 2017’deki müzakerelerde Kıbrıslı Rumların elini güçlendirdiğini de sözlerine ekledi.

Meclisin eski Başkanı Yiannakis Omirou ise 1977 ve 1979 yıllarındaki üst düzey anlaşmaların sürecin en belirleyici gelişmesi olduğunu dile getirdi. Annan Planı’nın Kıbrıslı Rumların endişelerini gidermediğini vurgulayan Omirou, Türk askerinin adadaki varlığını sürdürmesi, garantörlük haklarının genişletilmesi ve AB müstebatından kalıcı sapmalar öngörmesi nedeniyle planın Nisan 2004’teki halk oylamasında reddedildiğini kaydetti.

Omirou, BM parametreleri çerçevesinde adil, sürdürülebilir, garantilerin ve işgalin sona erdiği, tek egemenliğe ve uluslararası temsil gücüne sahip bir çözüm arzusunu yineledi.

KHA/EAN/NST/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı