Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Khassim Diagne, Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, Birleşmiş Milletler’in (BM) her türlü görüşme için aracılık yapmaya hazır olduğunu ifade etti. Diagne, BM Barış Gücü’nün (UNFICYP) ateşkes hattında yalnızca sivillerin değil, barış gücü personelinin de güvenliğini sağlamak için elinden geleni yapacağını vurguladı.

Hükûmet Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis ise görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, kapsamlı müzakerelere süratle dönülmesini mümkün kılacak gelişmelere yönelik Rum tarafının siyasi iradesinin Diagne’ye iletildiğini belirtti. Letymbiotis, müzakereci aracılığıyla iki lider arasında Nisan ayı içinde yeni bir görüşme yapılması için tarih önerildiğini, şimdi ise Türk tarafının yanıtının beklendiğini kaydetti.

Diagne, Cumhurbaşkanı Christodoulides ile “yapıcı ve ileriye dönük” bir görüşme gerçekleştirdiğini belirterek, adaya gelişinden bu yana geçen son altı aylık dönemde UNFICYP’in yürüttüğü operasyonel faaliyetler hakkında bilgi verdiğini söyledi.

Aynı zamanda Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki başkanı da olan Diagne, Güvenlik Konseyi’nin ocak ayı sonunda UNFICYP’in görev süresini yenilemesinin ardından önümüzdeki dönemde dört temel öncelik belirlediklerini ifade etti. Buna göre öncelikler; zorlu mali koşullar altında operasyonel etkinlik ve dayanıklılığı artırmak, ateşkes bölgesinin istenmeyen olaylardan uzak tutulması için sürekli devriye kapsamını korumak, mümkün olan yerlerde iki toplumlu faaliyetlere yeniden destek sağlamak ve adada istikrar unsuru olmayı sürdürerek siyasi sürece katkıda bulunmak olarak sıralandı.

Ateşkes hattında son dönemde yaşanan ciddi olaylara ilişkin bir soruya yanıt veren Diagne, devriye faaliyetlerinin artırıldığını söyledi. Hassas bölgelerde daha fazla sabit varlık gösterdiklerini, askerî, polis ve sivil personelin gece gündüz devriye yürüttüğünü belirten Diagne, kendisinin de zaman zaman hassas kabul edilen bölgelerde bulunduğunu ve ara bölgenin olaylardan arındırılmasının bir numaralı öncelikleri olduğunu dile getirdi.

“Tam anlamıyla sıfır olay yaşanacağını garanti edemeyiz” diyen Diagne, buna karşın hem sivillerin hem de barış gücü personelinin emniyet ve güvenliğini sağlamak için azami çabayı göstereceklerini kaydetti.

İki lider arasında yeni bir ortak görüşme planlanıp planlanmadığı sorulduğunda Diagne, farklı düzeylerde temasların hiçbir zaman durmadığını belirterek, Birleşmiş Milletler’in her türlü görüşmeyi her zaman kolaylaştırmaya hazır olduğunu yineledi.

Konstantinos Letymbiotis ise kendi açıklamasında, Cumhurbaşkanı Christodoulides’in Kıbrıs Cumhuriyeti açısından barış gücünün varlığının hayati önem taşıdığını vurguladığını söyledi. Letymbiotis, Türkiye’nin yasa dışı işgalinin sürdüğü müddetçe hükûmetin, barış gücünün görev yetkisini etkili biçimde yerine getirebilmesi için onunla yapıcı iş birliğini sürdüreceğini ifade etti.

Sözcü, Cumhurbaşkanı ile BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi arasındaki bu görüşmenin, UNFICYP’in görev süresinin ocak ayında yenilenmesinden sonraki ilk görüşme olduğunu da belirtti.

Letymbiotis’in verdiği bilgiye göre görüşmede, “işgal ordusunun ara bölgedeki süregelen ihlâlleri” ile kapalı Varoşa’daki yasa dışı adımların geri çevrilmesi konusu da ele alındı. Ayrıca Güvenlik Konseyi’nin 2815 (2026) sayılı son kararında Türkiye’ye yaptığı uyum çağrısına da dikkat çekildi.

Görüşmede bölgesel gelişmelerin de kapsamlı biçimde değerlendirildiğini belirten Letymbiotis, özellikle Cumhurbaşkanı’nın mart ayında Brüksel’de BM Genel Sekreteri ile yaptığı son temasın gündeme geldiğini söyledi. Bunun yanında Genel Sekreter’in, müzakerelerin kaldığı yerden en kısa sürede yeniden başlamasına yönelik yaklaşımı ve kişisel bağlılığının da ele alındığını ifade etti.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi’nin, Genel Sekreter’in görev süresi sona ermeden önce ilerleme sağlanması yönündeki çabalarda rolü olup olmadığı sorusuna karşılık Letymbiotis, Diagne’nin açık biçimde bir rolü bulunduğunu, özellikle de Genel Sekreter’in Kişisel Temsilcisi’nin Kıbrıs sorununda önemli bir işlev üstlendiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler’in hem görev yetkisi hem de Genel Sekreter’in siyasi iradesi çerçevesinde katkı sunabileceğini ifade eden Letymbiotis, bunun için tüm taraflarda gerçek bir siyasi irade bulunması gerektiğini vurguladı.

Rum tarafının siyasi iradesinin mevcut olduğunu belirten Sözcü, amaçlarının, kapsamlı müzakerelerin yeniden başlamasına imkân verecek gelişmeleri en kısa sürede görmek olduğunu söyledi.

İki lider arasında olası yeni görüşmeye ilişkin soruya da yanıt veren Letymbiotis, Rum tarafının müzakereci aracılığıyla Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ile Kıbrıs Türk toplumunun lideri Tufan Erhürman arasında nisan ayı içinde yapılacak bir görüşme için somut bir tarih önerdiğini açıkladı. Şu ana kadar herhangi bir yanıt alınmadığını ifade eden Letymbiotis, tarih netleştiğinde gerekli açıklamaların yapılacağını söyledi.

Tufan Erhürman’ın açıklamalarının Cumhurbaşkanı’nın söylemleriyle çeliştiği yönündeki yorumlar sorulduğunda ise Letymbiotis, kamuoyu önünde bir polemiğe girmeyeceklerini ve kamuoyu önünde müzakere yürütmeyeceklerini belirtti. Rum tarafının, uluslararası hukuk, Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası ve her devlette kendiliğinden kabul edilmesi gereken ilkeler temelinde tutum almaya devam edeceğini ifade etti.

Gerçek bir siyasi irade bulunması ve Genel Sekreter’in çabalarına samimi katkı sağlanmak istenmesi halinde, daha yarın bile kapsamlı görüşmeler için müzakere masasına dönmeye hazır olduklarını kaydeden Sözcü, bu niyetin kamuoyuna yapılan açıklamalarda da görülmesi gerektiğini dile getirdi.

Erhürman’ın Cumhurbaşkanı’na yönelik eleştirilerinin giderek sertleşmesine ilişkin başka bir soru üzerine Letymbiotis, bu sorunun Erhürman’a yöneltilmesi gerektiğini, söz konusu açıklamaların BM Genel Sekreteri’nin çabalarına nasıl katkı sağladığının onun tarafından açıklanmasının daha doğru olacağını ifade etti.

Rum tarafının attığı adımlar ve girişimlerin, müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik samimi bağlılığını fiilen ortaya koyduğunu savunan Letymbiotis, ana hedeflerinin kapsamlı diyalog, görüş ve argümanların karşılıklı olarak ortaya konulması ve uluslararası hukuk temelinde ilerleme sağlanması olduğunu söyledi. Kıbrıs sorununun “yapay bir çıkmaz” içinde bırakılmaması gerektiğini de vurguladı.

Sözcü, tüm hazırlık çalışmalarının yapıldığını ve kendi taraflarında hazırlıkların sürdüğünü, böylece Genel Sekreter’in çabalarına mümkün olan en yapıcı biçimde destek verebileceklerini belirtti.

Güven artırıcı önlemler başlığı altında ilerleme sağlandığını, ancak geçiş noktalarına ilişkin konularda henüz sonuç alınamadığını söyleyen Letymbiotis, bu başlıkta daha karmaşık görüşmeler yürütüldüğünü ve henüz bir mutabakata varılamadığını kaydetti. Bu meselelerin, siyasi irade bulunması halinde liderler düzeyinde ele alınmasının beklendiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı’nın Tufan Erhürman ile son görüşmesinde, BM’nin Athienou geçiş noktasına ilişkin arabuluculuk önerisini gündeme getirdiğini belirten Letymbiotis, bu önerinin kabul edilmediğini, aynı şekilde Lefkoşa’daki Lidinis Caddesi’nde yaya geçişi açılmasına yönelik önerinin de onay görmediğini ifade etti.

Yeni bir liderler görüşmesi gerçekleşmesi halinde, geçiş noktalarındaki tıkanıklığın aşılması için Rum tarafının yeni bir öneri sunup sunmayacağı sorulduğunda Letymbiotis, güven artırıcı önlemler konusundaki görüşmelerin faydalı olduğunu ancak bunların müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik daha geniş çabaya bağlı kalması gerektiğini söyledi. Esas odak noktasının Kıbrıs sorununun özü ve müzakerelerin yeniden başlatılması olması gerektiğini belirten Sözcü, Cumhurbaşkanı Christodoulides’in halihazırda bir dizi yapıcı öneri sunduğunu ifade etti.

Son olarak Egemen Üs Bölgeleri’nin statüsüne ilişkin görüşmelerde herhangi bir gelişme olup olmadığı ve Cumhurbaşkanı’na tavsiyede bulunmak üzere hukukçulardan oluşan bir komite kurulmasının gündemde bulunup bulunmadığı sorusuna yanıt veren Letymbiotis, tüm düzeylerde hazırlıkların sürdüğünü söyledi. Ancak şu aşamada önceliğin, Kıbrıs’ın imkanları çerçevesinde, bölgede devam eden kriz ortamında gerilimin azaltılmasına ve daha yakın eşgüdüm sağlanmasına katkıda bulunmak olduğunu belirtti.

Letymbiotis, uygun zamanda ve açıklanacak somut bir gelişme olduğunda kamuoyunun bilgilendirileceğini sözlerine ekledi.

KHA/NST/2026

Kıbrıs Haber Ajansı