Kıbrıs Haber Ajansına (KHA) konuşan Avrupa Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü (EIGE) Direktörü Carlien Scheele, çevrim içi ortamda kızlara yönelik şiddetin pandemi boyutuna ulaştığını ve bunun ciddi toplumsal ile ekonomik sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Scheele, Cinsiyet Eşitliği Komiseri Josie Christodoulides, Avrupa Konseyinin İstanbul Sözleşmesi Uygulama İzleme Özel Görev Birimi (GREVIO) Başkanı Maria-Andriani Kostopoulou ve Birleşmiş Milletler (BM) Kadına Yönelik Şiddetin Sona Erdirilmesi Birimi Başkanı Kalliopi Mingeirou’nun katıldığı etkinliğin ilk günündeki panelin moderatörlüğünü yaptı.
Komiser Christodoulides, Kıbrıs’ın Avrupa Birliği (AB) Konseyi Dönem Başkanlığının “Yeter artık” mesajını yaymayı amaçladığını belirterek, “Kızlar ve kadınlar çevrim içi ortamda güvende değil. Çevrim içi güvenlikten yoksun olduklarında, gerçek hayattaki güvenlikleri de tehlikeye giriyor. Bu nedenle sorunu birlikte ele almalıyız. Avrupa kurumları, uluslararası örgütler, BM Kadın Birimi, EIGE, Avrupa Konseyi ve AB ile iş birliği içinde çalışıyoruz. Teknoloji şirketlerine, medya kuruluşlarına, ailelere ve bireylere de çağrıda bulunuyoruz: Bu sorunu sona erdirmek için hep birlikte harekete geçmeliyiz” dedi.
Christodoulides, konferansın ilk panelindeki konuşmasında cinsiyet eşitliğinin Kıbrıs’ta hükûmetin yatay önceliklerinden biri olduğunu söyledi. Ulusal Cinsiyet Eşitliği Stratejisinin önleme, farkındalık, güçlendirme ve kurumsal reform alanlarında somut ve ölçülebilir hedefler ile takvimler içerdiğini ifade etti.
Siyasi iradenin güçlü olduğunu ve sıfır tolerans yaklaşımının en üst düzeyde benimsendiğini belirten Christodoulides, siber şiddetin çoğu zaman bireysel bir sorun gibi görülmesine rağmen bunun arkasında derin ve sistematik nedenler bulunduğunu kaydetti.
“Siber şiddet; yapısal cinsiyet eşitsizliğinin, cinsiyetçiliğin ve çevrim içi ortamda yeniden üretilen ayrımcı tutumların sonucudur. Çevrim içi taciz, nefret söylemi ve nesneleştirme, cinsiyetçiliği normalleştiriyor ve kadınlarla kız çocuklarının kamusal ile dijital alanlarda sessiz kalmasına yol açıyor” diyen Christodoulides, önleme ve korumanın kültürel dönüşüm, rıza eğitiminin teşvik edilmesi ve kız çocuklarının çevrim içi ortama güvenli katılımının sağlanmasına dayandığını söyledi.
Kadınların liderlik pozisyonlarında, karar alma mekanizmalarında, teknoloji tasarımında ve yapay zekâ yönetişiminde daha fazla yer almasının önemine de dikkat çekti.
Dijital şiddet gerçek hayata da yansıyor
-------------------------
BM Kadına Yönelik Şiddetin Sona Erdirilmesi Birimi Başkanı Kalliopi Mingeirou, Kıbrıs’ın AB Konseyi Dönem Başkanlığının bu konuya verdiği önemi memnuniyetle karşıladığını belirterek, dijital şiddetin yaygınlığı ve etkileri konusunda farkındalık yaratmanın önemine işaret etti.
KHA’ya konuşan Mingeirou, dijital şiddetin yalnızca dijital alanlarla sınırlı kalmadığını, gerçek hayata da taşındığını vurguladı.
“AB destekli son araştırmalarımıza göre, kamusal yaşamda yer alan kadınların yüzde 70’i dijital şiddete maruz kalıyor. Bunların yüzde 40’ı ise gerçek hayatta tehdit ve tacizle karşılaşıyor” dedi.
Mingeirou, herkesin mağdur olabileceğini ancak gazeteciler ve insan hakları savunucuları gibi kamusal yaşamda görünür olan kadınların daha yüksek risk altında bulunduğunu kaydetti.
“Bu nedenle tüm sektörler arasında ortaklık kurulması büyük önem taşıyor. Uygun mevzuatın yürürlükte olması, polis yetkililerinin eğitilmesi ve teknoloji platformlarıyla iş birliği yapılarak sorumlu içerik denetimi ile zararlı materyallerin kaldırılması gerekiyor. Böylece kadınlar ve kız çocukları dijital alanlarda kendilerini daha güvende hissedebilir” ifadelerini kullandı.
Medyanın rolü kritik
----------
Mingeirou, medyanın farkındalık yaratmadaki rolüne ilişkin bir soruya verdiği yanıtta, kadınları ve kız çocuklarını ilgilendiren önemli konularda kamuoyunu bilinçlendirmede medyanın kritik bir rol üstlendiğini söyledi.
“Dijital ortamdaki şiddet bazı durumlarda toplu saldırılarla da ilişkilendiriliyor. Bu durum devletlerin genel güvenliği ile ulusal güvenliğini tehdit edebiliyor” diye konuştu.
“Pandemi” boyutunda bir sorun
--------------
EIGE Direktörü Scheele, kız çocuklarını hedef alan siber şiddetin “pandemi” boyutuna ulaştığını yineledi.
“Birçok kişinin sorunun yaygınlığının farkında olmadığını düşünüyorum. AB Konseyi Dönem Başkanlığı kapsamında yürüttüğümüz çalışmanın bulgularını yakında yayımlayacağız. Araştırma, Avrupa genelinde çok sayıda kız çocuğunun her gün telefonlarını kontrol ederek kendileriyle ilgili sahte görüntüler ya da cinsel içerikli fotoğrafların internette paylaşılıp paylaşılmadığını denetlediğini ortaya koyuyor. Ebeveynlerin, öğretmenlerin ve toplumun genelinin bunun boyutlarının yeterince farkında olmadığını düşünüyorum” dedi.
Scheele, farkındalığı artırmanın en önemli adım olduğunu, ancak hükûmetlerin genellikle pandemileri kontrol altına almak için hızlı hareket etmesine rağmen bu konuda yeterli iradenin gösterilmediğini söyledi. AB’nin konuya ilişkin net politikalarının bulunduğunu da ifade etti.
Kriz ve savaş dönemlerinde geri plana itiliyor
---------------------
Scheele, kriz veya savaş dönemlerinde bu konunun “ikincil” görülerek geri plana itildiğini kaydederek “ama burada kızlardan ve kadınlardan söz ediyoruz. Sevdiğimiz insanlardan bahsediyoruz. Eğer kızlar ve kadınlar güvende değilse eğitimlerini sürdüremez, iş gücüne katılamaz” diye ekledi.
EIGE’nin hesaplamalarına göre yapısal toplumsal cinsiyet temelli şiddet ile kadına yönelik şiddetin AB’ye yıllık maliyetinin 366 milyar avro olduğunu hatırlatan Scheele, “Bu elbette bir kadın hakları ve insan hakları meselesi. Aynı zamanda ekonomik bir mesele. AB rekabetçi olmak istiyorsa, bu konu tüm ülkeler için en üst düzey önceliklerden biri olmalı” ifadelerini kullandı.
GREVIO Başkanı Maria-Andriani Kostopoulou ise Avrupa Konseyinin bu konuda güçlü ve kapsamlı bir hukukî çerçeve sunduğunu söyledi.
İstanbul Sözleşmesi, Budapeşte Sözleşmesi ve Siber Suç Sözleşmesi’ne atıfta bulunan Kostopoulou, bu metinlerin teknik düzenlemeler, karşılıklı hukukî yardım mekanizmaları ve ilgili protokolleri kapsadığını anlattı.
Kostopoulou, sorunun sınır tanımadığını belirterek devletlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
“Avrupa Konseyi son dönemde hesap verebilirliğe ilişkin öneriler de benimsedi. Farkındalık yaratılması da son derece önemli. Sağlam çerçevelerimiz var ancak bunların etkili şekilde uygulanması gerekiyor. Sorumluluğun belirlenmesi, teknoloji şirketleri ile askerî kurumların da bu sürece dâhil edilmesi kritik önem taşıyor. Daha güçlü siyasi ve kurumsal taahhütlere ihtiyaç var.”
Kostopoulou, mevcut çerçevelerin etkili şekilde uygulanabilmesi için siyasi irade ile tüm paydaşların kararlı desteğinin şart olduğunu da sözlerine ekledi.
KHA/KC/NST/2026
Kıbrıs Haber Ajansı