Limasol’da düzenlenen Dijital Miras Zirvesi 2026 (The Digital Heritage Summit 2026) isimli etkinlik insanlığın hafızasını hiçbir disiplinin tek başına koruyamayacağını bir kez daha ortaya koydu. Kültür Müsteşarı Vasiliki Kassianidou, dijital mirasın Avrupa’nın dijital geleceğinin, stratejik özerkliğinin ve kültürel egemenliğinin kurucu sütunlarından biri hâline gelmesi gerektiğini vurguladı.
Müsteşar, etkinliğin Kültür Müsteşarlığının ve Avrupa Birliği (AB) Konseyi Dönem Başkanlığı’nı yürüten Kıbrıs’ın himayesinde, Kıbrıs Teknoloji Üniversitesinde (Cyprus University of Technology – TEPAK/CUT) düzenlendiğini belirtti. Dijital Kültürel Miras Araştırma Merkezi MNEMOSYNE’nin TEPAK çatısı altında faaliyet gösterdiğini, UNESCO Dijital Kültürel Miras Kürsüsüne ev sahipliği yaptığını hatırlattı.
Kassianidou, Kıbrıs’ın AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nın daha güçlü, daha dayanıklı ve toplumsal açıdan daha uyumlu bir Avrupa vizyonuyla hareket ettiğini ifade etti. “Birliği, kültürü siyasal uyumun temel bir aracı ve ortak Avrupa kimliğimizin güçlü bir ifadesi olarak öne çıkararak güçlendirmeye çalışıyoruz” dedi.
Yakın iş birliği sayesinde, üye devletler, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu ile önemli kültür dosyalarında ilerleme kaydettiklerini vurgulayan Müsteşar, AgoraEU girişimi üzerinde gelinen noktaya ve Kültür Pusulası temelinde hazırlanan “Europe for Culture – Culture for Europe” başlıklı geçici ortak bildirime atıfta bulundu.
Kassianidou, gelecek hafta Lefkoşa’da AB kültür bakanlarının kültürel hakların korunması ve kültürel varlıkların yasa dışı ticaretiyle mücadele konularını ele alacağını söyledi. Bu tartışmaların, karmaşık bir jeopolitik ve teknolojik ortamda son derece güncel başlıklar olduğuna dikkat çekti.
Dijital Miras Zirvesi 2026, AB kurumları ve UNESCO temsilcilerinin yanı sıra uluslararası kurumsal ortakların katıldığı konuşmalar ve sunumlarla gerçekleştiriliyor. Müsteşar, zirvenin, siyaset, araştırma, teknoloji, yenilik ve kültürün kesiştiği ve ortak hafızamız ile kimliğimizin dijital çağdaki geleceğinin şekillendiği stratejik bir Avrupa ve uluslararası platform niteliği taşıdığını vurguladı.
“Yapay zekâ, genişletilmiş gerçeklik, dijital ikizler, büyük veri, bulut altyapıları, kuantum teknolojileri ve yeni nesil ağlar, toplumlarımızın tüm sektörlerini benzeri görülmemiş bir hızla dönüştürüyor” diyen Kassianidou, kültürel mirasın bu dönüşümün dışında kalamayacağını söyledi. Aksine, dijital kültürel mirasın Avrupa’nın dijital geleceğinin, stratejik özerkliğinin ve kültürel egemenliğinin temel sütunlarından biri hâline gelmesi gerektiğini yineledi.
Müsteşar, zirve açısından büyük bir meydan okuma ve aynı zamanda büyük bir fırsatın, Dijital Kültürel Miras alanında ve elbette AgoraEU programı çerçevesinde Ufuk Avrupa (Horizon Europe) politikasının geleceğini birlikte nasıl şekillendirebilecekleri olduğunu söyledi. Kültür Müsteşarlığı olarak ve Kıbrıs’ın AB Konseyi Dönem Başkanlığı bağlamında, Avrupa’nın ortak geçmişinin gerçekçi biçimde belgelenmesi, korunması, yorumlanması ve aktarılması için durmaksızın çalışan bu çok disiplinli ekosistemin Avrupa tarafından nasıl desteklenebileceğini, koordine edilebileceğini ve sürdürülebileceğini dinlemek ve öğrenmek istediklerini vurguladı.
Karşılarındaki meydan okumanın yalnızca teknolojik olmadığını belirten Kassianidou, “Bu mesele, gelecek kuşakların geçmişi nasıl anlayacağıyla, toplumların hafızayı nasıl koruyacağıyla, demokrasilerin hakikati ve özgünlüğü nasıl savunacağıyla ve Avrupa’nın kültürel kimliğini dijital yüzyılda nasıl koruyup geliştireceğiyle ilgilidir” dedi. Zirveden çıkacak fikirlerin, önerilerin, iş birliklerinin ve vizyonların, Avrupa’nın gelecekteki önceliklerinin şekillenmesine ve Ufuk Avrupa ile AgoraEU kapsamındaki politika yönelimlerine somut katkı sağlayabileceğini ekledi.
Kıbrıs Teknoloji Üniversitesinin (TEPAK) MNEMOSYNE Araştırma Biriminin Vekil Direktörü ve UNESCO Dijital Miras Kürsüsü Başkan Yardımcısı Dr. Athos Agapiou da mirasın korunmasının tek bir disiplinin ya da tek bir kurumun sorumluluğu olarak görülemeyeceğini söyledi. Bu alanda ilerleme için bilim, teknoloji, siyaset ve toplum arasında güçlü bağlar kuran iş birliğine ve ortak uzmanlığa ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Konuşmasında dijital mirasın yalnızca teknolojiden ibaret olmadığını vurgulayan Dr. Agapiou, bunun hafıza, kimlik, bilgi ve sorumlulukla ilgili olduğunu dile getirdi. Dijital mirasın, toplulukları ve kuşakları birbirine bağlayan kültürel mirasın nasıl belgelendiği, korunduğu, anlaşıldığı, yorumlandığı ve paylaşıldığıyla ilgili olduğunu söyledi.
Dr. Agapiou, bugün geliştirilen araçların topluma hizmet etmesini, kültür kurumlarını desteklemesini ve öğrenme, erişim ve iş birliği için yeni imkânlar yaratmasını sağlamanın da dijital mirasın bir parçası olduğunu kaydetti. Kültürel mirasın iklim değişikliği, çatışmalar, kentsel dönüşüm, doğal afetler ve hızlı teknolojik değişim gibi baskılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, bu konuların daha da hayati hâle geldiğini vurguladı.
Bu zorlukların, mirasın korunmasının tek bir disiplinin veya tek bir kurumun sorumluluğuna bırakılamayacağını hatırlattığını, bunun için bilim, teknoloji, politika ve toplum arasında güçlü bağlara ve paylaşılan uzmanlığa ihtiyaç duyulduğunu yineledi.
Agapiou, zirvenin Kıbrıs Teknoloji Üniversitesinde düzenlenmesinin önemine de değindi. Üniversitenin araştırma mükemmeliyetini, disiplinlerarasılığın geliştirilmesini, yeniliği ve uluslararası iş birliğini kararlılıkla desteklediğini söyledi. MNEMOSYNE aracılığıyla bu vizyona katkı sunmaktan ve Kıbrıs’ın kültürel miras ve dijital dönüşüm konusundaki geniş Avrupa tartışmalarında etkin rol üstlenmesini desteklemekten gurur duyduklarını sözlerine ekledi.
KHA/SK/NST/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı