Kıbrıs Üniversitesinin yürüttüğü yeni araştırma projesi, hareket temelli ve sözel olmayan iletişimin insani bağı nasıl şekillendirdiğini mercek altına alıyor.

Kıbrıs Üniversitesinin açıklamasına göre İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünün ev sahipliğinde ve Dr. Janka Kormos'un bilimsel sorumluluğunda Marie Skłodowska-Curie doktora sonrası bursu kapsamında yürütülen proje; dilin bedensel temelini ve erken dönemdeki sözel olmayan etkileşimlerin benlik duygumuzu ve başkalarıyla ilişkilerimizi nasıl biçimlendirdiğini araştırıyor.

Çalışma, bu erken ve örtük ifade biçimlerinden neler öğrenebileceğimizi ve bu bilginin kültürel ya da dilsel açıdan marjinalleştirilmiş topluluklar için daha kapsayıcı bakım ve destek biçimleri geliştirmeye nasıl katkı sağlayabileceğini inceliyor.

Projenin merkezinde, kadın düşüncesinin iki önemli ismi arasındaki diyalog yer alıyor: Dil, beden, edebiyat ve psikanaliz teorisi üzerine çalışmalarıyla tanınan Julia Kristeva ile erken hareket kalıplarının duygusal yaşamı ve ilişkileri nasıl dışa vurduğunu inceleyen psikanalist ve hareket araştırmacısı Judith S. Kestenberg.

Bu iki kuramcı ve psikanalistin çalışmaları; erken dönem bedensel iletişimin yaşamın ilerleyen evrelerinde nasıl hissettiğimizi, nasıl ilişki kurduğumuzu ve nasıl algıladığımızı nasıl şekillendirdiğine dair önemli bir soruyu gündeme taşıyor. Bu soru, birçok insanın farklı diller, kültürler ve sınırlar arasında yaşadığı günümüzde özellikle güncel bir nitelik kazanıyor.

Proje, ritmik bedensel ifadelere, dokunmaya, beden duruşuna ve fiziksel varlığa daha fazla dikkat gösterildiğinde kelimelerin ötesine geçen deneyim biçimlerine ulaşılabileceğini savunuyor.

Araştırmanın uygulamaya aktarılması

-------------------------

Bilimsel bir araştırma niteliğinde olmasına karşın proje, yalnızca üniversite ortamıyla sınırlı kalmayıp daha geniş bir alana ulaşmayı hedefliyor. Çalışma; mülteci kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere deneyimlerini kelimelerle ifade etmekte güçlük çekebilen veya dilsel ve kültürel engellerle karşılaşan gruplarla çalışan profesyonellere ve topluluklara destek sağlamayı amaçlıyor.

Sözel olmayan iletişimi ikincil bir unsur olarak görmek yerine bakımın, bağ kurmanın ve anlamanın merkezine yerleştiren proje kapsamında, araştırmanın klinik ve psikososyal destek alanlarında çalışan profesyonellere aktarılabilmesi amacıyla Kıbrıs Dans Terapisi Derneği ile iş birliği yapılacak.

Proje ayrıca; bakım, terapi, eğitim, göçmen desteği ve toplum hizmetleri alanlarında çalışanlar için araştırmayı faydalı kılmak amacıyla çevrim içi bir Disiplinler Arası Çalışma Grubu, bir uygulama el kitabı ve bir politika belgesi de dâhil olmak üzere pratik araçlar geliştirecek. Geniş kitleler için hazırlanacak dijital materyaller ise projenin akademik çevrelerin dışına taşınmasına katkı sağlayacak.

Proje danışmanı ve Edebiyat Teorisi ve Feminist Düşünce Doçenti Dr. Maria Margaroni, bu projenin İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü bünyesinde gelişen Psikanaliz Teorisi ve Julia Kristeva çalışmaları uzmanlığını pekiştirdiğini, aynı zamanda bölümün Tıbbi Beşerî Bilimler alanına yönelik giderek artan ilgisini ortaya koyduğunu belirtti.

Kıbrıs Dans Terapisi Derneği ise projeyi son derece önemli olarak nitelendirerek akademik araştırmayı terapötik uygulamalarla buluşturan ve deneyimleri her zaman kelimelere dökülemeyen insanları anlama ve desteklemede daha kapsayıcı yöntemleri teşvik eden bir iş birliğine katkı sunmaktan memnuniyet duyduğunu bildirdi.

KHA/NST/MHY/2026

Kıbrıs Haber Ajansı