Çalışma Bakanı Marinos Moushouttas, emeklilik reformunun en güçlü senaryoya göre toplam emekli maaşı artışının yüzde 60’ının ilk iki yıl içinde ödenmesini öngörecek şekilde uygulanmasının beklendiğini açıkladı.
Moushouttas, Kıbrıs Haber Ajansına (KHA) verdiği röportajda, öne çıkan senaryonun artışın yüzde 30’unun ilk yıl, yüzde 30’unun ikinci yıl, yüzde 10’unun üçüncü yıl, yüzde 10’unun dördüncü yıl ve kalan yüzde 20’sinin beşinci yıl verilmesini öngördüğünü belirtti. Dağılımın hâlen değerlendirildiğini kaydeden Moushouttas, modelde değişiklik yapılması veya uygulama süresinin kısaltılması için imkân bulunup bulunmadığının da incelendiğini söyledi.
Moushouttas, artışın tamamının ilk yıldan verilebilmesinin arzu edildiğini ancak Sosyal Sigortalar Fonunun sürdürülebilirliği ile ekonomik göstergeler üzerindeki etkilerin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Fonun ek harcamalarının ekonomi üzerinde etkisi bulunduğu için artışların beş yıllık döneme yayılmasının planlandığını kaydetti.
Kademeli uygulamanın emekli maaşlarındaki artışlarla ilgili olduğunu belirten Moushouttas, düşük gelirli emeklilere verilen ve “küçük çek” olarak bilinen ödeneğin ise hak sahiplerine doğrudan ödeneceğini açıkladı.
“Küçük çek” 28 Ağustos’ta gündemde
---------------------
Yasa tasarısı taslağının sosyal ortaklara sunulmasının ardından atılacak adımlara değinen Moushouttas, taslağın sunumu ve analizinin 28 Ağustos’ta önce Teknik Komitede, ardından Çalışma Danışma Kurulunda devam edeceğini söyledi. Görüşmelerde özellikle sıfırıncı sütun ile düşük gelirli emekli ödeneği ele alınacak.
Sosyal ortakların taslağı yaklaşık 8-10 gündür incelediğini belirten Moushouttas, artık belirli maddeler ve öneriler üzerinde esaslı tartışmaların başlamasının beklendiğini kaydetti.
Hükûmetin reformun temel yaklaşımını değiştirmemesi ve Sosyal Sigortalar Fonunun sürdürülebilirliğini tehlikeye atmaması koşuluyla öneri ve değişikliklere açık olduğunu söyleyen Moushouttas, “Harcamaların maliyetini artıracak her önerinin, aynı miktarda azalmayı sağlayacak bir öneriyle birlikte sunulması gerekir” dedi.
Yetkili Teknik Komitenin 1 Eylül’den itibaren ikinci sütun olan İhtiyat Sandıkları konusunda düzenli toplantılara başlayacağını belirten Moushouttas, görüşmelerin eylül boyunca süreceğini ve mümkünse ekim ortasına kadar kapsamlı bir sonuca ulaşılmasının hedeflendiğini söyledi.
Yasa tasarısının eylülde Meclise sunulması hedefleniyor
--------------------------------
Moushouttas, reformun üç sütununa ilişkin görüşmelerin paralel yürütüleceğini ancak İhtiyat Sandıkları konusundaki görüşmelerin tamamlanmasının yasa tasarısının Meclise sunulması için ön koşul olmadığını belirtti.
Amaçlarının yasa tasarısını eylül içinde Meclise sunmak olduğunu kaydeden Moushouttas, o tarihe kadar ikinci sütun konusunda da kapsamlı bir sonuca ulaşılmasının arzu edildiğini söyledi.
Bunun mümkün olmaması hâlinde hükûmetin birinci sütuna ilişkin yasa tasarısını sunacağını, İhtiyat Sandıkları konusundaki diyaloğun ise paralel biçimde devam edeceğini belirtti.
İkinci sütunun mevcut yasa tasarısında yer almayacağını söyleyen Moushouttas, bunun yeni mevzuat ve İhtiyat Sandıklarının yönetimi ile yatırım politikasını denetleyecek bir makam da dâhil gerekli yapıların oluşturulmasını gerektiren, yaklaşık dört yıl sürebilecek uzun vadeli bir çalışma olduğunu kaydetti.
Yasa tasarısının eylülde Meclise sunulmasının, reformun 1 Ocak 2027’den itibaren uygulanması ve emeklilerin artışları şubat ayındaki ödemede görmesi hedefinin korunması açısından gerekli olduğunu vurguladı.
Emekli maaşları toplamda artacak
-----------------------
Moushouttas, yaklaşık 50 bin emeklinin aylık 100 avronun üzerinde artış almasının beklendiğini, yaklaşık 7-8 bin düşük gelirli emeklinin artışının ise 200 avroyu aşacağını söyledi.
En yüksek oransal artışların ağırlıklı olarak daha düşük gelirli kişileri kapsayacağını belirten Moushouttas, reformda temel emekli maaşına ve çalışma yıllarına daha fazla ağırlık verildiğini açıkladı. Örnek olarak, düşük ücretle 47 yıl çalışmış ve bugün 504 avro emekli maaşı alan bir kişinin maaşının reformla 250 avro artarak 754 avroya çıkacağını söyledi.
“Küçük çek” ilgili kriterleri karşılamaya devam eden kişilere ödenmeye devam edecek. Ancak emekli maaşı yükseldikçe ek devlet desteğine duyulan ihtiyaç azalacağı için ödeneğin miktarı düşebilecek.
Moushouttas, bugün 504 avro emekli maaşı ile 220-230 avro “küçük çek” alan ve toplam aylık geliri 720-730 avro olan bir emekliyi örnek gösterdi. Reform sonrasında bu kişinin emekli maaşı 754 avroya çıkarken “küçük çek” yaklaşık 80-90 avroya düşecek, ancak toplam aylık gelir 820-830 avroya yükselecek.
Hiçbir emeklinin toplam gelirinin bugün aldığı miktarın altına düşmeyeceğini vurgulayan Moushouttas, reformdan sonra emekli maaşı ile “küçük çek” toplamının herkes için bugünkünden daha yüksek olacağını söyledi.
Ev kadınlığı emekli maaşında değişiklik
----------------------
Ev kadınlığı emekli maaşına değinen Moushouttas, mevcut hak sahipleri ile gelecek beş yıl içinde hak sahibi olacak kişilerin Sosyal Sigortalar Fonu sistemine dâhil edileceğini belirtti.
Sonraki dönemde, beş ila 15 yıllık zaman diliminde ve belirli kriterlere göre, Kıbrıs’ta ikamet süresine ilişkin koşullar da dâhil şartları karşılayan hak sahiplerinin Fona dâhil edileceğini söyledi. Bu kişilere yapılacak artışlar, düşük gelirli emekliler için geçerli olacak formüle benzer bir yöntemle belirlenecek.
Anneler, engelliler ve bakıcılar için sigorta kredileri
------------------------------
Moushouttas, kendi tercihlerinden kaynaklanmayan nedenlerle çalışmakta zorlanan veya tam zamanlı çalışamayan gruplar için yeni sigorta kredileri öngörüldüğünü söyledi.
Devlet, çocuğuna bakmak için çalışmayı bırakan veya çalışma süresini azaltan ebeveyn yararına her çocuk için üç yıl boyunca sosyal sigorta primi ödeyecek.
Çalışamayan engelli kişiler için devlet yaşamları boyunca sosyal sigorta primi ödeyerek gelecekteki emeklilikleri için sigorta hakkı oluşmasını sağlayacak. Benzer bir düzenleme, yakınlarına bakmak için çalışmayan gayriresmî bakıcıları da kapsayacak.
İş gücü piyasasına giren gençlerin sosyal sigorta primlerinin bir yıl süreyle desteklenmesi, ayrıca mezuniyet sonrasında işsiz kalıp iş arayan öğrenciler için de bir yıllık prim desteği verilmesi öngörülüyor. İlgili giderler devlet tarafından karşılanarak hak sahipleri adına Sosyal Sigortalar Fonuna yatırılacak.
Gelir sahiplerinden yıllık 11 bin 500 avroya kadar prim
-------------------------------
Kira, hisse ve temettü gelirlerinden prim alınması önerisine ilişkin Moushouttas, düzenlemenin daha önce sosyal sigorta primi ödemediği için sigorta hesabı bulunmayan ancak emeklilikte sosyal emekli maaşı alan kişileri kapsadığını söyledi.
Yeni kategori, sigorta birimi kazanılması için gereken asgari sigortalanabilir gelire karşılık gelen yıllık 11 bin 500 avroya kadar gelirleri kapsayacak.
Bu miktar üzerinden gelir sahibinin yaklaşık yüzde 15, devletin ise ilave yüzde 5 katkı yapması öngörülüyor. Böylece zaman içinde sigorta hesabı oluşturularak ödenen primlere dayalı emeklilik hakkı kazanılması amaçlanıyor.
Moushouttas, düzenlemenin bütün gelirleri veya hâlihazırda çalışan ve sigorta hesabı bulunan, buna ek olarak kira ya da başka kaynaklardan gelir elde eden kişileri kapsamadığını belirtti. Yeni kategorinin Sosyal Sigortalar Fonuna önemli bir ek gelir kaynağı sağlayacağını öngördü.
Yeni yatırım fonunun 2028’de faaliyete geçmesi hedefleniyor
-----------------------------
Moushouttas, hükûmetin Sosyal Sigortalar için yeni bir yatırım fonunu 1 Ocak 2028’den itibaren faaliyete geçirmeyi hedeflediğini söyledi. Devletin Sosyal Sigortalar Fonuna olan 12 milyar avroluk borcunun geri ödeme taksitleri ile gelecekteki fazlalar kademeli olarak bu fona aktarılacak.
Maliye Bakanlığı, yeni fonun yapısı, işleyişi ve yatırım politikası konusunda hükûmete rehberlik edecek uzman bir uluslararası kuruluşa çalışma yaptırmaya hazırlanıyor.
Yatırım politikasının Avrupa standartlarına dayanması ve düşük yatırım riski taşıması hedefleniyor. Amaç, sigortalıların birikimlerini riske atmadan fon varlıklarını kademeli olarak artırmak.
Yeni fona devletin 12 milyar avroluk borcunun geri ödenmesi için yapacağı yıllık taksitler ile Sosyal Sigortalar Fonunun bugün devlet tarafından kullanılan fazlaları aktarılacak. Devletin ödemeye devam edeceği borç bakiyesi için faiz de ödenecek ve bu kaynaklar kademeli olarak yatırıma yönlendirilecek.
Moushouttas, yeni fonun Meclis tarafından onaylanmış Hidrokarbon Fonu modeline benzer biçimde çalışmasının değerlendirildiğini söyledi. Milyarlarca avroluk kaynak biriktirmesi beklenen fonun yönetiminde uzman görüşüne ve katı standartlara ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
Yüksek riskli agresif yatırım politikasından kaçınılması, daha düşük ancak istikrarlı getiri sağlayan güvenli yatırımların tercih edilmesi planlanıyor. Seçenekler arasında uygun çeşitlendirmeyle gayrimenkul veya devlet tahvilleri gibi yatırımlar bulunabilecek.
Moushouttas, ilk kez devletin Sosyal Sigortalar Fonundan borçlanmasına son verilmesi yönünde karar alındığını, kesin takvimin önümüzdeki dönemde belirleneceğini söyledi.
Devletin yaklaşık 12 milyar avroluk borcun tamamını hemen geri ödeyemeyeceğini belirten Moushouttas, Maliye Bakanlığının üzerinde çalıştığı formüle göre geri ödemenin 40 yıla yayılmasının öngörüldüğünü açıkladı.
Mevcut reform senaryosu 40 yıl sürdürülebilir
-------------------------
Moushouttas, sosyal ortaklara sunulan senaryonun dayandığı aktüeryal çalışmalara göre Sosyal Sigortalar Fonunun sürdürülebilirliğinin 40 yıl boyunca güvence altına alındığını söyledi.
Çalışmaların, Kıbrıs hükûmetlerinin uzun yıllardır iş birliği yaptığı Uluslararası Çalışma Örgütü aktüerlerinden oluşan ekip tarafından hazırlandığını belirtti.
Farklı senaryoların incelendiğini, bunlar arasında yüksek gelirli kişiler için yüzde 5’lik bir azalma öngören bir seçeneğin de bulunduğunu ancak bunun sosyal ortaklara sunulan öneriye alınmadığını kaydetti.
Moushouttas, maliyeti artırmayan değişikliklerin yapılabileceğini ancak aktüeryal tahminlere göre maliyet artışının Fonun sürdürülebilirliğini tehlikeye atabileceğini söyledi.
Sosyal ortaklara sunulan rakamların hesaplamalar yapılırken mevcut en güncel denetlenmiş veriler olan 2024 verilerine dayandığını belirten Moushouttas, reformun 2027’de uygulanması sırasında 2026’nın en güncel verilerinin kullanılacağını ve arada ücretlerdeki artışlar nedeniyle miktarların daha yüksek olmasının beklendiğini söyledi.
Erken emeklilikte beş yıldan sonra yeni formül
----------------------------
Beş yıllık geçiş döneminin ardından 65 yaşından önce veya sonra emekli olanların maaşları, bugünkü aktüeryal kesintiden farklı yeni bir formülle hesaplanacak.
Mevcut emekliler ile yeni mevzuatın uygulanmasının ilk beş yılında emekli olacak kişiler için temel emekli maaşındaki aktüeryal kesinti yüzde 12’den yüzde 7,5’e düşürülecek.
Altıncı yıldan itibaren bu hesaplama yönteminin yerini emeklilik yaşını maaş miktarına bağlayan yeni formül alacak. Sigorta hesabındaki veriler, 63 yaşında emeklilikte 1,1; 64 yaşında 1,2; 65 yaşında 1,3; 66 yaşında 1,4 ve 67 yaşında 1,5 katsayısıyla çarpılacak.
Böylece, çalışanın isteği ve işverenle anlaşması hâlinde 65 yaşından sonra çalışmaya devam edilmesi için daha güçlü teşvikler sağlanacak. 67 yaşına kadar çalışan, işveren ve devlet sosyal sigorta primi ödemeye devam edecek ve daha uzun süre çalışanlar daha yüksek emekli maaşı alacak.
Yüzde 12’lik aktüeryal kesintinin yüzde 7,5’e indirilmesi, beş yıllık geçiş döneminde 63-65 yaş arasında emekli olmuş veya olacak herkes için uygulanacak. Bu değişiklik ilk yıldan itibaren yürürlüğe girecek ve genel emekli maaşı artışları gibi beş yıla yayılmayacak.
İhtiyat Sandıklarında zorunluluk konusu açık
------------------------
İkinci sütun kapsamında İhtiyat Sandıklarına katılımın bütün çalışanlar için zorunlu hâle getirilip getirilmeyeceği istişare konusu olmaya devam ediyor.
İşveren örgütleri mevcut gönüllü sistemin korunmasını savunurken, sendikalar bütün çalışanların yararlanabilmesi için katılımın zorunlu olması gerektiğini düşünüyor.
Moushouttas’a göre bugün çalışanların yaklaşık yüzde 25-27’si İhtiyat Sandığı kapsamında. Bunlar ağırlıklı olarak toplu sözleşmelerle bu hakkın sağlandığı sektörlerde veya işletmelerin gönüllü olarak sunduğu programlarda çalışanlardan oluşuyor. Hükûmet iki yaklaşım arasında “orta yolu” bulmaya çalışıyor.
İhtiyat Sandıklarının emeklilik sisteminin birinci sütununu tamamlayan önemli bir unsur olduğunu belirten Moushouttas, Fonun ve ekonominin imkânları çerçevesinde emekli maaşlarının ek desteğe ihtiyaç bırakmayacak düzeye çıkarılamadığı koşullarda ikinci sütundan gelecek desteğin yararlı olduğunu söyledi.
Çalışanın iş değiştirmesi hâlinde hakların bir işverenden diğerine taşınıp taşınmayacağı, çalışma hayatı sırasında birikimlerin bir bölümünün çekilmesine veya borç alınmasına izin verilip verilmeyeceği ve emeklilikte nihai tutarın toplu mu yoksa kademeli mi ödeneceği gibi temel konular da hâlen açık bulunuyor.
Katılımın zorunlu olması yönünde karar verilmesi hâlinde, her küçük işletmenin kendi fonunu kurup yönetmesi yerine serbest çalışanların ve küçük işletmelerin katılabileceği kurumsallaşmış İhtiyat Sandıklarının oluşturulması gerekecek.
Hükûmetin bu konularda görüşleri bulunduğunu belirten Moushouttas, sosyal ortakların kapsamlı görüşlerinin beklendiğini ve ikinci sütuna ilişkin müzakerelerin ekime kadar ilerletilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Reformun yalnızca emekli maaşı artışları açısından değil, bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Moushouttas, önceki büyük reformun 1980’de yapıldığını, yeni reformun ise bugünün sosyoekonomik koşullarını ve gelecek 40 yılın ihtiyaçlarını dikkate aldığını belirtti.
Moushouttas, sosyal ortaklar arasında görüş ayrılıkları bulunmasına rağmen işverenlerin, çalışanların ve sendikaların reformun ilerlemesini istediğini belirterek ortak zemin bulunacağı konusunda iyimser olduğunu söyledi.
KHA/NST/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı