Mısır Cumhurbaşkanı Abdel Fattah el-Sisi, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ve Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis’in Al-Alamein’de gerçekleştirdikleri Üçlü Zirve’nin ardından yayımlanan Ortak Bildiri’de; ortak çıkar ve üçlü iş birliğinin temel sütunu olan enerji güvenliği ile üç ülke arasındaki ekonomik, ticarî ve yatırım iş birliğinin güçlendirilmesi merkezî yer tuttu.
Ortak Bildiri’de bu başlıkların yanı sıra Kıbrıs sorunu, Filistin meselesi, Lübnan ve Libya’daki gelişmeler ile göç, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) ve su güvenliği konularına da yer verildi.
Halklarını birbirine bağlayan tarihî ilişkilerden ve yakın bağlardan duydukları memnuniyeti yineleyen liderler; Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da barış, güvenlik, istikrar ve refahı halklarının çıkarlarına hizmet edecek, ortak bölgesel ve uluslararası sınamaların aşılmasına katkı sunacak biçimde teşvik etmeye yönelik ortak çabaları sürdürme taahhüdünde bulundu.
Derin jeopolitik sınamaların yaşandığı bir dönemde Doğu Akdeniz bölgesinin artan önemine dikkat çeken liderler, üç ülke arasındaki istişare ve koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı. Kasım 2014’te Kahire’de temelleri atılan ve başarılı bir bölgesel iş birliği modeli hâline gelen Üçlü İş Birliği Mekanizmasının kazanımları üzerine inşa edilen bu ortaklığı; güven, saygı ve iş birliği ilkeleri temelinde daha da geliştirme kararlılıklarını dile getirdiler.
Ortak Bildiri’de şu ifadelere yer verildi: “Bölgede güvenlik ve istikrarın desteklenmesi, anlaşmazlıkların ve krizlerin siyasî ve diplomatik yollarla çözülmesi yönündeki ortak taahhüdümüzü yineliyor; gerilimi tırmandıracak, bölgesel istikrarı baltalayacak veya bölgesel barış ve güvenliği tehdit edecek her türlü eylemi reddediyoruz. Devletlerin egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinin, tehdit veya güç kullanımından kaçınılmasının, uluslararası hukuk kurallarına ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın ilkelerine tam olarak bağlı kalınmasının önemini vurguluyoruz.”
Üç lider, ilgili tüm devletlerin haklarını koruyan ve Doğu Akdeniz’de barış, güvenlik ve istikrara katkı sağlayan uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesinin ve tüm devletlerin bu ilkelere bağlı kalmasının önemini yineledi. Ayrıca deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin her türlü anlaşma veya mutabakat zaptının, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) dâhil olmak üzere uluslararası hukuka uygun olarak akdedilmesi gerektiğinin altı bir kez daha çizildi.
Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs; Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri ile Kıbrıs Kişisel Temsilcisinin çabalarını memnuniyetle karşılayarak, Kıbrıs sorununa BM çerçevesinde ve ilgili Güvenlik Konseyi kararları uyarınca kapsamlı bir çözüm bulunması yönünde devam eden girişimlere desteklerini açıkladı. Bildiri’de, “Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunmasının, barışın ve bölgesel istikrarın güçlendirilmesine önemli bir katkı sağlayacağını teyit ediyoruz” denildi.
Liderler, Filistin halkının meşru haklarına ve İki Devletli Çözüm temelinde adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışın sağlanması gerekliliğine olan sarsılmaz desteklerini teyit etti. Bildiri’de, “BM kararları uyarınca, 4 Haziran 1967 sınırları dahilinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasına desteğimizi yineliyoruz” ifadesi kullanıldı. Gazze’de yeniden inşa ve erken toparlanmanın başlamasını sağlayacak ve Filistin topraklarının bütünlüğünü koruyacak olan, BM Güvenlik Konseyinin 2803 sayılı kararıyla da onaylanan ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Çatışmasını Sona Erdirmeye Yönelik Kapsamlı Planı’nın ikinci aşamasının uygulanmasının önemi vurgulandı.
Gazze’deki insani durumdan derin endişe duyduklarını belirten liderler, insani yardımların sivil halka güvenli, hızlı ve geniş ölçekte ulaştırılması gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca Batı Şeria ile Gazze Şeridi arasındaki coğrafi, siyasî ve hukuki bütünlüğü teyit ederek, Filistin halkının zorla yerinden edilmesini amaçlayan politikalar da dahil olmak üzere bu iki bölgeyi ayırmaya yönelik her türlü girişimi reddettiklerini kaydettiler.
Liderler, Lübnan’ın istikrarı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne güçlü desteklerini ve BM Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararının eksiksiz uygulanmasının önemini yineledi. Lübnan’a yönelik tüm saldırıların durdurulması ve İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından çekilmesi gerektiği vurgulandı. Bildiri’de, “Devletin tam otoritesini ve egemenliğini tüm ülke topraklarında tesis edebilmesi adına başta Lübnan Silahlı Kuvvetleri olmak üzere Lübnan devlet kurumlarının güçlendirilmesi çağrısında bulunuyoruz” denildi.
Üç lider ayrıca Libya’nın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve ulusal birliğine; dış müdahale olmaksızın, Libya öncülüğünde ve sahipliğinde kapsayıcı bir siyasî sürece olan desteklerini yineledi. Tüm yabancı güçlerin ve paralı askerlerin Libya’dan çekilmesi çağrısı yapılırken, Libya sahipliği çerçevesinde eş zamanlı başkanlık ve parlamento seçimlerinin en kısa sürede düzenlenmesine yönelik BM çabalarına destek ifade edildi.
Enerji, ekonomi, ticaret ve yatırımlarda iş birliği
----------------------------
el-Sisi, Mitsotakis ve Christodoulides, enerji güvenliğinin ortak bir çıkar ve üçlü iş birliğinin temel sütunu olduğunu teyit etti. Liderler, “GREGY enterkonneksiyon projesi de d’ahil olmak üzere elektrik enterkonneksiyonu projelerini geliştirmeye devam etme, böylece enerji güvenliğini artırma ve Doğu Akdeniz’i Avrupa pazarlarına bağlama arzumuzu ifade ediyoruz” vurgusunu yaptı.
Bölgesel ve Avrupa enerji güvenliğini destekleyecek biçimde doğal gaz sektöründeki iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine işaret eden liderler, Kıbrıs gaz sahalarının Mısır’ın gaz altyapısına ve tesislerine bağlanmasına yönelik son gelişmelere büyük değer verdiklerini belirterek bu çalışmaların en kısa sürede tamamlanması çağrısında bulundu.
Üç lider, su kıtlığı ve iklim değişikliği gibi bölgenin karşı karşıya olduğu büyüyen sınamalar ışığında, su güvenliği ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi alanında iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Bu kapsamda, Mısır’ın Nil Nehri’ne olan büyük bağımlılığı kabul edilerek ülkenin su güvenliğine destek yinelendi. Etiyopya Barajı da dâhil olmak üzere Nil Havzası’nda uluslararası hukuka tam uyumun önemi bir kez daha hatırlatıldı.
Liderler, “Nil Nehri de dâhil olmak üzere sınır aşan su kaynaklarının bir çatışma kaynağı değil, iş birliği ve bütünleşme aracı olması gerektiğini vurguluyoruz. Bu doğrultuda, ilgili tüm devletlerin çıkarlarını korumak amacıyla ‘zarar vermeme’ ilkesine ve önceden bildirim, istişare ve uzlaşma yoluyla iş birliği yapma yükümlülüğüne bağlı kalınması, Mısır’ın su kullanımını ve ihtiyaçlarını olumsuz etkileyebilecek tek taraflı adımlardan kaçınılması gerekliliğini yineliyoruz” dediler.
Ülkeleri arasındaki ekonomik, ticarî ve yatırım iş birliğinin güçlendirilmesine, “mükemmel siyasî ilişkilerin halklar için somut ekonomik fırsatlara dönüştürülmesine” özel bir önem verdiklerini vurgulayan üç lider; üç ülkenin coğrafi konumundan ve rekabetçi avantajlarından yararlanmanın özel sektöre yeni kapılar açacağını ve ekonomiler arasındaki entegrasyonu güçlendireceğini ifade etti. İş dünyası temsilcileri arasındaki temasların yoğunlaştırılması ve öncelikli alanlarda ortaklıklar kurulması teşvik edildi.
Düzensiz göçle mücadelenin güvenlik, kalkınma, ekonomik ve sosyal boyutları birleştiren bütüncül ve dengeli bir yaklaşım gerektirdiğini belirten liderler; düzenli göç alanında iş birliğinin genişletilmesinin ve ilgili mevzuat ile ikili anlaşmalar uyarınca Mısırlı işçilere hem Kıbrıs’ta hem de Yunanistan’da organize istihdam imkânları sağlanmasının teşvik edilmesinin önemini vurguladı.
Liderler ayrıca Mısır ile Avrupa Birliği arasındaki Kapsamlı Stratejik Ortaklığın güçlendirilmeye devam edilmesinin önemine işaret etti. Bu ortaklığın çerçevesini oluşturan altı sütunun uygulanmasında kaydedilen ilerleme memnuniyetle karşılandı; Akdeniz’in iki yakası arasındaki bağlantıyı güçlendirmek ve ortak çıkarları ilerletmek amacıyla bu çerçevede yakın koordinasyonun sürdürülmesi kararlılığı yinelendi.
Son olarak liderler, Üçlü İş Birliği Mekanizmasını daha da güçlendirme ve geliştirme, anlaşmaların uygulanmasını düzenli takip etme ve üç ülke hükûmetleri, kurumları ve özel sektörleri arasında koordinasyonu yoğunlaştırarak mekanizmanın etkinliğini artırma taahhütlerini teyit etti. Kahire’deki 10. Zirve’de kararlaştırılan ve merkezi Lefkoşa’da bulunacak Üçlü Mekanizma Daimî Sekreteryasının faaliyete geçirilmesine ilişkin taahhüt de hatırlatıldı.
Zirvenin sonunda el-Sisi, Mitsotakis ve Christodoulides, Mısır-Kıbrıs-Yunanistan ortaklığına olan sarsılmaz bağlılıklarını ve daha güvenli, istikrarlı ve müreffeh bir bölge için birlikte çalışma kararlılıklarını bir kez daha vurguladı.
Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Yunanistan Başbakanı, zirveye ev sahipliği yapmasından dolayı Mısır Cumhurbaşkanı, Hükûmeti ve halkına teşekkür ederek, ortak çabaların sürdürüleceği Kıbrıs’taki 11. Üçlü Zirve’yi sabırsızlıkla beklediklerini ifade etti.
KHA/NST/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı