Avrupa Komisyonu, hedefinin ticari gerilimleri tırmandırmak değil, ABD ile yapıcı bir iş birliği sürdürmek olduğunu vurguladı. Komisyon Sözcüsü, pazartesi günü Brüksel’de akredite gazetecilere yaptığı açıklamada, “asıl amacın gümrük vergisi uygulama niyetinden tamamen uzak durmak” olduğunu belirtti. Bu açıklama, ABD Başkanı’nın, Grönland’a ilişkin ülkelerin tutumuna tepki olarak tarifeleri artırma olasılığını gündeme getirmesinin ardından geldi.
Komisyonun bu konuda nasıl bir yanıt vermeyi planladığı sorulduğunda, ticaret politikalarından sorumlu sözcü Olof Gill, Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen’in dünkü sözlerini hatırlattı. Von der Leyen, “Gr^enland ve Danimarka Krallığı’nın egemenliğini destekleme kararlılığımızı sürdürüyoruz. Stratejik ekonomik ve güvenlik çıkarlarımızı koruyacağız. Avrupa dayanışmasına yönelen bu meydan okumalar karşısında istikrarlı ve kararlı davranacağız,” demişti.
Gill, Avrupalı liderler arasında yoğun istişarelerin sürdüğünü belirterek, “Önceliğimiz durumun tırmanmasını önlemek, ABD ile iş birliği yapmak ve her iki tarafın da ekonomisine zarar verecek gümrük vergilerinden kaçınmak,” ifadesini kullandı. Sözcü ayrıca, “Eğer gümrük vergileri uygulanırsa, Avrupa Birliği (AB) buna gerektiğinde karşılık verebilecek araçlara sahip,” diyerek “liderliğin kimi zaman sorumluluk bilinciyle ortaya konduğunu” vurguladı.
Diplomasinin sonuçsuz kalması durumunda ise AB, değeri 93 milyar avro olan bir karşı‑tarife paketini yeniden devreye sokabilir. Bu paket, sanayi ve tarım ürünleri dâhil çeşitli Amerikan mallarını hedef alıyor. Plan ilk olarak, eski Başkan Trump’ın “Kurtuluş Günü” için açıkladığı kapsamlı gümrük tarifelerinin ardından 2025 baharında hazırlanmış, AB ile ABD’nin ticaret anlaşmasına varması üzerine temmuz ayında askıya alınmıştı.
Gill, bu askıya alma kararının 6 Şubat’ta otomatik olarak sona ereceğini doğruladı. Bu da AB askıya alma süresini uzatmadığı takdirde, karşı‑tarifelerin 7 Şubat 2026’da kendiliğinden yürürlüğe gireceği anlamına geliyor. Sözcü, bu seçeneği “en pratik çözüm” olarak nitelendirdi.
Pazar günü yapılan Daimî Temsilciler toplantısında gündeme gelen bir diğer seçenek ise “ticaret bazukası” olarak bilinen Anti‑Coercion Instrument (ACI), yani Zorlamaya Karşı Araç oldu. Görüşmelere katılan AB yetkililerine göre Fransa, bu seçeneğin en güçlü destekçisi olarak öne çıkıyor.
Yine de şu aşamada, bu aracın etkinleştirilmesi konusunda Birlik içinde geniş bir uzlaşı sağlanmış değil. Ancak bu durumun, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın çağrısıyla perşembe günü yapılacak olağanüstü zirve öncesinde veya ABD’nin yeni gümrük vergilerini yürürlüğe koymasına kadar sürecek diplomatik görüşmelerde değişmesi olasılığı yüksek.
KHA/EK/NST/2026
Kıbrıs Haber Ajansı