Savunma Bakanı Vasilis Palmas, Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Alt Komitesi (SEDE) önünde yaptığı sunumda, Kıbrıs Avrupa Konseyi Dönem Başkanlığı'nın önceliklerini; Avrupa Birliği’nin (AB) stratejik özerkliği, deniz güvenliği ve Avrupa savunma sanayiinin güçlendirilmesi ekseninde aktardı.
Bakanın vurguladığı üzere, Başkanlığın "Özerk Bir Birlik. Dünyaya Açık" sloganı, müttefiklerinden kopmadan etkili bir şekilde hareket edebilecek bir Avrupa hedefini ifade etmektedir. Palmas, "Stratejik özerklik ve dışa dönüklük birbiriyle çatışmaz; aksine, Avrupa güvenliğinin, dayanıklılığının ve refahının temel sütunlarını oluşturur" diyerek konunun önemini vurguladı.
Vasilis Palmas, SEDE Komitesinin Avrupa savunma politikasının şekillendirilmesindeki belirleyici rolünü teslim ederek, "Komitenin bu alanda şeffaflığı ve demokratik hesap verebilirliği güçlendirmeye yönelik katkısı esastır" ifadelerini kullandı.
Başkanlığın dört temel yönelimini sunarken ilk olarak, "uluslararası düzene ve Birliğin temel değerlerine sarsılmaz bir dayanışma ve saygı ile" Ukrayna'ya verilen desteğe değinen Bakan, Kıbrıs'ın Ukrayna'ya olan istikrarlı desteğini yineledi. Palmas, "Gelecekteki herhangi bir çözüm, bizzat Ukrayna tarafından kabul edilebilir olmalı; egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam saygıya dayanmalıdır" vurgusunu yaptı.
İkinci temel öncelik alanının, "hazırlığı artırmak, inovasyonu hızlandırmak ve Avrupa'nın stratejik özerkliğini güçlendirmek amacıyla Avrupa Savunma Sanayii Programı (EDIP) aracılığıyla Savunma Sanayiinin tahkim edilmesi" olduğunu belirtti. 2030 Savunma Hazırlık Paketi'ne ve SAFE tüzüğüne atıfta bulunan Bakan, "Eğer kuvvetler intikal edemezse, Avrupa kendini savunamaz" uyarısında bulundu.
SAFE tüzüğünün, "ulusal yatırımların ortak Avrupa önceliklerine önemli ölçüde katkıda bulunması, ortak tedarikleri güçlendirmesi ve ittifaklar arasında gerçek sinerjiler yaratması çabasının merkezinde" yer aldığını ekledi. Ayrıca, "Eylemlerimiz hazırlık ve uyumla yönlendirilmelidir" notunu düştü.
Savunma Bakanı'nın milletvekillerinin sorularına verdiği yanıtlara göre Kıbrıs'ın özel önem atfettiği üçüncü nokta; "hibrit tehditler, siber saldırılar ve fiziksel tehditlere karşı kritik deniz altyapısının ve temel deniz yollarının korunmasına vurgu yaparak deniz güvenliğine (maritime security) yatırımdır". Deniz güvenliği konusunda, "son olaylar, deniz güvenliğinin Birliğin genel güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu teyit etmektedir" diyerek deniz altı kablolarının ve kritik altyapıların korunmasına dikkat çekti.
Önceliklerdeki dördüncü temel unsuru, "Birliğin krizlere hızlı ve sorumlu bir şekilde yanıt verme yeteneğini güçlendirerek, insani yardım operasyonlarının güvenliği ve geniş MENA bölgesinden sivil personelin tahliye operasyonlarına destek verilmesi" olarak tanımlayan Bakana göre, "hedefimiz, daha güvenli ve çağdaş zorluklara yanıt verme kabiliyeti daha yüksek bir Avrupa'ya katkıda bulunmak".
Kıbrıs, "Avrupa genelinde personel ve ekipmanın hızlı, koordineli ve güvenli intikali için bir araç" olan Askeri Hareketlilik Paketine (Military Mobility Package) de özel önem verecek. Bakan, "Eğer kuvvetler hareket edemezse, Avrupa kendini savunamaz" sözlerini yineledi.
Savunma alanındaki Omnibus düzenlemesine gelince, Vasilis Palmas, "Mevcut karmaşıklık ve parçalanmışlık, savunma alanındaki kararların zamanında uygulanmasını olumsuz etkilediğinden, prosedürlerin basitleştirilmesi Başkanlığımız için bir öncelik. Bu doğrultuda Başkanlık, Defence Omnibus'un ilerletilmesine ve daha fazla basitleştirme imkânlarının araştırılmasına özel önem atfetmektedir" diyerek; Kıbrıs'ın Avrupa savunması, hazırlığı ve rekabet edebilirliği yararına sorunsuz müzakereler ve zamanında karar alma koşullarını oluşturmayı taahhüt ettiğini vurguladı.
Somut sonuçlara duyulan ihtiyaca özel vurgu yapan Bakan, "Avrupa'da artık daha güçlü bir savunma iş birliğine duyulan ihtiyaç sorgulanmıyor; asıl soru, bunu yeterince hızlı hayata geçirip geçiremeyeceğimizdir. Kâğıt üzerindeki planlar caydırmaz; gerçek yetenekler caydırır" dedi.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan, Kıbrıs Dönem Başkanlığı'nın altı aylık dönemi sadece kurumsal bir yükümlülük olarak görmediğini açıkladı: "Altı aylık sürenin öylesine geçip gitmesini, sadece sıramızın geldiğini ve yükümlülüğümüzü tamamladığımızı söylemek istemiyoruz. Yapıcı, üretken ve anlamlı bir Başkanlık hedefliyoruz."
Vasilis Palmas, hedefin yıllardır tartışılan politikaları pratik uygulamaya koymak olduğunun altını çizerek "Onlarca yıldır Birliği meşgul eden meseleleri öne çıkarmak; AB'nin stratejik özerkliği, savunma özerkliği ve enerji özerkliği gibi konularda nihayet bunları pratikte uygulamaya başlamak adına katkıda bulunmak istiyoruz" diye ekledi.
Ayrıca, Rusya'nın Ukrayna'yı istilasından sonra AB'nin özeleştiri yapması gerektiğine değinen Bakan, "Özeleştiri, durumları düzeltmek ve iyileştirmek için gerekli bir ön koşuldur. Rusya'nın Ukrayna'yı istilasıyla Avrupa şoka girdi. Biz bu şoku 52 yıl önce, Türkiye Kıbrıs'ı işgal ettiğinde yaşadık. Bu nedenle Ukraynalı dostlarımızın ne hissettiğini tam olarak anlıyoruz" diye vurguladı.
Palmas, savunmanın güçlendirilmesinin saldırgan bir nitelik taşımadığı gerçeğinin altını çizerek "Avrupa, yayılmacı emelleri olan saldırgan bir organizasyon değildir. Barışı tesis etmek için, saldırgan durumları caydıracak kadar savunma açısından güçlü olmalısınız. 450 milyon vatandaşa sahip Avrupa Birliği'nin caydırıcı gücünü arttırmaması mantıklı değil" değerlendirmesinde bulundu.
SAFE tüzüğüne değinen Palmas, kurumsal gerilimleri kabul etti ancak "artık tüzük bir veri ve biz bunu uygulamakla yükümlüyüz" diyerek durumu netleştirdi. Bunun, "üye devletlerin savunma sanayiini güçlendirmek için iyi bir fırsat" olduğunu söyledi. Özellikle Kıbrıs için, "Bizim ağır sanayimiz yok, tank veya F-35 üretmiyoruz. Ancak büyük Avrupa endüstrileriyle iş birliği yapabilecek inovatif ürünler üretiyoruz" vurgusunu yaptı.
Bakan, Kıbrıs savunmasının güçlendirilmesinin tamamen savunma amaçlı olduğunu yineledi. "Savunmamız sadece, 52 yıldır işgal birlikleri tarafından tehdit edilen egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü korumak için güçlendirilmektedir" dedi.
Kıbrıs meselesiyle ilgili olarak, Kıbrıs'ın "barışçıl bir çözüm için yapıcı bir diyalog çerçevesinde müzakerelerin yeniden başlamasına hazır olduğunu" belirten Palmas, durumun yıllardır "öncelikle Türkiye'nin uzlaşmazlığı ve Kıbrıs sorununu siyasi yollarla çözmek üzere siyasi diyaloğa girmeyi reddetmesi nedeniyle durgunluk içinde olduğunu" ekledi.
Transatlantik iş birliği ise Palmas'a göre, "ortaya çıkabilecek olası farklılıklardan bağımsız olarak korunması gereken bir ilişki”. Bakan, "AB'nin iş birliği ve çabada, netlik ve kararlılıkla ısrar etmesi önemli" diye ekledi.
Avrupa savunması ve NATO konusunda ise, "Başkanlık olarak, Avrupa savunmasının güçlendirilmesini hiçbir şekilde NATO ile rekabet hâlinde görmüyoruz" diyen Bakan, "NATO'nun değerini tanımamıza engel olmadığını ve biz Avrupalılar kendi savunmamızı güçlendirirsek bu değerin daha da artacağını" vurguladı.
Savunma kapasitesinin artırılmasıyla ilgili olarak, "Kıbrıs'ın, Avrupa ve uluslararası misyonlara ev sahipliği yapabilmesi amacıyla Mari'deki deniz üssünün kapasitesinin yükseltilmesi için Avrupa Komisyonu ile diyalog hâlinde olduğunu" kaydetti.
Baf'taki hava üssüyle ilgili olarak ise Palmas, "ABD ile iş birliği içinde üssün modernizasyonuna gidiyoruz. Burası İsrail ve Lübnan'dan yapılan tahliyelerde kilit öneme sahipti" ifadesini kullandı.
Kapanış konuşmasında Savunma Bakanı, Avrupa birliğinin gerekliliğinin altını çizdi. "Birlikte çalışabilirlik, Avrupa ailesinin başarısı için anahtardır" dedi ve "dar ulusal çıkarları bir kenara bırakmamız gerekse bile, bunu Avrupa Birliği'nin kolektif iyiliği için yapmalıyız" diye ekledi.
KHA/EK/NST/MHY/2026
Kıbrıs Haber Ajansı