Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, cuma günü öğleden sonra Hırvatistan'ın Zagreb kentinde düzenlenen Avrupa Halk Partisi (AHP) İlerleme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Kıbrıs Dönem Başkanlığı için özerkliğin; güvenlik ve savunma, enerji, rekabetçilik, kritik altyapı, tedarik zincirleri, dijital dayanıklılık ve Avrupa'nın stratejik karar alma kapasitesini kapsayan bütüncül bir siyasi hedef olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı, Dönem Başkanlığının "Dünyaya Açık, Özerk Bir Birlik" sloganına atıfta bulunarak, "özerkliğe bu anlamı kazandırmamız gerekiyor. Kıbrıs Dönem Başkanlığı için bu; güvenlik ve savunma, enerji, rekabetçilik, kritik altyapı, tedarik zincirleri, dijital dayanıklılık ve Avrupa'nın stratejik karar alma kapasitesini kapsayan bütüncül bir siyasi hedeftir" dedi.
Aynı zamanda Avrupa'nın güçlü olduğunda ortakları için çok daha değerli olduğunu savunan Christodoulides, "içten güçlü, dünyaya açık kalmaya yeterince kendinden emin, ilkelerimize ve değerlerimize sıkı sıkıya bağlı, ancak bu ilkeleri ve değerleri çıkarlarımızla örtüştürebilen — yani ortaklık yoluyla güçlenen — bir Birlik" vurgusunu yaptı.
Cumhurbaşkanı Christodoulides, bu vizyonun AHP'nin öncelikleriyle uyumlu olduğunu, savunma hazırlığı, güvenlik ve hazırlıklılıkla başladığını — 360 derece kapsamlı bir şekilde — ifade etti. "Önümüzdeki aylarda SAFE kapsamında ulusal planların onaylanması dâhil temel savunma girişimlerini ileriye taşıyacağız. Savunma alanında ilerlem kaydetmek için de çalışacağız. Kapsayıcı, şeffaf ve karşılıklı yarara dayalı bir biçimde Avrupa Birliği (AB)-NATO iş birliğini güçlendireceğiz. Kritik altyapımızı, göç yönetimini, aynı zamanda deniz ve su güvenliği ile kriz hazırlıklılığını kapsayan güvenlik — Ursula ve Komisyon'un desteğiyle Doğu Akdeniz'deki somut deneyimimizden yararlanarak; bu bölge, AB iş birliği ve hızlı müdahale mekanizmaları için bir test alanı olarak hizmet etti."
Ayrıca Avrupa'nın rekabetçiliğinin güçlendirilmesinin Kıbrıs Dönem Başkanlığı'nın özünü oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı, AHP'nin sürekli vurguladığı gibi Avrupa'nın daha rekabetçi, yenilikçi ve iş dünyası dostu olması gerektiğini, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için "yenilikçi KOBİ'lerimizin yalnızca var olabileceği değil, büyüyüp gelişebileceği bir alan" olduğunu kaydetti.
Bu doğrultuda Kıbrıs Dönem Başkanlığı sırasında "bürokrasiyi azaltmak, piyasa verimliliğini artırmak ve Tasarruf ve Yatırım Birliği gibi sermayeyi yenilikçiliğe, sanayinin modernizasyonuna ve stratejik teknolojilere yönlendirmek amacıyla finansal bütünleşme önlemlerini ilerletmek için Komisyon'un temel yasama tekliflerini kararlılıkla sonuçlandırmak için çalışacağız. Açık ve kurallara dayalı ticaret, Avrupa'nın refahı ve küresel rolünün temel taşı olmaya devam ediyor" dedi.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e hitaben Christodoulides, "20 yılı aşkın müzakerelerin ardından Mercosur'u tamamladık. Büyük resmi ve önemi gördük. Hindistan ile serbest ticaret anlaşması ise tarihî bir başarıdan başka bir şey değil. Bu kilometre taşı anlaşmayı hayata geçirdiğiniz için sizi tebrik ediyorum; bu, kriz zamanlarında AB olarak onları fırsata dönüştürme, evrimleşme, adım atma yeteneğine sahip olduğumuzu kanıtlıyor" dedi.
Hindistan ile serbest ticaret anlaşmasına değinen Cumhurbaşkanı, bu anlaşmanın Hindistan, Orta Doğu ve Avrupa'yı birbirine bağlayan IMEC koridorunda da fırsatlar açtığını, ayrıca ABD ile birlikte çalışma olanaklarını ve ABD ile yakınsamaları da güçlendirdiğini ifade ederek "Daha fazla ticaret anlaşması üzerinde çalışmalıyız ve çalışacağız — örneğin Birleşik Arap Emirlikleri. Dönem Başkanı olarak bu cephede elimizden gelenin en iyisini yapacağımızdan emin olun" diye ekledi.
Enerji güvenliği ve uygun fiyatlılığın rekabetçilikle yakından bağlantılı olduğunu ve Kıbrıs Dönem Başkanlığı'nın yeşil dönüşüme yönelik AHP'nin pragmatik ve toplumsal açıdan sürdürülebilir yaklaşımıyla tam olarak uyumlu olduğunu belirten Christodoulides, güvenli arz, uygun fiyatlar ve elektrik şebekeleri ile LNG çeşitlendirmesi de dâhil dayanıklı sınır ötesi altyapıya odaklandıklarını kaydetti.
Kıbrıs'ın aynı zamanda genişlemenin AB'nin en güçlü jeopolitik araçlarından biri olmaya devam ettiğine dair AHP'nin kararlı inancını paylaştığını ekleyen Cumhurbaşkanı, "genişleme, AB'nin ilham verdiğinin somut kanıtıdır. Batı Balkanlar, Ukrayna ve Moldova'ya sözümüzü tutmalıyız" dedi ve "Elbette Ukrayna'yı siyasi, mali ve stratejik olarak desteklemeye devam edeceğiz ve Aralık AB Liderler Zirvesi kararını hayata geçirmek için âcil bir biçimde çalışıyoruz" diye vurguladı.
Cumhurbaşkanı ayrıca, dünyaya açıklığın güneye, güney komşuluğa ve Doğu Akdeniz ile Körfez'deki önemli ortaklara bakmak anlamına da geldiğini ifade etti. "Bölgedeki AB üye ülkesi olarak Kıbrıs, bölge ülkeleriyle mükemmel ilişkilere sahip olarak ve Avrupa Komisyonu ile birlikte, bölgesel ekonomik ve güvenlik iş birliğini ilerletmeye yönelik Yeni Akdeniz Paktı kapsamında somut girişimleri destekleyecek; bunun yanı sıra nisan ayında gayriresmî AB Liderler Zirvesi marjında Kıbrıs'ta bir liderler toplantısına ev sahipliği yapacak."
Cumhurbaşkanı von der Leyen'e ilk AB-Mısır ve AB-Ürdün zirveleri, Komisyon Başkanı'nın Lübnan'a ilk ziyareti, bir Akdeniz komiseri ataması ve şimdi de Akdeniz Paktı için teşekkür eden Christodoulides, demografik yenilenmenin yalnızca ortak bir meydan okuma değil, aynı zamanda rekabetçilik, göç, konut ve diğer konularla tam olarak bağlantılı olduğunu belirterek Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenković'in girişimini desteklediğini söyledi.
“Küçük bir üye devletiz ancak rolümüzü yalnızca kurumsal bir görev olarak görmüyoruz. Aksine, Dönem Başkanlığı'na derin bir siyasi sorumluluk duygusuyla — ve Birliğimiz için, vatandaşlarımız için somut sonuçlar elde etme fırsatı olarak — geliyoruz. Avrupa Halk Partisi, büyük siyasi ailemiz olmanın ötesinde, üyesi olmaktan gurur duyduğumuz, bu çabada stratejik ortağımızdır ve bunu Avrupa Parlamentosu'nda her zaman görüyoruz" diyerek Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola'ya teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı, "Birlikte, Avrupa'nın daha güçlü, daha güvenli, daha rekabetçi ve her şeyden önce daha birleşik olmasını sağlayabiliriz" diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Christodoulides, AHP'nin Kıbrıs ve halkına, işgali sona erdirme ve ülkeyi yeniden birleştirme çabalarına, tam Schengen'in tadını çıkarmaya ve Konseyin Kıbrıs Dönem Başkanlığı'na desteğine gösterdiği tutarlı dayanışma için AHP'ye teşekkür etti.
AHP'yi "ortak Avrupa'mızın şimdiki ve gelecekteki dönemi için siyasi istikrar, sorumluluk, öngörülebilirlik ve stratejik netlik gücü" olarak nitelendiren Christodoulides, bu değerlerin önümüzdeki altı ay boyunca hükümetinin sorumluluk üstlenmesini yönlendirmeye devam edeceğini ve bunların Konsey'in Kıbrıs Dönem Başkanlığı'nın yönlendirici ilkeleri olacağını belirtti.
KHA/NST/2025
Kıbrıs Haber Ajansı