Capital Intelligence Ratings (CI Ratings), cuma günü yaptığı açıklamada, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu “BBB+”, kısa vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu ise “A2” seviyesinde teyit etti. Derecelendirme kuruluşu, her iki nota ilişkin görünümün durağan olduğunu bildirdi.
CI Ratings, söz konusu notların; kamu maliyesindeki kalıcı güçlenme sayesinde desteklendiğini belirtti. Açıklamada, genel devlet bütçesinde süregelen fazla verilmesi, kamu borcunun gerilemesi ve kısa ile orta vadeli mali risklerin düşük seyretmesinin Kıbrıs’ın kredi profilini güçlendirdiği vurgulandı. Kuruluş, kamu borcunun aktif şekilde yönetilmesinin yeniden finansman baskılarını azalttığını, devletin elindeki güçlü nakit rezervlerinin ise yakın vadeli şoklara karşı önemli bir güvence sağladığını kaydetti.
Notların, bankacılık sektöründen kaynaklanan koşullu yükümlülüklerdeki azalmayı da yansıttığı ifade edildi. Bu sürecin, makro-finansal dengesizliklerin gerilemesi ve bankacılık sektörünün dayanıklılığının artmasıyla desteklendiği belirtildi.
Kuruluşun yayımladığı basın bültenine göre, Kıbrıs ekonomisinin dirençli performansı da kredi notlarını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Ekonomik büyümenin, avro bölgesindeki en güçlü oranlar arasında kalmaya devam ettiği ifade edildi.
CI Ratings açıklamasında, ekonominin; kişi başına düşen yüksek gelir, güçlü doğrudan yabancı yatırım girişleri ve turizm, iş hizmetleri, denizcilik ile bilgi ve iletişim teknolojileri odaklı çeşitlendirilmiş hizmet yapısından faydalandığı belirtildi. Ayrıca Avrupa Birliği ve avro bölgesi üyeliğinden kaynaklanan kurumsal ve mali destek ile Kurtarma ve Dayanıklılık Mekanizması (Recovery and Resilience Facility, RRF) fonlarına erişimin de ülkenin kredi notunu desteklediği vurgulandı.
Buna karşın derecelendirme kuruluşu, bazı yapısal ve dışsal kırılganlıkların notlar üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğine dikkat çekti. Yüksek cari açık, dış borcun yüksek seviyesi ve çok büyük dış finansman ihtiyacı başlıca sınırlayıcı unsurlar olarak sıralandı. Ayrıca, kredi edinen şirketler (credit-acquiring companies, CACs) tarafından yönetilen yüksek hacimli sorunlu krediler, iş gücü piyasası ve verimlilik alanındaki yapısal sorunlar ile General Healthcare System (GHS) ve nüfusun yaşlanmasına bağlı orta ve uzun vadeli mali baskılar da risk unsurları arasında gösterildi.
CI Ratings, artan jeopolitik risklerin de değerlendirmede etkili olduğunu belirtti. Özellikle ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın bölgesel yansımalarının Kıbrıs açısından ek riskler barındırdığı ifade edildi. Kıbrıs’ın Orta Doğu’ya yakınlığı ve dış talebe dayalı hizmet sektörlerine bağımlılığı nedeniyle bu gelişmelere açık olduğu kaydedildi. Şu ana kadar doğrudan etkilerin sınırlı kaldığı, ancak adadaki Birleşik Krallık’a ait askeri tesislerle ilgili güvenlik olaylarının, ülkenin bölgesel istikrarsızlığa maruziyetini ortaya koyduğu vurgulandı.
Kuruluşa göre risklerin ekonomiye yansıması daha çok dolaylı kanallar üzerinden gerçekleşiyor. Jeopolitik gerilimin turizm talebini zayıflatmaya başladığı, küresel enerji piyasaları ile Körfez’deki deniz taşımacılığı güzergâhlarında yaşanan aksaklıkların ise enerjiye büyük ölçüde bağımlı ekonomi açısından ithalat maliyetlerini artırdığı belirtildi. Çatışmanın uzaması hâlinde, turizm gelirlerinde düşüş, enflasyonda artış ve Doğu Akdeniz’de deniz ve hava ulaşımında oynaklığın yükselmesi gibi baskıların güçlenebileceği ifade edildi. Daha olumsuz bir senaryoda ise sermaye çıkışları ve yabancı iş gücünün ülkeden ayrılmasının, ekonomik faaliyet ve kamu maliyesi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği kaydedildi.
Buna rağmen CI Ratings’in temel senaryosu, askerî çatışmaların Nisan 2026’dan sonra devam etmeyeceği ve ekonomiye etkisinin sınırlı kalacağı yönünde bulunuyor.
Bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmede, risklerin azalmayı sürdürdüğü belirtildi. Sektörün büyüklüğünün Eylül 2025 itibarıyla GSYH’nin yüzde 186,1’ine gerilediği, 2024’te bu oranın yüzde 188,7 olduğu kaydedildi. Sermaye yeterliliğinin güçlü seyrini koruduğu vurgulanırken, Kıbrıs Merkez Bankası (Central Bank of Cyprus) verilerine göre toplam sorunlu kredi oranının Aralık 2024’te yüzde 6,2 iken Eylül 2025’te yüzde 4,5’e düştüğü, karşılık oranının ise yüzde 59,9’dan yüzde 68,5’e yükseldiği aktarıldı. Bankaların Eylül 2025 itibarıyla ortalama yüzde 27,4’lük CET1 oranıyla Avrupa Birliği’nin en yüksek seviyesine sahip olduğu ve likidite ile kârlılık göstergelerinin sağlam kaldığı belirtildi.
Ancak bankacılık sistemi dışında, CACs tarafından tutulan yüksek hacimli sorunlu varlık stokunun notlar üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği ifade edildi. Buna göre, CACs tarafından yönetilen özel sektör sorunlu kredilerinin Haziran 2025 itibarıyla 19,7 milyar avro, yani GSYH’nin yüzde 54,1’i seviyesinde olduğu bildirildi.
Genel ekonomik görünüm açısından CI Ratings, Kıbrıs’ta büyümenin güçlü seyrini sürdürdüğünü belirtti. Reel GSYH’nin 2025’te yüzde 3,8, 2024’te ise yüzde 3,9 oranında büyüdüğü; bu performansta konaklama, inşaat, toptan ve perakende ticaret ile bilgi ve iletişim teknolojileri sektörlerindeki canlılığın etkili olduğu ifade edildi.
İleriye dönük beklentilerde ise, 2026-2027 döneminde reel GSYH büyümesinin ortalama yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Bu büyümenin; güçlü iç talep, çeşitli sektörlerde devam eden yatırımlar, kısmen RRF fonları ve yabancı özel sermaye girişleri ile hizmet ihracatındaki sağlam performans tarafından destekleneceği belirtildi. Kişi başına düşen gelirin 2025’te 36 bin 686 Avro ile yüksek seviyede olduğu ve bunun kredi notunu destekleyen bir unsur sayıldığı kaydedildi. İşsizlik oranının ise 2024’te yüzde 4,9’dan 2025’te yüzde 4,0’a gerilediği ifade edildi.
CI Ratings, Kıbrıs’ın dış ekonomik gücünü; yüksek cari açık ve çok yüksek dış borç nedeniyle orta düzeyde olarak değerlendirdi. Cari açığın 2024’te GSYH’nin yüzde 8,3’ünden 2025’te yüzde 7,9’una gerilemesinin beklendiği, bunda hizmetler fazlasındaki artış ve mal ticaretindeki iyileşmenin etkili olduğu belirtildi. Özel amaçlı kuruluşlar (SPEs) hariç dış borcun ise Aralık 2024’teki yüzde 177,9 seviyesinden Eylül 2025’te GSYH’nin yüzde 164,2’sine düştüğü aktarıldı.
Kuruluş, durağan görünümün, önümüzdeki 12 ayda kredi notlarında değişiklik beklenmediği anlamına geldiğini vurguladı. Bu görünümün; mali risklerdeki belirgin azalma ve güçlü ekonomik performans ile yüksek cari açık, çok yüksek dış borç ve artan jeopolitik belirsizlikler arasındaki dengeyi yansıttığı ifade edildi.
CI Ratings, kamu maliyesinde ilave yapısal iyileşmeler sağlanması ve cari açık ile dış borçta öngörülenden daha kalıcı düşüşler yaşanması hâlinde önümüzdeki 12 ay içinde not artışının mümkün olabileceğini belirtti. Özel sektör borçluluğunda beklenenden daha hızlı çözülme ve kurumsal yapıyı güçlendiren kapsamlı reformların hayata geçirilmesi de olası not artışı gerekçeleri arasında sıralandı.
Buna karşılık, mali performansın zayıflaması, kamu borcu dinamiklerinin tersine dönmesi, mali disiplinin bozulması, ekonomik performansın belirgin şekilde zayıflaması ya da kamu ve/veya dış mali dengeleri olumsuz etkileyen yeni şokların ortaya çıkması durumunda kredi notunun düşürülebileceği uyarısında bulunuldu.
KHA/NST/2026
Kıbrıs Haber Ajansı