Aile İçi Şiddeti Önleme ve Mücadele Derneği (SPAVO), 2025 yılı boyunca toplumsal cinsiyet temelli ve aile içi şiddet ihbarları ile vakalarının hem sayıca arttığını hem de ele alınan olayların daha karmaşık, çok boyutlı bir yapı kazandığını bildirdi.

Lefkoşa’da düzenlenen Yıllık Genel Kurul’da 2025 raporunu sunan SPAVO Yönetim Kurulu Başkanı Maria Koushiou, Derneğin ilgilendiği vakaların yaklaşık yarısında, %51’inde, son aylarda şiddetin tırmandığını belirtti. Koushiou, bu durumun mağdurlara zamanında müdahale edilmesi ve etkili destek sağlanması gerektiğini gösterdiğini söyledi.

Genel Kurul’da paylaşılan verilere göre Derneğin ilgilendiği tüm vakalarda psikolojik şiddet yer alıyor. Vakaların %63’ünde fiziksel şiddet, %23’ünde ekonomik şiddet, %13’ünde manevi şiddet ve ısrarlı takip, %8’inde cinsel şiddet, %7’sinde ise elektronik şiddet görüldü.

SPAVO’nun 17 farklı hizmet ve program yürüttüğü, 2025 verilerinin hem ihbarlarda hem vakalarda artış olduğunu, ayrıca karşılaşılan olayların daha karmaşıklaştığını ortaya koyduğu aktarıldı.

Yıl içinde Ulusal Yardım Hattı 1440’a toplam 5.728 çağrı geldi. Verilere göre SPAVO Danışmanlık Hizmeti 2025’te 81 yeni vakaya baktı. Bu vakaların %98,8’i kadın, %1,2’si erkek. Mağdurların en yoğun olduğu yaş grubu %43,2 ile 35-45 yaş aralığı. Bunu %24,7 ile 45-60 yaş, %23,5 ile 25-35 yaş grubu izledi.

2025’te kadın sığınma evinde toplam 374 vaka kaydedildi. Bunların 153’ü yeni vakaydı. Koushiou, “Rakamlar sorunun boyutunu anlamak için gerekli. Ama işimiz sadece istatistiklerle ölçülmez. Korunan kadınlarla, yeniden güvende hisseden çocuklarla, umut kazanan ailelerle ve devam etme gücü bulan insanlarla ölçülür” dedi.

Sosyal Refah Müsteşarı Clea Papaellina konuşmasında, SPAVO programlarına 2025 için devlet tarafından 2 milyon avroluk destek verildiğini açıkladı. Papaellina, bu desteğin yürütülen çalışmaya duyulan güvenin somut bir göstergesi olduğunu belirtti.

Hükûmetin, sosyal bakım alanında faaliyet gösteren gönüllü kuruluşlara ve sivil toplum örgütlerine özel önem verdiğini dile getiren Papaellina, aile içi ve toplumsal cinsiyet temelli şiddeti “derin toplumsal etkileri olan çağımızın en ciddi sosyal sorunlarından biri” olarak tanımladı.

Müsteşar, ulusal, Avrupa Birliği (AB) ve uluslararası verilerin olayın ciddiyetini ve derin sosyal etkisini gösterdiğini vurguladı. Araştırmalara göre her beş kadından biri yetişkin hayatı boyunca en az bir kez fiziksel şiddete, her on kadından biri cinsel şiddete, her beş kadından biri ise aile içinde şiddete maruz kalıyor. Papaellina, “Bu rakamlar sadece sayı değil. İnsan hayatlarını ve birlikte harekete geçmemizi gerektiren travmatik deneyimleri anlatıyor” dedi.

Şiddetin sosyal, ekonomik, eğitimsel, yaş, din veya ırk ayrımı yapmadığını, her kesimden kadın ve çocuğu etkilediğini belirten Papaellina, bunun temel insan haklarının açık bir ihlali olduğunu kaydetti. Şiddetin ciddi yaralanmalara, uzun süreli psikolojik ve duygusal sonuçlara yol açabildiğini, hatta can kaybına neden olabildiğini ekledi.

Yetkili, şiddetin etkilerinin yalnızca doğrudan mağdurla sınırlı kalmadığını, şiddet olaylarına tanık olan çocukları, diğer aile bireylerini ve toplumu da etkilediğini söyleyen Müsteşar, bunun sosyal uyumu ve toplumun refahını olumsuz etkilediğini ifade etti.

KHA/NST/2026

Kıbrıs Haber Ajansı